Devlet Bakanı Yücelen: "Türkiye özellikle basın alanında eskimiş, günün gerisinde kalmış mevzuattan kurtulmak zorundadır"

    Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, Türkiye'nin özellikle basın alanında günün gerisinde kalmış mevzuattan kurtulması gerektiğini söyledi.

    TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, "Ülkemizin bir süredir yaşadığı ekonomik krizden en fazla etkilenen sektörden biri de maalesef medya olmuştur" diyen Yücelen, pekçok basın mensubunun işini kaybettiğini, gazetelerin sayfa sayısının azaltıldığını, bölge eklerinin yayından kaldırıldığını ve gazetelerin günlük tirajının 3 milyon altına düştüğünü anlattı.

    İfade özgürlüğünün güzel kullanım şeklinin basın özgürlüğü olduğunu belirten Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, Basın Kanunu'nda yapılan değişikliklerle zaman içinde ifade özgürlüklerinin alanının daraltıldığını, idarenin yetkilerinin genişletildiğini kaydetti.

    Yücelen, şöyle konuştu: "İçinde bulunduğumuz dönemde hala bu yasaklayıcı, kısıtlayıcı hükümlerin yürürlükte kalması düşünülemez. Ülkemizin ekonomik ve sosyal anlamda değişim sancıları yaşadığı bir aşamada ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması öncelik taşımaktadır.

    Türkiye özellikle basın alanında eskimiş, günün gerisinde kalmış mevzuattan kurtulmak zorudadır."

    Rüştü Kazım Yücelen, medyadaki işten çıkarma sorununu yakından izlediklerini belirterek, "Inanıyorum ki, aynı zamanda demokrasinin de emekçileri olan basın mensupları, böyle sorunların tekrarını önleyecek yaklaşımıve tutumu kendi içlerinde belirlemeyi başaracaklar; buna karşılık da mesleğin etik değerlerine daha fazla sahip olma başarısını gösterebileceklerdir" dedi.

    Yücelen, şunları kaydetti: "İfade özgürlüğü açısından gazetecinin kamu gücü karşısında güvencelere sahip olması yetmez. Çalıştığı kurum karşısında da güvenceye sahip olması zorunludur.

    Son zamanlarda basın dünyamızda yaşanan buhran, Türkiye'nin kabuk değiştirmesi sancılarından kaynaklanan ekonomik sorunlarımızın da bir sonucudur. Ancak basın dünyamızdaki işsizleşmenin vahim boyutu, gazetecinin iş güvencesinin aynı zamanda ifade özgürlüğünün de temel güvencelerinden biri olmasından kaynaklanmaktadır.

    Bu alanda yoğun bir örgütlenme eksikliğinin olduğu da ortadadır. Aslında sendika anlayışının çağdaş ve gerçekçi değerlerle birlikte yerleşmesi gerekmektedir."

    Yücelen, basın meleğinde çalışan ve çalıştıranlar arasındaki ilişkiyi düzenleyen yasanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın görevi kapsamında olduğunun, bu konudaki önerilerini Bakanlığa ileteceklerini söyledi.

    TBMM gündeminde bulunan ve basında asgari kadro bulundurulmasını zorunlu kılan yasa teklifinin eksik yönleri bulunduğunu belirten Yücelen, haber ajanslarının düzenleme dışında bırakılmasının bu eksikliklerden biri olduğunu söyledi.

    Yücelen, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nce yeni bir Basın Kanunu taslağı hazırlatıldığını, bunu ilgili kuruluşların görüşüne sunacaklarını kaydetti. "Bu taslakla daha özgür bir basın ortamı yaratılması amaçlanmaktadır" diyen Yücelen, taslakta bilgi edinme hakkı, yayın yasaklanması, sansür niteliği taşıyan düzenlemelerin kaldırılmasının öngürüldüğünü; haber kaynağını açaklamama hakkının yasal güvenceye kavuşturulduğunu, cevap ve düzeltme hakkına işlev kazandırılmasına ilişkin yeni düzenlemeler yer aldığını söyledi.

    Yücelen, Türkiye'de 16 ulusal, 15 bölgesel, 229 yerel olmak üzere toplam 260 televizyon; 36 ulusal, 107 bölgsel ve 906 yerel olmak üzere 1180 radyo; 28 ulusal gazete ve yaklaşık 800 günlük yerel gazete bulunduğunu bildirdi.