Üsküp Türk
Tiyatrosu
Hasan Mercan
Tiyatro sanatı kendi dalında çok başka bir eğitim. Kendine özgü zengin bir dünya. Yaşamla atbaşı: ağlatan, güldüren, düşündüren bir sanat türü. Bundandır ki Breht, "Tiyatrosu olmayan bir halk (ulus) unutulmaya mahkümdur!" demiştir.
Bu defaki konumuz, pek az kimsenin varlığından haberdar olduğu Üsküp Türk Tiyatrosu ve onun Türk halkına 50 yıllık katkıları.
Makedonya Cumhuriyeti'nin başkenti Üsküp'te 50 yıl Türk halkına sanatı aşılayan Üsküp Türk Tiyatrosu, amacı ve katkılarıyla tam bir velinimet kapısı olmaya yüz tutmuş bir sanat evidir. Geçenlerde varlığının 50. yılını olanakları çerçevesinde kutladı.
Bu saygıya değer sanatevinin 50 yıllık hizmetlerinden söz etmeden önce, tarihçesine özlü bir şekilde değinmekte yarar var.
2. Dünya Savaşı sonunda, 1948'de pek çok aydının ve öğretmenliğe soyunan sanatseverin katkılarıyla "Yeni Hayat" adlı bir Kültür Güzel Sanatlar Derneği kuruldu ve gelenek ve görenekleri korumakla, gençleri eğitmekle görevlendi. Aynı dönemde Makedon halkına ait Makedon Halk Tiyatrosu'nun çalışmaya başlamasından esinlenip güç kazanarak, Türklerin biricik sığınağı olan Yeni Hayat Derneği çerçevesinde bir tiyatro kolu kuruldu ve kısa bir süre sonra Mustafa Karahasan'ın "İnandırmak" adlı oyununu başarıyla sahneledi. Sözkonusu oyunla Makedonya'nın pek çok kent ve köylerini gezen tiyatro kolu, daha sonraları başlıbaşına bir amatör tiyatro şekline dönüştü.
Dönemin söz sahiplerince ilgi gören amatör tiyatrosunun kentin Bitpazarı semtinde (Türk halkının çoğunlukla yaşadığı semttir) etkinliğiyle ün kazandı. Lütfü Seyfullah, Şerafettin Nebi, Nezaket Ali, Suzan Tuna, Cemal Maksut ve Ramazan Mahmut gibi sanatçıların katkılarıyla çok geçmeden profesyonel unvanını elde etti.
Tiyatro, repertuvarına dünya, Avrupa, Yugoslav (Makedon) ve Türk yazarlarının eserlerini yerleştirip, en seçkin komedi, trajedi ve melodramları halka sergiledi. 50 yıldan bu yana dur-durak bilmeyen, tiyatro sanatını aşılayan ve etrafına çok sayıda genç sanatçıyı toplayan Üsküp Türk Tiyatrosu, Kemal Lil‰'nın sanat anlayışına dayanarak, 20'nin üzerinde Makedonya ve Kosova Türk yazarını da oyun yazmaya teşvik etti: Şevki Vardar, Şerafettin Nebi, Lütfü Seyfullah, İlhami Emin, Alim Rıfat Yeşeren, Bedia Beyoğlu, Hasan Mercan, İrfan Billur vb.
Moliere'den Nazım Hikmet'e, Shakespeare'den Haldun Taner'e kadar tüm dünya ve Türk oyun yazarlarının eserlerini sahneleyen bu 50 yıllık Türk Tiyatrosu, Anavatan Türkiye ile de yıllarca ilişki kurdu, karşılıklı ziyaretleri gerçekleştirdi ve Kültür Bakanlığı'nın anlayış ve katkılarına dayanarak zirveye ulaştı.
Eski Yugoslavya, Türkiye ve Avrupa'nın kimi festivallerine katılıp, ödüller, takdirnameler ve diplomalar kazanan bu tiyatro, benimde naçizane teşvik ve çabalarımla özel olarak çocuk tiyatrosu bölümü de gerçekleştirip, şimdiye kadar 10'u bendenize ait 80'nin üzerinde en seçkin çocuk oyunlarını sahnelemiştir.
Anavatan Türkiye dışında eserleri Türkçe olarak sahneleyen Üsküp Türk Tiyatrosu, Avrupa'da biricik profesyonel Türk Tiyatrosu unvanını da kazanmıştır.
Varlığının 50. yıldönümünü geçen ay olanakları çerçevesinde kutlayıp, adını dünyaya ve Türkiye'ye duyuran Üsküp Türk Tiyatrosu'na daha nice nice 50 yıllar ve sonsuz başarılar dilemeyi görev ve gönül borcu biliyorum.