Kafkasya'nın ülkemize dost ve komşu iki ülkesi Azerbaycan ve Gürcistan'ın dış politika gündeminde son dönemde yoğunluk gözlemlenmektedir. Kafkasya coğrafyasının istikrarı ve refahının Türkiye için taşıdığı önem nedeniyle bölge ülkelerinde yaşanan gelişmeler ülkemizce de yakından takip edilmektedir.
Türkiye, Kafkasya'daki dost ülkelerin bağımsızlıklarının pekiştirilmesi, toprak bütünlüklerinin korunması ve ekonomik potansiyellerinin hayata geçirilmesine büyük önem atfetmektedir. Bu çerçevede, bölge ülkeleriyle ekonomik işbirliği, enerji, ulaştırma ve terörle mücadele alanlarında gerçekleştirilen ortak çalışmalar yoluyla dostluk ilişkilerimiz perçinlenmektedir.
Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye ayrıca, Üçlü Doruk Toplantılarıyla Devlet Başkanları düzeyinde ortak sorunlar ve işbirliği alanları üzerinde görüş alışverişi yapmaktadırlar. İlki Nisan ayında ülkemizde yapılan bu toplantıların düzenli biçimde devam ettirilmesi için mutabakata varılmış ve bir sonraki buluşmanın Tiflis'te gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır.
Üç ülke arasındaki işbirliğinin en somut yansımaları olan, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve Şahdeniz Doğalgaz Projesi tüm ülkelere sağlayacağı ekonomik ve stratejik avantajlarla önem arzetmektedir. Geçtiğimiz haftalarda Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı'nın mühendislik çalışmalarının sonuçlandırılması ve kısa bir süre sonra yapım aşamasına geçilmesinin planlaması hattın, bölge refahına yapacağı katkılar gözönüne alındığında sevindirici ve ümit vericidir.
Gürcistan'ın gündeminde bir süredir yer alan Pankisi Vadisi merkezli gelişmeler ülkemizce endişeyle izlenmektedir. Bilindiği üzere, geçtiğimiz hafta Gürcistan hava sahası ihlal edilerek Pankisi Vadisi yakınları bombalanmıştır. Gürcistan kamuoyu sözkonusu olaya büyük çapta tepki göstermiştir. Türkiye, Dışişleri Bakanlığı'nca yapılan açıklamayla da belirtildiği üzere, Gürcistan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğini tehdit edecek tutumlardan kaçınılmasının tüm bölgenin istikrar ve barışının yararına olacağına inanmaktadır.
Diğer taraftan, Türkiye, 1992 yılından beri Yukarı Karabağ ve Azerbaycan'ın Laçin, Kelbecer, Agdam, Fizuli, Kubatlı, Zengilan bölgelerini işgal altında tutan Ermenistan ile Azerbaycan arasında kalıcı bir barış sağlanabilmesi için gereken tüm desteği vermektedir. Türkiye, soruna AGİT çerçevesinde çözüm bulunmasını istemekte ve kabul edilebilir bir çözüm için gerekli unsurların Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünün korunması, Ermeni birliklerinin işgal altında tuttuğu Azeri topraklarından geri çekilmesi ve mültecilerin yurtlarına dönmeleri olduğuna inanmaktadır. Bu çerçevede Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasında Cumhurbaşkanları düzeyinde başlamış olan diyaloğu memnuniyetle karşılamakta ve son olarak 14 Ağustos'ta Sederek'te yapılan doğrudan görüşmelerin sorunun çözümlenebilmesi bakımından yararlı olduğunu düşünmektedir.
Ülkemiz Kafkasya ülkelerindeki tüm ihtilafların barışçı yollardan çözümünün bu ülkelerdeki siyasi istikrara ve ekonomik refaha katkıda bulunacağına ve bölgesel işbirliği için yeni fırsat pencereleri açacağına inanmaktadır. Türkiye, bu doğrultuda şekillendirdiği politikalarıyla gerek ikili gerek uluslararası örgütler çatısı altında sürdürülen tüm çabaları desteklemeye devam edecektir.