Yücelen: "Yeni bir dünya düzeninin oluştuğunu, içimize kapanarak bu dünyada saygın bir yer edinemeyeceğimizi bilmek zorundayız"

    Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün, Türkiye'de çağdaşlaşmanın ve demokrasinin yerleşip kökleşmesinde çok önemli paya sahip olan yerel medya mensuplarının üstlendikleri görevleri daha da etkin bir şekilde yerine getirmelerine katkıda bulunmak amacıyla başlattığı Yerel Medya Eğitim Seminerleri'nin altıncısı Edirne'de yapıldı.

    Edirne Valiliği'nin işbirliği ile 5-6 Nisan 2001 tarihlerinde Türkan Sabancı Kültür Merkezi'nde düzenlenen seminere Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale ve Balıkesir illerinin medya mensupları katıldılar. Her biri kendi alanında uzman konuşmacılar; medya etiği ve insan haklarından, haber yazma tekniklerine ve Avrupa Birliği'ne değin çeşitli konularda bilgi, birikim ve deneyimlerini paylaştılar.

    Seminerin açılış törenine mesaj gönderen Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen: "Hepimizin tek tek bireysel olarak kendimizi, kurumlarımızın da kurumsal olarak kendilerini test ettiği bir dönemden geçiyoruz. Artık, dünyanın değişimine paralel bir şekilde bizim de değişmemiz gerektiği gerçeğine duyarsız kalmak gibi bir seçeneğimiz yoktur. Yeni bir dünya düzeninin oluştuğunu, içimize kapanarak bu dünyada saygın bir yer edinemeyeceğimizi bilmek zorundayız. Daha çok dışarıya açılarak insanlarımızın ufkunun önünü açmak her alanda diğer ülkelerle yarışmak, içeride de daha çok özgürleşmek ve demokratikleşmek durumundayız" dedi "Türkiye'nin neredeyse 200 yıldır devam eden modernleşme çabalarını dünyadaki yeni değerlerle buluşturmalı ve yeni bir düzleme taşıyabilmeliyiz" diyen Yücelen: "Başka da çaremiz yoktur. Çünkü bugünkü gelişmelerin katalizörü olan iletişim, alanındaki gelişmeler kendimizi dünyadan soyutlamamıza izin vermemektedir. Bugün başta iletişim, hukuk, ekonomi ve insan hakları olmak üzere pek çok alanda yeni sınırlar ve yeni eşikler oluşmuştur. Türk demokrasisi modernleşmesini bu gerçeklere uygun tarzda gerçekleştirebilmelidir.

    57. Hükümet olarak milletimize taahhüt ettiğimiz ve Avrupa Birliği'ne sundumuz Ulusal Program, aslında yeni bir Türkiye projesidir.

    Ulusal Program'ın gerektirdiği her türlü hukuki ve idari düzenlemenin sonucunda gelecek çağdaş değerlere ve modern insan haklarına bizim insanımız layıktır ve bizim de bunları yapacak siyasal öngörümüz ve irademiz vardır" söyleriyle, iletişim hukuki alanında medya mensuplarımızın lehine yeni düzenlemeler yapma aşamasında olduklarını kaydetti.

    Bu anlayışla, diğer Batı demokrasilerindeki düzenlemelere uygun yeni bir Basın Yasası taslağı hazırlandığını ifade eden Devlet Bakını Yücelen; taslağı, basın meslek kuruluşlarının görüşlerine sunduklarını, önerilerini bekleyeceklerini ve sonra da konuyu hükümete ve TBMM'ne getireceklerini belirtti.

    Ülkemizin bir süredir yaşadığı ekonomik krizden en fazla etkilenen sektörlerden birisinin de medya olduğunu ifade eden Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, bu sıkıntıların ekonomik boyutunun ötesinde, gazetecinin ifade özgürlüğünü ve tehdit eden bir boyutu olduğunu kaydederek, basın sektöründeki işsizleşme sorununun çözümü amacıyla hazırlanan Yasa Tasarısının doğrudan, Meclis Genel Kurulu'nun önünde bulunduğunu, iyi niyetle hazırlanan, ancak bazı iyileştirmelere ve düzenlemelere ihtiyaç duyulan bu tasarı üzerinde ciddiyetle çalıştıklarını belirtti.

    Anadolu medyasının hangi ekonomik güçlükler içinde bulunduğunu bildiğini, güç koşullar içinde görev yaparak demokrasinin, çoğulculuğun güvencesini oluşturduklarını ifade eden Devlet Bakanı Yücelen, Basın Kartları Yönetmeliği'nin yeniden düzenlendiğini, RTÜK'le ilgili yeni Yasa Tasarısı'nı da Meclis'e sunduklarını bildirdi.

    Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, amaçlarının daha özgür, fakat daha çok sorumluluk taşıyan bir iletişim ortamı oluşturmak olduğunu kaydederek, "Ancak, medya alanındaki yeni yasal düzenlemeler öncelikle medyanın etik değer anlayışıyla şekillenecektir.

