Dörtyolda milyonlarca yıllık mağara

    Dörtyol ilçesine bağlı Sincan Köyü’nde 5 yıl önce bulunan ve köylülerin Kocaarı adını verdiği mağaranın 120 milyon yıllık olduğu sanılıyor. MKÜ(Mustafa Kemal Üniversitesi) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Merih Erek, mağara içindeki sarkıt ve dikitlere dayanarak tahminde bulunduklarını ancak, jeolojik açıdan kesin yaş tesbitinin mağaradan alınacak kesitlerin incelenmesi ile ortaya çıkabileceğini söyledi.

    Genişliği ve derinliği sarkıt ve dikitlere göre değişkenlik gösteren mağaranın şimdilik sadece yaklaşık 300 metrelik bölümüne girilebiliyor. Ancak, çökme ya da yerkabuğunun yükselmesiyle daralan küçük alanların arasından görünebilen mağaranın daha uzun olduğu belirtiliyor.

    Yörenin tanıtımı için seferberlik ilan etmeye hazırlanan Payas Belediye Başkanı Bekir Altan ve Sincan Köyü Muhtarı Mahir Yalçın ile mağarada inceleme yapan MKÜ Fen -Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünden Doç. Dr. Merih Erek sarkıt ve dikitlerin birleşmesine dayanarak, mağaranın 120 milyon yıllık olduğunun tahmin edildiğini söyledi. Doç. Dr.Erek mağaranın Akdeniz’deki tipik özellikleri taşıdığını belirterek, “Sarkıt ve dikitlerin oluşumu için milyonlarca yıl gerekiyor. İkisinin buluşması da çok milyon yıllık bir süreci gerektirir. Ama, bizim belirttiğimiz süreç bir tahmini oluşturmaktadır ve jeolojik yaş tespiti için sarkıt ve dikitlerden alınacak kesitlerin incelenmesi gerekir. Mağarada suyla oluşan sarkıt ve dikitlerin 3 metre yüksekliğe ulaşan buluşması dahi çok milyon yıllık bir sürecin geçtiğini gösteriyor.

    Çünkü, bu suyla oluşan bir süreçtir ve biz bunun Crtecfea olarak adlandırılan bir jeolojik dönemi kapsadığını, belki o dönemden dahi eski olabileceğini tahmin ediyoruz. Mağaranın MKÜ’nün bilimsel araştırma kapsamına alınması için çalışma başlatacağız. Ancak, bunun için MKÜ’nün bilimsel araştırma komisyonunun projeyi kabul etmesi ve Kültür Bakanlığı’nın onayı ile bu bölgenin sit alanı olarak korunması gerekir. Bu süreç bu sene için geçti. Ancak, önümüzdeki yıl için çalışacağız. Bölgenin özelliğinin ciddi anlamda korunması, doğallığının da bozulmaması gerekir” dedi.

    Köylüler tarafından bulunan mağaranın zaman zaman vatandaşlarca kullanıldığını ifade eden Sincan Köyü Muhtarı Mahir Yalçın, yöreyi turizme kazandırılarak, yerel ekonomiyi canlandırmayı hedeflediklerini belirtti.

    200 yıllık geçmişi bulunan Sincan Köyü’nün göç vermeyip sanayi tesislerine yakın olması nedeniyle göç aldığını belirten Yalçın şöyle devam etti: “Köyün ağırlıklı geçim kaynağı sanayi işçiliği. Ama küçük çaplı hayvancılık ile halkın kendisine yetecek kadar tarımla da uğraşı var.

    Köy sakinleri hazineye ait ormandan ıhlamur toplayarak da gelir elde etmeye çalışıyor. Hedefimiz; yöremizin tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerini tanıtarak, iç ve dış turizmi bölgeye çekmek. Bölgemizde mağara ve yayla turizminin canlandırılabileceğini düşünüyoruz. Çünkü 120 milyon yıllık Kocaarı Mağarası’nın yanısıra civarda çok sayıda girilmeyen mağaralar da bulunuyor. Bölgemiz bir mağara cennetidir. Turizmi hedeflerken bölgenin kültürel ve doğal güzelliklerinin zarar görmesinin önlenmesi için planlamanın yapılmasını da istiyoruz.”

    Payas Belediye Başkanı Bekir Altan mağarayla ilgili olarak şu bilgileri verdi.

    ÒYöremiz, bir çok açıdan özel bir yer. Doğa ve kültür içiçe. Dağ ve deniz turizmi birarada. Dolayısıyla varolan değerleri korumak, tanıtmak amacındayız.

    Mağaraya girilirken dikkatli olunmasını istiyoruz. Çünkü, mağaranın 120 milyon yıllık olduğu sanılıyor. Sarkıt ve dikitlerin buluştuğu yerler kadar, yeni oluşan sarkıt ve dikitler de mevcut. Bunlara zarar verilmemesi gerekiyor.”

    Öte yandan WWF Türkiye ile Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Amanos Dağı’ndaki yaylaların planlanmasına yönelik çalışma yapıyor. Üç kişilik bir ekip, İskenderun, Belen, Dörtyol, Erzin ve Hassa’nın yaylalarında inceleme yapıp, sivil insiyatiflerle görüşerek, projeye yönelik altyapı çalışması başlattı.

    WWF Türkiye Önemli Orman Alanları Proje sorumlusu Yıldıray Lise, Amanos Dağı’nın jeolojik özelliğinin yanı sıra endemik bitki türleri, kuşlar ve memeliler açısından özel bir öneme sahip olduğunu, bakir olmasının bu önemini arttırdığını belirtti.

    Yıldıray Lise, “Bölgenin korunarak, gelecek nesillere aktarılması gerektiğini düşünüyoruz. Yöreye ilişkin büyük bir proje geliştirilebilinir ve bakanlığın yanı sıra uluslararası fonlardan da destek alınabilir. Bizler de istenildiğinde bilgilerimizle katkı sunabiliriz” dedi.

    ¥ SES (İskenderun) Sayı: 3930