Avrupa Birliği Nice Zirvesi

    Avrupa Birliği üyesi ülkeler ile Birliğe aday ülkelerin Devlet ve Hükümet Başkanlarını, Birliğin 6-8 Aralık tarihlerinde yapılan Nice Zirvesi marjında biraraya getiren Avrupa Konferansına Türkiye ilk kez katılmıştır. Konferansta ülkemizi Başbakan Bülent Ecevit ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem temsil etmiştir. Başbakanımızın Türkiye’ye adaylık statüsünün tanındığı AB Helsinki Zirvesinden sonra ikinci kez AB Devlet ve Hükümet Başkanlarıyla bir araya geldiği bu Konferansta, AB çerçevesindeki son gelişmeler, kurumsal reformlar, AB’nin geleceği konularında görüş alışverişinde bulunulmuştur. Başbakanımız da Konferansta yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Avrupa’daki rolü ve Türkiye-AB ilişkilerinin son durumu bağlamındaki görüşlerimizi bir kez daha en üst düzeyde AB üyesi ülkelerin dikkatine getirme fırsatını bulmuştur.

    4 Aralık’ta Brüksel’de toplanın AB Genel İşler Konseyinde, Katılım Ortaklığı Belgesinde (KOB) Kıbrıs ve Sınır uyuşmazlıklarına ilişkin olarak yer verilmek istenen ifadelerin, Türkiye’nin rahatsızlıklarını giderecek şekilde ve Türkiye bakımından da olumlu yorumlanan bir yazım biçimiyle AB ülkeleri tarafından benimsenmesinden sonra, Başbakanımızın üye ve aday ülke liderleriye birlikte Nice Zirvesinde yer alması, Türkiye-AB ilişkilerinde önemli bir dönemeç teşkil etmiştir.

    Bilindiği üzere, Türkiye, 8 Kasım’da açıklanan KOB’nin kısa vadeli öncelikler bölümünde Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin olarak yapılan çağrıya gerekli tepkiyi göstermiş; KOB’nin ilanından sonra Dışişleri Bakanlığı’nca yapılan açıklamada, Türkiye’nin Kıbrıs sorununa çözüm bulma arayışları ile AB adaylığı arasında bir bağlantının varlığını hiçbir zaman kabul etmediği hususu vurgulanmıştır. Bunu izleyen dönemde, Yunanistan’ın kendi çıkarları doğrultusunda sınır uyuşmazlıkları konusunda da orta vadeli öncelikler bölümüne ekleme yönünde çabaları olmuştur. Bu dönemde Dışişleri Bakanlığımızca etkin bir politika izlenmiş; bu konulardaki görüş ve duyarlılıklarımız bizzat Dışişleri Bakanı, ayrıca üst düzey temsilcilerince tüm AB başkentleri nezdinde bir kez daha dile getirilmiş ve Helsinki Zirvesi kararlarının geçerliliklerini koruduğu tekrar vurgulanmıştır. Sonuç olarak, AB Dışişleri Bakanları 4 Aralık’ta KOB’nde Helsinki Zirvesi kararlarıyla uyum içinde olan bir yazım biçimi üzerinde görüş birliğine varmışlardır. Bu sonucun alınmasında, Türkiye’nin bölgesindeki rolünün bilinciyle hakeret eden başta Fransa Dönem Başkanlığı olmak üzere büyük AB üyesi ülkelerin ve aynı zamanda ABD’nin girişimlerinin de etkisi olmuştur.

    Türkiye, bundan sonraki aşamada, çabalarını, KOB’nde yer alan önceliklerin ve hedeflerin gerçekleşmesine ilişkin takvimi içerecek olan Ulusal Program hazırlıkları üzerinde yoğunlaştıracaktır. Hazırlık çalışmaları AB Genel Sekreterliğinin eşgüdümünde başlatılmış ve bu konuda halihazırda önemli bir yol katedilmiştir. KOB’nde siyasal ölçütler çerçevesinde belirtilen hususlar esasen ülkemizin insan hakları ve demokrasi alanındaki standartlarını yükseltmeye yönelik çabalarıyla örtüşmektedir. Ekonomik ölçütlere uyum çalışmaları da, keza ülkemizin Gümrük Birliği kapsamındaki yükümlülükleri çerçevesinde öncelik verdiği bir alandır.

    Türkiye’nin üyelik koşullarını karşılama yönündeki çabalarının ve kararlılığının mali yükümlülüklerinin de yerine getirilmesi suretiyle AB tarafından da desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu kuşkusuz, içinde bulunulan sürece hızlandırıcı bir rol oynayacaktır. Türkiye, bu süreçte kaydettiği ve kaydedeceği gelişmelerin tarafsız ve nesnel bir gözle değerlendirilmesini beklemektedir. Diğer bir deyişle, AB’nin Türkiye’ye diğer adaylardan farklı bir muamele uygulamaması gerekir. Böylece, bu süreçte karşılaşılması olası sorunların karşılıklı güven, diyalog ve iyiniyetle çözümlenmesi mümkün olabilecektir.