14-15 Aralık'ta Belçika'nın Laeken şehrinde yapılan Avrupa Birliği Zirvesi, Türkiye için yeni açılımlar sağlayacak unsurlar içeren sonuçlar doğurmuştur. Türkiye, 1959'da Avrupa Ekonomik Topluluğu'na adaylık başvurusundan bu yana belki de üyelik müzakerelerine en yakın olduğu döneme girmektedir.
Leaken Zirvesi'nde ağırlıklı gündem maddelerini AB'nin geleceğine ilişkin tartışmalar çerçevesinde oluşturulması kararlaştırılan Konvansiyon'un yapısı ve çalışma yöntemlerinin belirlenmesi, genişleme süreci, Birliğin güvenlik ve savunma boyutu, Euro'ya geçilmesi, MB kararları çerçevesinde Afganistan'a asker gönderilmesi, terorizmle mücadelede AB'nin tutumu ile Orta Doğu Barış Süreci ve bu bağlamda bölgede yaşanan gelişmeler teşkil etmiştir.
Başbanlığına Fransa eski Cumhurbaşkanı Giscard d'Estaing'in getirildiği Konvansiyon, üye ve aday ülke temsilcilerinden oluşan geniş bir yapılanma olacaktır. Konvansiyon bünyesinde AB için bir Anayasa hazırlanması, Bakanlar Konseyi, Komisyon ve Parlamento'nun işleyiş ve yapılanmalarının gözden geçirilmesi, üye devletlerle Birlik kurumları arasında yetki dağılımı ve topluluk hukukuna temel oluşturan düzenlemelerin basitleştirilmesi çalışmalarına yer verilmesi karara bağlanmıştır. Savunma ve göç gibi konuların giderek önem kazanması nedeniyle Birliğin bu konularda gerçekleştirmesi gereken reformlar Konvansiyon bünyesinde ele alınacak ve Konvansiyon'un sivil toplum örgütlerinin de katkı sağlayacakları çalışmaları sonucunda hazırlanacak raporlar, içerecekleri tavsiye ve seçenekler çerçevesinde nihai kararların alınacağı Hükümetlerarası Konferanslar için temel oluşturacaktır.
Bilindiği üzere, Türkiye AB üyeliği hedefi doğrultusunda kısa ve uzun vadede gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği reformları içeren "Ulusal Program'ı kabul etmiş ve bu çerçevede gerekli yasal düzenlemeleri yapmaya başlamıştır. Türkiye'nin bu çabalarını olumlu karşılayan AB, Laeken Zirvesi'nde kabul edilen Başkanlık Sonuç Bildirisi'nde de bu tutumunu teyit ederek ülkemizin üyelik perspektifine giderek yaklaştığı yönünde ifadeler kullanmıştır.
Laeken Zirvesi'nin Türkiye'yi ilgilendiren başka bir önemli sonucu ise, Konvansiyon'a diğer aday ülkelerle birlikte ülkemizin de dahil edilmesi olmuştur. Bu gelişme, her zaman dile getirdiğimiz diğer adaylarla eşit temelde değerlendirilme isteğimizle uyumlu olması açısından olumlu addedilmektedir. Yeni yılda dönem başkanlığını devralacak İspanya Dışişleri Bakanı Josep Pique'nin Türkiye'nin tam üyelik için adaylığında yeni bir rüzgar estirecekleri ve yeni bir ufuk açacakları şeklindeki ifadeleri, Türkiye'de Laeken Zirvesi sonuçlarıyla hız kazanan çalışmaların 2002 yılında da olumlu bir havada süreceği ve somut ilerlemelerin kaydedilebileceği yolundaki beklentileri kuvvetlendirmektedir.