Türkiye AB'nin ödevlerini yerine getirmesini bekliyor

    Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 3 Ağustos günü Avrupa Birliği Uyum Yasa Teklifini kabul etmesi, AB'ne adaylık sürecimizde dev bir adım oluşturmuştur. Böylece, AB'ne aday tüm ülkelerin tabi olduğu Kopenhag Kriterlerinin siyasi ayağının karşılanması sağlanmış ve Türkiye'nin üyelik perspektifi güçlendirilmiştir.

    Ev ödevini yapan ve AB'ne üyelik konusunda siyasi iradeye sahip olduğunu kanıtlayan Türkiye, haklı olarak bir sonraki AB Zirvesi'nin yapılacağı Kopenhag'da katılım müzakerelerine başlama tarihinin açıklanmasını beklemektedir. Türkiye'deki gelişmelerle ilgili olarak AB ülkelerinden de olumlu tepkiler alınmakla beraber, AB yetkili ağızları kesin konuşmaktan kaçınmakta ve AB Komisyonu'nun Ekim ayında açıklanacak ilerleme raporunun beklenmesi gerektiğini belirtmektedirler. Ayrıca, kimi AB yetkililerinin, Kopenhag Kriterlerini uygulama devresinin Türkiye'nin müzakerelere başlamasından önce değerlendirilmesi gerektiği yönündeki imaları ülkemizde hayal kırıklığı yaratmaktadır. Bilindiği üzere, Kopenhag Kriterleri adayların müzakerelere başlayabilmeleri için önşart oluşturmaktadır. Kriterlerin uygulamasının değerlendirilmesi ise üyelik aşamasına yayılan bir süreçtir. Türkiye'nin tüm aday ülkelerle eşit temelde değerlendirileceği taahhüdü altına giren AB'nin yükümlülüklerine sadık kalarak, alınmış olan kararlar uyarınca hareket etmek suretiyle samimiyetini ispatlamasını beklemek hakkımızdır.

    Diğer taraftan, Hükümetimizin aldığı inisiyatifle toplumun tüm kesimlerinin katılacağı bir bilgilendirme kampanyasına başlanmıştır. Avrupa başkentlerinde diplomatik kanallardan halihazırda sürdürülmekte olan bilgilendirme çalışmalarına tüm imkanlar seferber edilerek destek olunması ve Kopenhag Zirvesi'nde beklediğimiz doğrultuda bir sonucun çıkmasının sağlanması hedeflenmektedir. Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel bu amaçla, AB ülkeleri yöneticilerinin yanısıra, AB kamuoyunu da Türkiye'nin yaptığı reformlar ve katettiği ilerleme konusunda aydınlatma çalışmalarının koordinasyonunu başlatmıştır. Bakan bu çerçevede Türk sivil toplum örgütleri ve basın-yayın kuruluşlarının temsilcileriyle biraraya gelerek Türkiye'nin yoğun bir tempoda sürdürülen siyasi tanıtım faaliyetlerine önümüzdeki dönemde sivil toplumu da katarak daha etkili sonuçlar alabileceğini ve bunun için ortak bir çalışmanın gerekliliğini vurgulamıştır.

    TBMM tarafından kabul edilen yasaların uygulaması her hukuk devletinde olduğu gibi bazı ek düzenlemeler gerektirebilmektedir. Türkiye, bu düzenlemeleri zaman kaybetmeden hayata geçirerek son uyum paketinin mümkün olan en hızlı ve etkin bir biçimde uygulamaya konmasını sağlama kararlılığını taşımaktadır. Avrupa Birliği'nin bu reformların ulusumuzun AB üyeliği yönündeki iradesini yansıttığını ve Kopenhag Kriterleriyle uyumlu ne denli köklü bir değişiklik anlamına geldiğini görerek, Türkiye'nin katılım müzakerelerine başlanması için tarih vermek suretiyle üyelik perspektifimizi somutlaştırması en tabii beklentimizdir.