Afganistan’da terorizme karşı oluşturulan uluslararası koalisyon içinde en başından itibaren yerini alan ve Afganistan’ın yeniden istikrara kavuşması için her türlü desteği vermekte olan Türkiye, 20 Haziran’da altı aylık bir süre için üstlendiği Uluslararası Güvenlik Destek Gücü’nün (ISAF) komutanlığını devretmeye hazırlanmaktadır.
Bilindiği üzere, Taliban’ın tasfiyesinden sonra, geçtiğimiz Aralık ayında Bonn’da Birleşmiş Milletler gözetiminde biraraya gelen Afgan grupları arasında varılan mutabakatla, Afganistan’da yeni bir siyasi yapının temelleri atılmıştı. Yine Bonn kararları uyarınca, başkent Kabil ve civarının güvenliğini sağlamak üzere, ISAF, BM Güvenlik Konseyi’nde 6 Aralık 2001’de alınan 1386 sayılı Karar çerçevesinde 20 Aralık’ta, İngiltere’nin liderliğinde oluşturulmuştur.
Başlangıçta 276 kişilik bir bölükle katıldığımız ISAF’ta bugün yaklaşık 1350 kişiden oluşan askeri personelimiz görev yapmaktadır. Türkiye, tarihsel dostluk bağlarına sahip olduğu Afganistan’ın uluslararası düzen için bir tehdit olmaktan çıkmasını, dış güçlerin bu ülkenin içişlerine karışmasının engellenmesini ve geleneksel tampon ülke konumunun bir istikrar ve ekonomik refah köprüsü haline dönüşmesini istemektedir. Bu temel amaçlara ulaşmak, ülkemizin ISAF liderliğini üstlenmesinde önemli bir belirleyici etmen olmuştur.
Diğer taraftan, yerel halkın sağlık, eğitim, tarım ve hayvancılık, su ve elektrik ihtiyaçlarına yönelik programlar diğer öncelikler arasında yer almaktadır.
ISAF Türk liderliği, bu çerçevede, çocuk parkları yapımından sivil ve askeri hastanelerin yenilenmesi, camilerin onarılması, okul binalarının restorasyonu, eğitim malzemesi sağlanması ve başkentin su kaynaklarının geliştirilmesine kadar halkın yaşam kalitesinin yükseltilmesine yönelik çeşitli projeler yürütmektedir. Türkiye, bunların yanı sıra, Afgan diplomatlar ve güvenlik güçlerinin eğitimi gibi özel projelerle de desteğinin çerçevesini genişletmektedir. Bu bağlamda, iki ülke arasında, Atatürk döneminde olduğu gibi, yüzlerce Afgan subayı ve subay adayının Türkiye’de eğitilmesine ilişkin bir eğitim işbirliği antlaşması imza aşamasındadır.
ISAF’ın görev yapmaya başlamasından itibaren, Türk komutanlığının da büyük katkısıyla, Kabil’de asayiş büyük ölçüde sağlanmış; hatta 23 yıl aradan sonra şehirde gece sokağa çıkma yasağı kaldırılmıştır. Afganistan’da ISAF’ın katkılarıyla başarıyla yürütülen bu görevlerin yanısıra, tamamlanması gereken bazı işler de bulunmaktadır. Bunların başında gerçek bir ulusal ordu oluşturulması ve mültecilerin geri dönüşünün düzenli şekilde sağlanması gelmektedir. Bu çerçevede Afganistan’ın barış ve istikrara kavuşmasına yönelik uluslararası desteğin, etnik rekabeti körükleyici tutumlardan kaçınılarak, ülkenin yeniden terör ve uyuşturucu üretimine kaynak oluşturmasına yol açabilecek gelişmelere mahal vermeden sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır.
Türkiye, üstün bir görev anlayışı ve sorumluluk bilinciyle yerine getirdiği ISAF komutanlığını, başlangıçta kararlaştırıldığı üzere 20 Aralık’ta devretmek istemektedir. Bilindiği üzere, NATO, Prag Zirvesi’nde aldığı bir kararla, önümüzdeki dönemde ISAF liderliğini devralması öngörülen ülkelere destek sağlama taahhüdünde bulunmuştur.
Ülkemiz, böyle bir destekten yararlanmaksızın, kendi imkanlarıyla her sorunu çözmeyi başarmış olup, bu görev çerçevesinde kazandığı deneyimleri bir sonraki liderlikle paylaşmaktan mutluluk duyacaktır.
Türkiye, Afganistan’ın kendi demokratik mekanizmalarını kurarak uluslararası toplumun da desteğiyle, yeniden yapılanma sürecini tamamlamasını, sabırla çalışıldığı takdirde çok uzak olmayan bir gelecekte varılabilecek bir hedef olarak görmektedir ve bunun gerçekleşebilmesi için de elinden geleni yapmaya devam edecektir.