Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 1-2 Temmuz’da Makedonya, 3-4 Temmuz’da ise Hırvatistan’a resmi ziyaretlerde bulunmuştur. Cumhurbaşkanımızın ziyaretleri, Türkiye için özel bir anlam ifade eden Balkanlar bölgesindeki bu iki dost ülkeyle ilişkilerimizi geliştirmeye verdiğimiz önemi göstermektedir.
Cumhurbaşkanımızın Makedonya ve Hırvatistan’da yaptığı temaslarda, ikili ve çok taraflı konular tüm yönleriyle ele alınmış, ekonomik ve ticari ilişkilerimizin daha üst seviyelere çıkarılmasını teminen kurulmuş düzeneklerden etkili biçimde yararlanılması konusunda görüş birliğine varılmıştır.
Türkiye, aynı zamanda bir Balkan ülkesi olarak tarihi, kültürel ve insani bağları bulunan tüm bölge ülkeleriyle ikili ve çok taraflı süreçler içinde işbirliğini geliştirmektedir. Bilindiği gibi, Türkiye, Güneydoğu Avrupa Ülkeleri İşbirliği Süreci ve Güneydoğu Avrupa Çok Uluslu Barış Gücü’nün kurulmasında öncü rol oynamış, gücün ilk komutanlığını da deruhte etmiştir. Türkiye, 25 Temmuz 2003 itibariyle, bu gücü yönlendiren siyasi-askeri komitelerin başkanlığını Köstence’de yapılacak bir törenle devralacaktır. Ayrıca, AB tarafından başlatılan İstikrar Paktı ve Güneydoğu Avrupa İşbirliği Girişimi (SECI) ve NATO’nun bölgesel girişimi (SEEI) gibi süreçler içinde de faal bir siyaset takip edilmektedir.
Türkiye, bölge ülkelerinin Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşme çabalarına da destek olmaktadır. 1990’lı yıllarda çeşitli etnik kökenli çatışmalar nedeniyle çalkantılar yaşayan bu bölgenin istikrar ve refahının tüm Avrupa’nın güvenlik ve istikrarını etkilediği ortadadır. Bu bağlamda, NATO’nun Prag Zirvesi’nde Romanya ve Bulgaristan’ı üyeliğe davet etmesi, diğer taraftan Barış için Ortaklık mekanizması ve Üyelik Eylem Planı süreci vasıtasıyla pek çok Balkan ülkesiyle de diyalog ve işbirliğini geliştirmesi Türkiye’nin de katkılarıyla sağlanan gelişmelerdir. Bu çerçevede, sözkonusu iki dost ülkenin NATO üyeliklerini desteklemek üzere Yunanistan’la birlikte oluşturulan 4’lü girişimde ülkemiz öncü bir rol oynamıştır.
Diğer taraftan, Türkiye, kendisi de AB’ye aday bir ülke olarak, AB’ye üyelik hedefinin Balkan ülkeleriyle arasında diğer bir işbirliği alanı oluşturduğuna inanmaktadır. Bilindiği üzere, AB, Kopenhag Zirvesi’nde Romanya ve Bulgaristan’a 2007 yılında üyeliklerini hedefleyen bir yol haritası vermiş, diğer taraftan, Batı Balkanlar olarak tanımladığı, Hırvatistan, Makedonya, Sırbistan ve Karadağ, Bosna-Hersek ve Arnavutluk’la, 24 Kasım 2000 tarihinde İstikrar ve Ortaklık Süreci’ni başlatmış ve 2000 Feira Zirvesi’nde bu ülkeleri potansiyel adaylar olarak ilan etmiştir. AB üyeliği için bir süredir hazırlık yapan Hırvatistan, 21 Şubat 2003 tarihinde tam üyelik başvurusunda bulunmuştur.
Son olarak 20-21 Haziran’da Selanik’te yapılan AB-Batı Balkanlar Zirvesi’nde somut bazı sonuçlar alınmıştır. Zirve’de, sözkonusu İstikrar ve Ortaklık Süreci’ne desteğin güçlendirilmesi, Sürece dahil ülkelerin bazı topluluk programlarına katılımı ve mali yardımın 2004-2006 arasındaki dönemde 200 milyon Euro artırılması kararlaştırılmıştır. Böylelikle, 2000-2007 arasında Batı Balkan ülkelerine verilecek mali yardım 5 milyar Euro’yu bulacaktır. İtalya’nın dönem başkanlığı sırasında da AB’nin Balkanlar’a yaptığı vurgunun devam etmesi beklenmektedir.
Türkiye, Balkanlardaki işbirliğinin bölgede istikrar ve gönenci artıracağına ve bölge ülkelerinin Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşme hedeflerine katkı sağlayacağına inanmaktadır.