ülkelerine açılım politikası Adı yakın zamana kadar çeşitli istikrarsızlık unsurlarıyla birlikte anılan Latin Amerika, son yıllarda çehresini büyük ölçüde değiştirmiş ve dünyanın en fazla yabancı yatırım çeken bölgelerinden biri olmuştur.
Türkiye'nin bölgeyle ilişkileri her zaman dostane olmuş, ancak 1990'lı yıllara gelene kadar, tüm çabalara karşın durağan niteliğinden kurtulamamıştır. Coğrafi uzaklık ve temasların azlığı gibi nedenlerle, ilişkiler istenen düzeye ulaşamamıştır. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in 1995 yılında bölgenin üç ülkesine yaptığı resmi ziyaret, Türkiye-Latin Amerika ilişkilerinde bir dönüm noktası oluşturmuştur.
İzlediği çok yönlü dış politikayla uyumlu biçimde, Latin Amerika ülkelerine yönelik daha aktif bir dış politika yürütmeye karar veren Türkiye, Eylül 1998'de, bölge ülkeleriyle ilişkileri çeşitli yönleriyle ele alan Latin Amerika Eylem Planını hazırlayarak uygulamaya koymuştur.
Bu tarihten itibaren, Latin Amerika ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesi kararlılığı içinde, bölgeye üst düzeyli ziyaretler yapılmış, özel sektör temsilcileri arasında temas ortamları yaratılmış, Türk girişimcileri İş Konseyleri kurmaya ve Latin Amerika ülkelerinde düzenlenen ticari fuar ve sergilere katılmaya teşvik edilmişlerdir. Bu çabaların ilk meyvesi olarak, son iki yılda bölge ülkeleriyle ticaret % 10 oranında artmıştır. Türk özel sektörünün bölgeye olan duyarlılığının pekişmesi halinde, bunun karşılıklı yatırım ve ticaret hacimlerine yansıması olacaktır.
Ekonomik-ticari ilişkilerin yanısıra, birçok bölge ülkesiyle siyasi istişare mekanizmaları oluşturulmuş; Parlamentolararası Dostluk Grupları kurulmuş; çeşitli siyasi, askeri, kültürel, konsolosluk ve eğitim anlaşmaları imzalanmıştır.
Ülkemiz ve Latin Amerika ülkeleri uluslararası forumlarda da birbirlerini destekleyerek dayanışmalarını güçlendirmişlerdir. Örneğin, Türkiye Meksika'nın Avrupa Konseyi'ne gözlemci üye olarak kabul edilmesini desteklerken, Meksika da ülkemizin Amerika Devletleri Örgütü'ne gözlemci üye olmasını desteklemiştir.
Gelişen ilişkilerimizin bugün ulaştığı noktanın en yeni göstergelerinden birini de, Dışişleri Bakanımızın, 2001 Haziran ayında Amerika Devletleri Örgütü'nün Kosta Rika'nın San Jose Kenti'nde yapılacak Genel Kurul toplantısına katılarak bir konuşma yapmaya davet edilmesi oluşturmaktadır.
Tüm bu karşılıklı çabaların sonucunda, Latin Amerika ülkelerinin önümüzdeki dönemde Türkiye için önemli birer ortak haline gelmesi beklenmelidir.