    Samimi düşüncemiz, demokrasinin emekçileri basın mensuplarının kendilerinin ortaya koyacağı ilkelerin ağırlığının siyasal yönetimlerin düzenleyici rolünün etkisinden daha fazla olmasıdır ve bu böyle olmalıdır" dedi.

    Seminerin açılış konuşmasını yapan Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Aydın Sezgin, bu seminerleri düzenleme amaçlarının yaygın basının deneyim sahibi ve mesleki birikimi yüksek mensuplarıyla yerel basının temsilcileri arasında bilgi alışverişinde bulunmalarını sağlamak, karşılıklı deneyimlerini birbirlerine aktarmalarına olanak sağlayacak bir ortam yaratmak olduğunu ifade ederek, "Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz seminerlerde bu amacın tam anlamıyla gerçekleştirildiğini memnuniyetle müşahade etmiş bulunuyoruz. Seminerlerden amaçladığımız bir başka hedef de, yerel medya mensuplarımızın üstlendikleri görevleri daha etkin bir şekilde yerine getirmelerine mütevazı bir katkıda bulunmaktır. Seminerlere katılan arkadaşlarımızın ifadelerinden bu hedefin de gerçekleştiğini duymak bize ilerideki çalışmalarımız için cesaret vermektedir" dedi.

    Teknolojik her gelişmenin sunduğu nimetler yanında, bazı tehlikeleri de içerdiğini belirten Aydın Sezgin, neredeyse inanılmaz boyutlara ulaşan iletişim teknolojisinin yarattığı sanal dünyanın, insanı, kendisi ve çevresine yabancılaştırması olarak niteleyeceğimiz bu tehlikeye karşı koyabilecek temel unsurun sağlıklı ve güçlü bir yerel medyanın varlığı olduğunu kaydederek "Yerel basın, insanın en yakın çevresi ve daha sonra da dış dünya ile sağlıklı ilişkiler kurmasına olanak sağlayacak ve sanal dünyayı somutlaştıracak en önemli araç görünümündedir" dedi.

    Genel Müdür Sezgin, zor dönemlerde önemli işlevler yüklenen Türk yerel medyasının, uzun bir durgunluk sürecinin ardından özellikle son on yılda bir gelişme gayreti içine girdiğini, işlevi konusunda gösterdiği zihinsel gelişmenin yanında, gelişen teknolojik olanaklardan yararlanma konusunda da atılım yaparak, belirttiği tehkikeye karşı Türk insanını koruyacak bir yapıya kavuştuğunu ifade etti.

    "Türk basının son yıllarda dünya çapındaki rakipleri ile hızlı bir rekabet içinde olmasını görmek bizler için övünç kaynağıdır" diyen Edirne Belediye Başkanı Cengiz Varnatopu, Türkiye'de yazılı ve görsel basının, ülke ve dünya gündemini etkileyecek konuları yansıtmada gösterdiği başarının tartışılmaz olduğunu söyledi

    Edirne Valisi Fahri Yücel de, yerel medyanın her zaman ülkenin siyasi, ekonomik ve sosyal nabzını tuttuğunu ifade ederek, "Yerel medya, belki sayısal olarak çok, güç olarak zayıf kalmıştır. Ancak, yaptığı işlev açısından oldukça önemli bir kesimdir. Yerel medya, devlet ile vatandaş arasında bir iletişim köprüsüdür. Bu köprünün daha da sağlamlaşması için mutlaka güçlendirilmesi lazımdır" dedi.

    Konuşmacılar:

    İki gün süren VI. Yerel Medya Eğitim Semineri'nin birinci gününde; A. Ü. İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Korkmaz Alemdar İnsan Hakları, Etik ve Medya, Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Yardımcısı İsmet Solak Meslekte 40 Yıl- Nereden Nereye, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Görevlisi Can Baydarol Avrupa Birliği'ne Uyum Sürecinde Ulusal Program, Hürriyet Gazetesi yazarı Yalçın Bayer Basın ve Yolsuzluk, ikinci gününde ise; Basın İlan Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Ertan Cillov Mahalli Basın, Resmi İlan ve Basın İlan Kurumu, Milliyet gazetesi yazarı Zülfikar Doğan Ekonomi ve Araştırmacı Gazetecilik, Cumhuriyet gazetesi Sorumlu Müdürü Fikret İlkiz Kişilik Hakları ve Medya, Türkiye gazetesi Sorumlu Müdürü Behçet Fakihoğlu Haber Değerlendirme, TRT Yayın Denetleme Kurulu Üyesi Mustafa Gerçeker TV'de Görüşme Teknikleri ve Söz Yayınları, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Basın Yayın Dairesi Başkanı Hasbi Akal Basın Kartları konularında bilgilerini aktardılar. Devam ettiği iki gün süresince büyük ilgi gören ve renkli konuşmalara sahne olan seminer, soru-yanıt-tartışma bölümünün ardından katılımcılara sertifika verilmesiyle son buldu.