Lozan Antlaşması’nın 80. yılı

    Bu yıl, 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nın 80. yıldönümü kutlanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu belgelerinden biri olan Antlaşma, Türk tarihi açısından bir dönüm noktası niteliği taşımaktadır.

    I. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf devletlerince Osmanlı Devleti’ne imzalatılan Sevr Antlaşması neredeyse devleti haritadan silmiş ve egemenliğini ciddi biçimde sınırlayan hükümlere yer vermiştir.

    Bu idam fermanına karşı koyarak Atatürk önderliğinde Milli Mücadele’ye başlayan Türk ulusu savaş meydanında büyük bir zafer kazanmış ve bunu Lozan’la siyasi ve hukuki alanda tescil etmiştir.

    Lozan barış görüşmeleri 8 ay sürmüş ve Türk tarafının kayıtsız şartsız bağımsızlık talebi nedeniyle çetin geçmiştir. Görüşmelerde Türkiye’yi temsil eden İsmet Paşa başkanlığındaki heyetin bu başarıdaki rolü büyüktür.

    Lozan Antlaşması, pek çok yönden önem taşımaktadır. Öncelikle, Türkiye’nin bağımsız ve eşit bir devlet olarak uluslararası topluma kabul edilmesi sağlanmıştır. Lozan’la Misak-ı Milli hedeflerine çok büyük ölçüde ulaşılmıştır. Lozan Konferansı sırasında kapitülasyon olarak nitelenen ve ülkenin iç işlerine karışma yetkisi veren ayrıcalıklar uzun süre tartışılmıştır. Sonuçta kapitülasyonların kaldırılması ve Osmanlı borçlarının ödenmesinin makul bir takvime bağlanması kararlaştırılmıştır. Antlaşma, bu açıdan bir ekonomik bağımsızlık belgesi olma özelliğine de sahiptir.

    Ayrıca, Lozan, yaklaşık yüzyıldır devam eden Türk-Yunan çatışmasını sona erdirerek, ulaşılan barışla iki ülke arasında bir denge oluşturması bakımından da önem taşımaktadır.

    I. Dünya Savaşı sonunda galip güçlerce dikte ettirilen ve ağır şartlara sahip barış antlaşmaları II. Dünya Savaşı’na zemin hazırlarken, Lozan’da karşılıklı pazarlıkla barışın güvencesini oluşturan bir düzenleme yapılmıştır. Bu nedenle, Savaş’ı bitiren antlaşmalar içinde halen uygulanan sadece Lozan’dır. Tabiatıyla, bunda Türkiye’nin Atatürk’ün belirlediği “Yurt’ta, Sulh, Cihan’da Sulh” ilkesine sadık kalması ve Lozan Antlaşması’nın hükümlerinin uygulanmasında da bu ilkeyi gözetmesinin rolü büyüktür.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri, Lozan Antlaşması’nda da yer almıştır. Buna göre, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütün oluşturan Türkiye’de yaşayan ve Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşit ve aynı haklara sahip Türk ulusunu oluşturmaktadır.

    Bu yıl, 80. Yıldönüm kutlama etkinlikleri çerçevesinde, 6 Ekim 2003 günü, önemli akademisyenlerin katılımıyla “2002 Penceresinden Lozan Sempozyumu” ve aynı akşam Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca bir konser düzenlenecektir. Bu yıl içinde ayrıca, değerli bilim adamlarının katkılarıyla hazırlanan “Yaşayan Lozan” isimli kitabın basımı tamamlanacak ve İnönü Vakfı tarafından sağlanan koleksiyon çerçevesinde bir sergi açılacaktır.

    Lozan Antlaşması, dönemin yöneticilerinin ileri görüşlülüğü ve Türk dış polikasının istikrarlı seyri sayesinde hala ayaktadır. Ülkemizin uluslararası camianın saygın bir üyesi olmasının temellerini atan bu Antlaşma, bundan sonra da, Türk ulusuna çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak yolunda ilham kaynağı olmaya devam edecektir.