40 yılı aşkın bir süredir devam eden Kıbrıs sorunu son dönemde diplomatik planda yaşanan gelişmeler sonucu Ada’da adil ve kalıcı bir düzen kurulmasına yönelik umut verici bir çözüm yoluna girmiş bulunmaktadır. Ülkemizin aldığı diplomatik inisiyatif sonucu 19 Şubat 2004 tarihinde Ada’da tekrar başlayan müzakerelerde taraflar Annan Planı’nda yapılmasını istedikleri değişiklikleri masaya getirmiş, ancak 22 Mart 2004 tarihine kadar süren görüşmelerde anlaşma sağlanamamıştır. Öngörülen takvim uyarınca müzekerelere bu defa Türkiye ve Yunanistan’ın da katılımıyla 24-31 Mart 2004 tarihleri arasında İsviçre’nin Burgenstock kasabasında yoğun bir şekilde devam edilmiştir. Genel Sekreter Annan’ın taraflara Plan’ın son halini sunmasıyla birlikte müzakere süreci resmen sona ermiştir. 24 Nisan 2004’te Ada’nın her iki kesiminde eş zamanlı ve ayrı olarak referandum yapılacak ve Plan hakkındaki son karar Kıbrıs’taki iki halkın egemen iradesine bağlı olacaktır. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin müşterek arzu ve hedefini oluşturan Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulunması yönünde samimiyetle çaba gösteren Türk tarafı, son olarak Burgenstock’ta gerçekleştirilen dörtlü görüşmelerde bu konudaki iyi niyetini ve siyasi iradesini bir kere daha ortaya koymuştur. Başbakanımızın belirttiği üzere, Türkiye müzakerelerde kazan-kazan anlayışıyla olumlu bir neticenin çıkması hedefi doğrultusunda hareket etmiş ve bu yaklaşımla müzakerelere yapıcı katkıda bulunmuştur. Başbakanımız ayrıca, Türkiye’nin, Annan’ın öngördüğü işbirliği ve takvim çerçevesinde Anlaşma’dan doğan sorumluluklarını yerine getirmeye hazır olduğunu ifade etmiş ve Burgenstock’ta başlatılan barış yolunu beraber yürümek ve gereken adımları birlikte atmak konusunda Yunan ulusu ve Kıbrıslı Rumlara çağrıda bulunmuştur. Türkiye’nin sergilemiş olduğu bu yapıcı ve kararlı tutum uluslararası toplum tarafından da takdirle karşılanmıştır. AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Günther Verheugen, Türkiye’nin müzakerelerde çok yapıcı bir rol oynadığını belirtmiştir. ABD Dışişleri Bakanı Powell, son Plan’ın her iki taraf için de adil olduğunu ve ABD’nin bu Plan’ın tam uygulanması için elinden gelen desteği sağlamayı taahhüt ettiğini ifade etmiştir. Türkiye, Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözüm istemektedir. BM Genel Sekreteri’nin iyi niyet misyonu çerçevesinde Plan’ın nihai şekliyle Kıbrıs’ta eş zamanlı olarak ayrı referandumlara sunulması hususunda ulaşılmış olan mutabakatı bu yönde atılmış olumlu bir adım olarak değerlendirmektedir. Türkiye, anavatan ve garantör ülke sıfatıyla, her zaman olduğu gibi Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarının takipçisi olmaya önümüzdeki dönemde de devam edecektir.