Olsways Vakfı, Uluslararası Zeytinyağı Birliği ile Kültür ve Turizm Bakanlıkları tarafından düzenlenen "Türkiye: Asya'yı Avrupa'ya Bağlayan Geçiş Yolu" konulu yemek kongresine sunulan bir bildiride, Kilis'in zengin mutfak mozaiğinin 5 bin yıllık geçmişe sahip olduğu belirtildi.
Uluslararası ünlü yemek uzmanı Paula Wolfert tarafından düzenlenen kongrede, yöre yemeklerinin geçmişi tartışıldı. Kongreye sunulan ve yöresel yemeklerden örneklerin verildiği bildiride, Kilis'in dünyada halen üzerinde insanların yaşadığı en eski kent olduğuna işaret edildi ve daha sonra şu görüşlere yer verildi: "Oylumhöyük kazılarında bulunan çanak ve çömleklerle ölülerin yanına konulan ölü hediyelerinin gıda özelliği bulunanlarından 12 örnek alınarak ABD California Üniversitesi laboratuvarlarında Dr. A Ziadeh başkanlığındaki bir ekip tarafından bilimsel olarak incelenmeleri sağlanmıştır. Bunların yanı sıra Oylum Tunç Çağı insanlarının diyet alışkanlıklarını saptamak amacıyla mezarlara hediye olarak konulmuş çanak çömleklerin içlerinden alının toprak örnekleri de incelemeye dahil edilmişlerdir. Bu inceleme bölgenin günümüzden yaklaşık 4000-5000 yıl önceki bitki örtüsü ve yoğun olarak kullanılmış ürünleri hakkında da bilgi sahibi olmamızı sağlamıştır. Nitekim, incelenen bitki kalıntıları içinde tahıl (trticum dicocum), zeytin ve özellikle de fıstık (pistacis atlantice) en büyük gurubu oluşturmaktadır. Bu guruplar içindeki fıstık ve zeytin kalıntılarının az miktardaki toprak örneklerinde bile çok sayıda olması Kilis Oylumhöyük ve bölgede Antep fıstığı ve zeytinin günümüzden binlerce yıl öncesinde bile yoğun bir şekilde varolduğunu ve tüketildiğini açık bir şekilde belgelemektedir.
Bununla Kilis'in hem çok eski bir yerleşim merkezi olduğu, hem de doğuyu batıya bağlayan bir geçiş yolu özelliği ortaya çıktı. İşte bu geçiş yolu olma özelliği, Kilis'in zaman içerisinde müthiş bir kültür mozaiği oluşturmasını sağlamıştır. Şimdilerde gerek beslenme uzmanlarının, gerekse yemek sever insanların pek rağbet ettiği, tencere yemekleri neredeyse Kilis'te tarihin başlangıcından beri pişiriliyordu. Örneğin; malhıta çorbasını Hititler ve Romalılar da pişiriyordu. Yine Kilis'in meşhur yoğurtlu yemekleri, ekşili yahni, içli köfte, kabak, patlıcan, salatalık ve elma pastırmasını Hititler şölen yemeği olarak pişirirdi. Yoğurt pişirilerek hazırlanan yemekler Hitit saray mutfağının en lezzetli yemekleriydi. Kilis'te patlıcandan hazırlanan 49 çeşit yemek de değişik kültürlerin zengin Kilis mutfağına yansıyan belirtileri değil mi? British Museum tarafından yayınlanan 100 en eski yemek tarifinin yeraldığı kitapta aynı bugün pişirilen usulde malhıta çorbası yer alıyor. Kilis'in Anadolu'da yoğurdu kaynatarak, pişirerek yemek yapan tek yöre olduğunu söylemek isterim. Kilisliler keza yine üzümü kaynatarak 8-10 çeşit uzun süre bozulmayan tatlı üretirken, Batı sadece üzümü şarap üretiminde kullanabiliyordu."
¥ KENT (Kilis)
Sayı: 11575