Irak’ın 1441 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına uyarak kitle imha silahları ve bu silahlara ilişkin yeteneklerinden hızlı ve etkin şekilde arınmasının barışçı yollarla sağlanması ihtimali giderek zayıflamaya başlamış gözükmektedir. 27 Ocak’ta uluslararası silah denetçilerinin BMGK’nde sundukları raporlar Irak’ın daha aktif işbirliği yapması gerektiğine işaret etmiş; ABD Başkanı Bush’un hemen akabinde yaptığı Birliğin Durumu konuşması askeri harekat ihtimalinin güçlendiği izlenimini vermiştir.
Birleşmiş Milletler İzleme, Doğrulama ve İnceleme Komisyonu (UNMOVIC) Başkanı Hans Blix ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Müdürü Muhammed El-Baradei, 1441 sayılı kararda belirlendiği üzere, Irak’ta 27 Kasım’da görevlerine başlamalarından itibaren geçen 60 gün içinde gerçekleştirilen denetleme faaliyetlerine ilişkin raporlarını 27 Ocak’ta BMGK’ne sunmuşlardır. Hans Blix, BMGK’nde yaptığı sunuşta Irak’ın denetleme sürecinde teknik açıdan işbirliği içinde hareket etmesine karşın, öze ilişkin konularda bazı soru işaretlerini gidermeyi başaramadığını; ayrıca, Irak’ın silahsızlanma konusunda gerçek bir irade ortaya koymadığını vurgulamıştır.
El-Baradei ise, Irak’ın nükleer silah programını canlandırdığına ilişkin kanıta rastlamadıklarını, fakat Irak’ın tam şeffaflık sağlanması için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini ve kesin sonuçlar için birkaç aylık bir süreye daha ihtiyaç duyulduğunu söylemiştir.Hans Blix ve Muhammed El-Baradei’in katılımıyla BMGK’nde yeni bir bilgilendirme toplantısı yapılması beklenmektedir.
ABD Başkanı Bush, 29 Ocak günü yaptığı Birliğin Durumu konuşmasında, Irak’ın BM ile yeterli düzeyde işbirliği yapmadığını, kitle imha silahları üretimine son verdiğinin kanıtlanamadığını ve Irak’ın mutlaka silahsızlandırılacağını söylemiştir. ABDBaşkanı Bush’un ifadeleri, silah denetçilerinin raporlarının Irak’ın BM kararlarına uyduğu yönünde bir sonuca ulaşmak için tatmin edici bulunmadığını göstermektedir. ABD, Irak’ta sürmekte olduğunu iddia ettiği nükleer ve diğer kitle imha silahları faaliyetlerine ilişkin kendi istihbarat kaynaklarına dayanan bilgileri BMGK’ne sunacağını da açıklamıştır.
Diğer taraftan, Türkiye, sorunun barışçı bir yolla çözümü için tüm ilgili taraflar nezdinde elinden gelen gayreti göstermektedir. Bu çerçevede, Başbakan Abdullah Gül’ün Ocak ayı başındaki beş ülkeyi kapsayan bölge turunun ardından, son olarak, Irak konusunda bölge ülkeleri nezdinde bir girişim başlatılarak 23 Ocak’ta İstanbul’da Türkiye, Mısır, İran, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlarının katılımıyla bir toplantı düzenlenmiştir.
Toplantı sonunda yayınlanan Ortak Deklarasyon’da, Irak sorununun BM’de tam ve sürekli olarak ele alınıp çözümlenmesi gerektiği düşüncesi teyit edilmiş; Irak liderliği, bölgede barış ve istikrarın tesisinde üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmek amacıyla geri dönüşü olmayacak ve samimi bir şekilde hareket etmeye davet edilmiştir.
Bu çerçevede, Irak’tan BM Güvenlik Konseyi’nin 1441 sayılı kararına uygun olarak UNMOVIC ve UAEA’la işbirliğinde daha aktif bir yaklaşım sergilemesi, komşularında güven yaratacak bir politika izlemeye başlaması ve komşularıyla arasında mevcut anlaşmalara uygun olarak uluslararası tanınmış sınırlara saygı göstermesinin beklendiği dile getirilmiştir.
İstanbul toplantısına katılan altı ülke ayrıca, Irak’ın toprak bütünlüğü ve ulusal birliğinin desteklenmesi konusundaki kararlılıklarını vurgulamışlar, Irak’ta bir savaş olasılığının giderek görünürlük kazandığını, bölge ülkelerinin yeniden bir başka savaş ve bu savaşın tüm yıkıcı sonuçlarını yaşamak istemediklerini, savaşın sorunun çözümü için bir seçenek olmaması gerektiğini de ifade etmişlerdir.
Irak sorununda kritik bir aşamaya gelindiği aşikardır. Bu aşamada gözler BMGK’nde yapılması beklenen görüşmelere çevrilmiştir. Irak kendisinden beklenen aktif işbirliğini göstermek için bu son fırsatı da heba etmemelidir. Türkiye, barış umutlarını son ana kadar koruyacaktır.