Kıyılarının büyük bir bölümü Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde kalan doğal ve arkeolojik sit alanlarıyla Karya ve Likya başta olmak üzere, çeşitli uygarlıkların kalıntısını taşıyan ve halen il genelinde 140 tarihi ören yerinin bulunduğu Muğla’da, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması konulu bir panel gerçekleştirildi.
Ül Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Muğla Üniversitesi ve Muğla Belediyesi işbirliğinde gerçekleştirilen panelin başkanlığını, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürü Erdal Korkmaz yaptı.
Panelde, insanı ikinci plana atarak korumanın mümkün olmayacağını belirten Türkiye Tarihi Kentler Birliği üyesi ve Muğla Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, sahip olduğumuz kültür ve tabiat varlıklarının sağlıklı olarak korunabilmesi için toplumdaki koruma bilincinin geliştirilmesi, toplumdaki koruma anlayışının değişmesi ve korumada esnekliğin olması gerektiğini söyledi.
Muğla’nın kültürel değerlerinin, kentin kimliğinin korunarak geleceğe taşındığına işaret eden Gürün, kentsel sit alanı içinde bu yıl restorasyonu tamamlanan Muğla Kültür Evi’nin buna çarpıcı bir örnek oluşturduğunu kaydetti.
Muğla Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu Üyesi ve Muğla Üniversitesi Öğretim üyelerinden Prof. Dr. Adnan Diler, Karya ve Likya başta olmak üzere çeşitli uygarlıkların kalıntısını taşıyan ve 140 tarihi ören yerine sahip olan Muğla’nın bu değerlerinin halk tarafından yeterince tanınmadığını, tam olarak tanımadan da korumanın olamayacağını söyledi.
Prof. Diler, her yıl yapılan kazılarda ve yüzey araştırmalarında yeni tarihi kentlerin veya bölümlerinin ortaya çıkarıldığını, çok sayıda tarihi ören yerinin bulunduğu yörede, tarihi ve kültürel mirasımızın çok iyi korunması gerektiğini, bu konuda yetkililere ve yurttaşlara önemli görevlerin düştüğünü kaydetti.
Panelde konuşan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu uzmanlarından Sanat Tarihçisi Fikret Gürbüzer de, korumanın genel bir tanımını yaparak, Anadolu’da koruma konusunun ilk olarak 19.yüzyılın ikinci yarısında 1869 yılındaki Asaki Atika Nizamnamesi ile başladığını, Cumhuriyet döneminde ise, 1934-1935 yıllarında Atatürk’ün talimatı ile Türkiye’nin Kültür Varlıkları Envanterinin çıkartıldığını söyledi. Panelde konuşan Çekül Vakfı Muğla İl Temsilcisi ve Muğla Mimarlar Odası Üyesi Y. Mimar Meral Oğuz da, nelerin nasıl korunması gerektiği konusunda kısa bilgi verdikten sonra, kültürel varlıklara saygının ilkokuldan başlayarak, her kademedeki okullarda öğretilmesi gerektiğini söyledi. Oğuz, kültür değerlerinin taşınarak başka yerlerde değil, yerinde korunması gerektiğine de dikkat çekti.
Panelde konuşan Mimar Eylem Kazıl da, Kültür Varlığı, Tabiat Varlığı, Kentsel Sit ve Doğal Sit Alanlarının tanımını yaparak Muğla ve yöresindeki bu alanlar hakkında slayt gösterisi ile ayrıntılı bilgiler verdi.
¥ DEVRİM (Muğla) Sayı: 13667