Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri, 1999 yılından beri ilişkilerini, Avrupa'dan Orta Doğu, Kafkaslar ve Asya'ya kadar uzanan bölgelerde örtüşen çıkarlar itibariyle çok boyutlu bir işbirliği anlamına gelen stratejik ortaklık kavramı temelinde yürütmektedir.
ABD gibi küresel ekonomiyi yönlendirebilecek kıtasal ölçekteki bir ülke ile ekonomik açıdan yeni bir atılım dönemine girmeye hazırlanan Türkiye'nin yıllık yaklaşık 7 milyon dolar seviyesindeki ticaret hacmi ise, ilişkilerin siyasi boyutuyla kıyaslandığında ekonomi alanında tam kapasiteye ulaşılamadığını düşündürmektedir.
Başbakan Bülent Ecevit'in 14-18 Ocak 2002 tarihleri arasındaki Amerika ziyareti sırasında, iki ülke ekonomik ve ticari ilişkilerinin de siyasi boyut kadar gelişmiş bir işbirliği içinde yürütülmesi ve stratejik ortaklığın düzeyini yükseltecek şekilde geliştirilmesi hususunda adımlar atılması kararlaştırlımış ve bu amaca yönelik bir Ekonomik Ortaklık Komisyonu kurulması üzerinde mutabık kalınmıştır. Bu fikrin, yaklaşık bir ay gibi kısa bir sürede hazırlık çalışmaları tamamlanarak 26-27 Şubat'ta Ankara'da düzenlenen toplantıyla hayata geçirilmesi, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine karşılıklı olarak verilen önemin bir göstergesidir.
Düzenli olarak biraraya gelmesi öngörülen Ekonomik Ortaklık Komisyonu'nun bu ilk toplantısında, ikili ticaret hacminin artırılması ve ticari ürün yelpazesinin genişletilmesi amacıyla alınabilecek önlemlerin belirlenmesine yönelik olarak, ekonomik ilişkilerin mevcut durumu, yatırımlar ile ticaretin önündeki tarifeler ve tarife dışı engeller kapsamlı biçimde gözden geçirilmiştir.
İki ülkenin ekonomik alandaki uluslararası yükümlülükleri de gözönünde tutularak, işbirliğine açık sektörlerin araştırıldığı ve bu sektörlere yönelik çeşitli hukuki düzenlemelerin anahatlarının tartışıldığı toplantı genel olarak iki taraf için de yararlı olmuştur.
Toplantının somut sonuçlarından biri, Türkiye'nin ABD'ne belirli bazı ürünlerin gümrüksüz ihracatını yapabileceği Nitelikli Sanayi Bölgeleri projesinin temellerinin ortaya konulmuş olmasıdır. Bunun yanısıra, özellikle ülkemiz için önem arzeden tekstil, enerji ve turizm sektörlerinde daha geniş işbirliği imkanları yaratılması için anlaşmalar imzalanması kararlaştırılmıştır.
Toplantıda atılan diğer bir somut adım ise Türkiye'nin, ABD'nin Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi'nden tam olarak yararlanabilmesi için bazı ek yardımların sağlanacağının belirtilmesidir.
Uzun vadede ekonomik ilişkilerin siyaset ve güvenlik alanlarındaki stratejik oraklık seviyesine ulaşılmasını hedefleyen Ekonomik Ortaklık Komisyonu'nun daha ilk toplantısında bazı konularda sonuca ulaşılması ilerisi için cesaret vericidir.
Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in de dile getirdiği gibi, Komisyon'un ekomik işbirliğimizin geleceğinin yol haritasını çizeceğine ve iki ülke arasında ekonomi alanındaki pürüzlerin giderilerek ilişkilerin yeni ve gelişmiş bir perspektifle yürütülmesine olanak verecek ortamı hazırlayacağına inanılmaktadır.