Türkiye ve ABD arısında stratejik ortaklık seviyesindeki ilişkiler çerçevesinde ikili ve bölgesel konularda düzenli istişareler sürdürülmektedir. Son olarak, ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz ve kendisine eşlik eden Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman ile NATO Kuvvetleri ve ABD Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Joseph Ralston 15-17 Temmuz arasında bu bağlamda temaslarda bulunmak üzere ülkemize gelmişlerdir.
ABD'li yetkililerle yapılan görüşmelerde ikili ilişkilerin gündemindeki başlıca konular arasında yeralan Türkiye'ye sağlanması kararlaştırılan yardımların onay işlemlerinin hızlandırılması, nitelikli sanayi bölgesi uygulamasına biran önce geçilmesi ve ABD'ye ihracatımızın artırılması gibi hususların yanısıra çeşitli bölgesel sorunlar hakkında ayrıntılı görüş alışverişinde bulunulmuştur.
Görüşmelerde ağırlık olarak Irak konusu üzerinde de durulmuştur. Bilindiği üzere komşumuz Irak, 1990 yılından beri Körfez Krizi'nin yarattığı olağanüstü koşullar içinde yaşamaktadır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Irak konusunun çözümü için belirlediği parametreleri 1999 yılında kabul edilen 1284 sayılı kararda bulmak mümkündür. Buna göre, Irak'ın öncelikle, sahip olduğu kitle imha silahlarını yok etmesi ve ileride bu tür silahlar edinmemesi için kurulan denetim ve gözetim mekanizmasına izin vermesi gerekmektedir. Konunun barışçı yollarla çözümleneceğine ilişkin ümidini muhafaza etmekte olan Türkiye, Irak'ın tüm ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına uyarak uluslararası toplumla yeniden bütünleşmesini ve halkının yıllardır yaşadığı sıkıntıların sona ermesini istemekte ve Irak'a bu yönde telkinlerde bulunmaktadır.
Bilindiği gibi, Irak konusu başından beri ABD Yönetimi tarafından da yakından takip edilmekte ve bölgenin kilit ülkelerinden biri olan Türkiye'yle danışmalarda ülkemizin konuyla ilgili görüşleri alınmaktadır. Henüz ayrıntıları netlik kazanmış olmamakla beraber, son dönemde askeri bir harekattan özellikle basın-yayın organlarında artan bir sıklıkla ve daha ciddiyetle sözedilmeye başlamış olması dikkat çekmektedir. Bugüne kadar yapılan görüşmelerde ABD'nin bu hususta Türkiye'den bir talebi olmamıştır. Türkiye ABD'li muhataplarına Irak'ın toprak bütünlüğü ve siyasal birliğine verdiği önemi ve bu ülkeyle ilgili gelişmeleri bu çerçevede değerlendirdiğini her vesileyle dile getirmektedir. Irak'ın toprak bütünlüğüne ve siyasal birliğine zarar verecek gelişmeler yaşanması durumunda Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgenin istikrarı tehlikeye girebilecektir. Ülkemizin bu yöndeki görüşleri ülkemize gelen ABD'li yetkililere en üst düzeyde bir kere daha aktarılmıştır. Sözkonusu toplantıda Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması hususundaki görüşümüzün ABD tarafından da paylaşıldığı görülmüştür.
Türkiye ve ABD arasında iki ülkenin bölgesel sorunlara yaklaşımında dönemsel olarak bazı farklılıklar ortaya çıksa da, Türkiye ve ABD, aynı değer ve idealleri benimsemiş iki yakın müttefik olarak, bu farklılıkları ortak çıkarlarda birleştirecek, her iki tarafın da hassasiyet önceliklerini gözönünde tutacak formüller bulmak için danışmanlarını sürdüreceklerdir.