Erkan ve Hakan Küçükkaya, Burdur'da nasıl ses çıkardıklarını bilmeden dünyanın ünlü sanatçılarına kontrabas ve viyolonsel üretiyor.
Erkan Küçükkaya bir işçi ailesinin oğlu olarak Almanya'da büyümüş. Mesleği de orada çalıştığı fabrikada öğrenmiş. Memlekete kesin dönüş yaptığında, Almanlar bu işi Türkiye'de sürdürmesini önerince şaşırmış ama yine de kabul etmiş.
Organize sanayi sitesinde bir atölyede işe başlamışlar. İlk yıllarda bu işten anlayan usta bulunmadığı için genç marangozlarla işe koyulmuşlar. Şimdilerde yılda 1100 kontrbas ve viyolonsel üretiyorlar. Burdurlu marangozlar işlerinde usta olmuşlar. Büyük bir özenle ağaca hayat veriyor, kişilik kazandırıyorlar.
Enstrümanlar için kullandıkları ağaçlar Almanya'dan geliyor, beş yıl dinlendiriliyor. Viyolonsel ve kontrabasların yan kısımlarında akağaç, göğsünde ladin kullanıyorlar. Akağaca ısıtılarak şekil veriliyor ve özel kalıplarda bekletilerek istenen biçim elde ediliyor. Ardından göğüs için kesilen ladinler inceltilerek şekle sokuluyor. Göğüsteki "S" delikleri açılıyor ve montaja hazır hale getiriliyor.
Sonunda tüm parçalar tek tek yapıştırılıp, el mengeleriyle sıkıştırılıyor ve gövde son şeklini alıyor. Gövde zımparalarla kazınarak istenilen incelik sağlanıyor ki, enstrümanın vereceği sesin kalitesi bu çalışmaya bağlı. Sonra da bu enstrümanlar, Avrupa ülkeleri ile Amerika'da evrensel müziğin sesi oluyor.
Erkan ve Hakan Küçükkaya'nın yanısıra kontrbasların boyunlarını monte eden Mercan usta ve göğüslerindeki "S" deliklerini açan Yavuz usta, uzak diyarlarda yükselen alkışların sesini belki duymuyorlar ama oralarda bir yerlerde kendi yaptıkları enstrümanların çalındığını biliyorlar.
¥ YENİGÜN (Burdur)
Sayı: 14488
* * *