Balkanlar

    Türkiye, Balkan ülkeleriyle ilişkilerine her zaman özel önem vermiştir. Aramızdaki tarihsel ve kültürel bağlar ve iyi komşuluk ilişkileri, Avrupa-Atlantik kurumları içerisinde yerlerini almış veya almakta olan tüm Güneydoğu Avrupa ülkeleriyle mevcut yakın ilişkilerimizin her alanda geliştirilmesine imkan sağlamaktadır. Balkan ülkeleriyle arasında mevcut olan bu bağlar nedeniyle Türkiye, bölgeyi etkileyen tüm gelişmelerle yakından ilgilenmiştir. Aynı zamanda bir Balkan ülkesi olan ülkemiz, bölgede barış ve istikrarın sağlanması için her zaman yoğun çaba sarfetmiştir. Bunalımların barışçı yollardan aşılması yolunda diplomatik, siyasi ve ekonomik çabalarımızın yanında barışı koruma faaliyetlerinde de etkili rol oynanmaya devam edilmektedir. Bu çerçevede Türkiye, Bosna-Hersek’te savaş yaralarının sarılması ve kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunan NATO SFOR Gücü’ne halihazırda 454 kişilik bir taburla katılmaktadır. Öte yandan, Kosova’daki NATO KFOR Gücü’nde 736, Makedonya’daki AB Concordia Harekatı’nda ise 12 Türk askeri yer almaktadır. Türkiye, geçirmekte oldukları değişim süreci içindeki Balkan ülkelerinin, demokratik kurumların yerleştirilmesi, pazar ekonomisine geçiş ve sonuçta Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşme hedefini desteklemektedir. Ülkemiz, Güneydoğu Avrupa Savunma Bakanları Süreci (SEDM) Koordinasyon Komitesi ile sözkonusu süreç çerçevesinde kurulan Güneydoğu Avrupa Çokuluslu Barış Gücü (MPFSEE) Siyasi-Askeri Yönlendirme Komitesi Başkanlıkları’nı 25 Temmuz 2003 tarihinde Romanya’dan devralmıştır. İki yıl sürecek dönem başkanlığımız süresince gerekli koordinasyonu sağlamak üzere Büyükelçi Uğur Ergun başkanlığında faaliyet gösterecek bir sekreterya oluşturulmuştur. Bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlanması, üye sayısının arttırılması, Güneydoğu Avrupa Çokuluslu Barış Gücü Tugayı’nın konuşlandırılabilme amacıyla hazır hale getirilmesi, terörizmle mücadele konusunda üye ülkeler arasında işbirliğinin arttırılması, Avrupa-Atlantik alanındaki uluslararası örgütlerle ilişkilerin geliştirilmesi, Türkiye dönem başkanlığının temel öncelikleri arasındadır. Türkiye, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması ve işbirliğinin arttırılması amacıyla, Balkan ülkeleriyle ikili ve çok taraflı düzeydeki ilişkilerini geliştirmeye önümüzdeki dönemde de devam edecektir. Balkanlar’da gelecek için iyimserlik telkin eden gelişmelerin yaşandığı bu dönemde eski Yugoslavya’daki savaş suçlularının tümünün yakalanması ve mahkeme önüne çıkarılması konusunda istenen noktaya halen gelinememiş olması üzücüdür. Soykırım suçundan yargılanmak üzere Lahey Eski Yugoslavya Savaş Suçluları Mahkemesi önüne çıkarılmaları gereken Radovan Karadzic ve Ratko Mladic henüz yakalanamamıştır. NATO SFOR kuvvetine bağlı Amerikan ve İtalyan barış gücü askerlerinin 26 Ağustos günü aranan savaş suçlusu Karadzic’in kızının evine yaptığı baskın da sonuçsuz kalmıştır. Ülkemiz, Yugoslavya’nın dağılma sürecinde yaşanan çeşitli savaşlarda insanlığa karşı suç işleyenlerin biran önce yakalanıp, uluslararası yargı önüne çıkarılmaları gereğini vurgulamakta ve uluslararası toplumun bu yöndeki beklentisine katılmaktadır.