Bağdat’taki Büyükelçiliğimizi hedef alan terörist saldırı

    14 Ekim 2003 tarihinde Bağdat’taki Büyükelçiliğimize karşı bir intihar saldırısı gerçekleştirilmiştir. Büyükelçiliğimize yaklaşan patlayıcı yüklü bir aracın infilak etmesi şeklinde gerçekleşen saldırı sonucunda eylemi yapan kişi hayatını kaybetmiş, iki Iraklı polis ile bir Büyükelçilik çalışanı yaralanmıştır. Olay üzerine Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Bağdat Büyükelçiliğimize yöneltilen bu terörist saldırı şiddetle kınanmıştır. 10. İslam Konferansı Örgütü Zirvesi’ne katılmak üzere Malezya’da bulunan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de saldırıyı kınayan açıklamasında, bu saldırının, Irak’ın güvenlik ve istikrara kavuşması için uluslararası camianın katkıda bulunması gereğini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulamıştır. Büyükelçiliğimize karşı gerçekleştirilen terörist eylem, birçok ülkenin yanında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından da kınanmıştır. Irak Geçici Hükümet Konseyi Başkanı İyad Allavi ise, saldırıyı terörist bir eylem olarak niteleyerek, sorumluların bulunması için tüm imkanların seferber edileceğini belirtmiştir. Büyükelçiliğimize yönelik saldırı, son dönemde Irak’ta Birleşmiş Milletler binasına ve Ürdün Büyükelçiliği’ne karşı girişilen terörist eylemlerin devamı niteliğinde görülmektedir. Tüm bu saldırılar, Irak’taki güvenlik sorununun ciddiyetini ortaya koymuş ve uluslararası toplumun tüm üyelerinin Irak’ta istikrar ve güvenliğin sağlanmasına ve terörizmle mücadeleye daha fazla katkıda bulunması gerektiğini kanıtlamıştır. Irak’ta istikrarın tesisi ve insani yardım faaliyetlerinin etkinlikle sürdürülmesi, ülkede güven ortamının sağlanmasından geçmektedir. En temel insan hakkı olan yaşam hakkını ihlal eden terörizmle etkin mücedele, mutlak surette uluslararası dayanışma gerektirmektedir. Uzun yıllar boyunca terörizm karşısında onbinlerce vatandaşını yitiren ve çok büyük maddi ve manevi zarara uğrayan Türkiye, terörizmle mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini sürekli vurgulaya gelmiş ve bu yönde uluslararası topluma çağrıda bulunmuştur. Son olarak Büyükelçiliğimize karşı gerçekleştirilen saldırı da, Türkiye’nin bu çağrısının haklılığını bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye, bu mücadelede bir taraftan kendi çabalarını kesintisiz sürdürürken, diğer taraftan uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesine katkıda bulunma azmindedir. Türkiye, bu elim olayın uluslararası toplumu Irak’ta huzur ve istikrarın biran önce sağlanması yönündeki ortak çabalarında güçbirliği yapmaya sevkedeceğini ümid etmektedir. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Irak hakkında oybirliğiyle kabul ettiği 1511 sayılı karar önemli bir adım teşkil etmektedir. Kararda, Büyükelçiliğimizi hedef alan saldırı da dahil olmak üzere Irak’ta gerçekleştirilen tüm terörist eylemler kınanmıştır. Bunun yanında, Türkiye’nin başından beri savuna geldiği Irak’ın egemenlik ve toprak bütünlüğü ile Irak halkının kendi siyasi geleceğini özgürce belirleme ve kendi doğal kaynakları üzerindeki denetim hakkı teyid edilmekte; Iraklıların kendi kendilerini yönetecekleri günün biran önce gelmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Irak’ta güvenlik ve istikrarın korunmasına katkıda bulunacak gerekli tüm tedbirleri almak üzere çok uluslu bir gücün kurulmasına yetki verilmekte ve üye ülkelere bu güce katkıda bulunma çağrısı yapılmaktadır. Ayrıca, BM üyesi ülkeler ile uluslararası ve bölgesel örgütler, Irak’ın yeniden yapılandırılmasında rol oynamaya davet edilmektedir. Türkiye Güvenlik Konseyi’nin bu kararını memnuniyetle karşılamakta ve Irak’ın barış, istikrar ve gönence kavuşması yolunda yeni bir aşama olarak değerlendirmektedir.Savaşın sona erdiği tarihten itibaren Irak halkına yardımcı olmak üzere yoğun bir çaba içine giren Türkiye, 1511 sayılı karar doğrultusunda üzerine düşen görevleri iyi niyetle ve tam bir şeffaflık içerisinde kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir.