Asya'da ışbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Zirvesi

    Kazakistan'ın başkenti Almatı 4 Haziran'da Asya'da ışbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Zirvesi'ne evsahipliği yapmıştır. Çin, Rusya, Hindistan, Pakistan, Filistin, ısrail, Mısır, ıran, Moğalistan, Tacikistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Afganistan ve Azerbaycan Devlet veya Hükümet Başkanları'nın katıldığı Zirve'ye, Türkiye'yi temsilen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer katılmışlardır. Zirve'de liderler, güvenliğin tüm veçhelerinin birbiriyle bağlantılı olduğu noktasından hareketle, kapsamlı bir mekanizma kurulması yönünde yükümlülükler, şartlar ve ilkeler içeren Almatı Seneti'ni imzalamışlardır. Liderler ayrıca, terörizme karşı uluslararası savaşımın önemini vurgulayan Terörizmin Ortadan Kaldırılmasına ve Uygarlıklar Arasında Diyaloğun Desteklenmesine Dair Bildirge'ye imza atmışlardır. Asya'da böyle bir güvenlik konferansı düzenlenmesi fikri ilk olarak Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev tarafından bölgesel işbirliği ve ekonomik gelişmeyi güçlendirme amacıyla 1992 yılında ortaya atılmıştır. O günden bu yana çeşitli düzeylerde toplantılarla olgunlaştırılan bu fikir nihayet bir devlet ve hükümet başkanları zirvesiyle hayata geçirilebilmiştir. Günümüzde küresel bazda yaşanan gelişmelerin sonucu olarak ortaya çıkan terörizm, kitle imha silahlarının yayılması, örgütlü suçlar, uyuşturucu madde ve silah kaçakçılığı, yabancı düşmanlığı, ırkçılık, aşırı milliyetçilik gibi yeni güvenlik tehditleri Asya coğrafyası üzerindeki ülkeleri de önemli ölçüde etkilemektedir. Buna rağmen bu bölgede sözkonusu tehditlere karşı geliştirilmekte olan güven ve güvenlik artırıcı önlemlerin yeterli düzeyde olduğunu söylemek güçtür. Bu nedenle, Asya'da kritik noktalarda yer alan ülkelerin biraraya gelerek bu tehditlere karşı ortak bir tutum alma iradesini göstermeleri başlı başına önemli bir gelişmedir. Zirve'de ayrıca, bu sürecin önümüzdeki dönemde daha derinleştirilmiş biçimde kurumsallaştırılmasına yönelik hedefler belirlenmiştir. Buna göre, dört yılda bir Liderler Zirvesi, iki yılda bir Dışişleri Bakanları Toplantısı ve her yıl uzmanlar komitesi toplantısı yapılması gerek duyuldukça çeşitli konuları ele almak üzere Özel Çalışma Grupları oluşturulması kararlaştırılmıştır. Terörizm konusunda çok acı tecrübeleri bulunan Türkiye, din, millet, coğrafya tanımayan bu ciddi tehdide karşı uluslararası ortak ve etkin bir tutumla savaşılması gerektiğini uzun yıllardır dile getirmekteydi. 11 Eylül'de Amerika'da yaşanan saldırıların ardından bu konuda uluslararası düzeyde daha yakın işbirliği yapılmaya başlanmıştır. Asya'da ışbirliği ve Güven Artırıcı Önemler Konferansı'na üye ülkelerin Asya coğrafyasında da terörizme karşı ortak bir tutum izleme kararlılığını göstermeleri umut verici bir gelişmedir. Zirve'nin üye ülkelerin bölgesel güvenlik sorunlarına karşı ortak tutumlar belirlemelerinin yanısıra diğer bir getirisi ise ikili planda ülkeler arasında diyaloğu artırıcı bir platform oluşturmasıdır. Nitekim, bir süredir Keşmir bölgesi kaynaklı sorunlar yaşayan Pakistan ve Hindistan'ın bu Zirve'ye katılan Devlet Başkanları ile Rusya Federasyonu Devlet Başkanı ve Cumhurbaşkanımız ayrı ayrı ikili görüşmeler gerçekleştirmişlerdir. Rusya Federasyonu ve Türkiye'nin sorunun daha tehlikeli boyutlara gelmeden çözümlenmesi yönündeki uluslararası çabalara destek vermek amacıyla aldıkları bu inisiyatif, iki ülke arasında diyaloğun artırılması çağrısının yinelendiği yapıcı görüşmeler yapılmasını sağlamıştır. Soğuk Savaş döneminde batı ittifakının bir kanat ülkesi konumunda olan Türkiye, sınırların ortadan kalktığı son on yıllık dönemde dış politika ufuklarını daha geniş coğrafyaları içine alacak biçimde genişletmektedir.

    Bu sürecin bir yansıması olarak Asya ülkeleriyle gerek ikili, gerek bölgesel düzeyde her konuda gelişen ilişkilerimiz, Asya'da ışbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nda alınan kararlar ve katılımcı ülkelerin bu yöndeki kararlılıkları sayesinde, güvenlik alanında işbirliğinde önemli bir ivme kazanacaktır.