Orta Doğu’da şiddet sarmalı

    Orta Doğu’da son dönemde tırmanışa geçen şiddet sarmalı bölgede barış umutlarına gölge düşürmeye devam etmektedir. İsrail tarafından 22 Mart 2004 tarihinde Gazze’de düzenlenen operasyon sonucunda hayatını kaybeden Hamas’ın dini lideri Şeyh Ahmet Yasin’in ardından Hamas’ın liderliğini üstlenen Abdülaziz Rantisi de, İsrail güvenlik güçlerince 17 Nisan 2004 tarihinde Gazze’de düzenlenen suikast saldırısının hedefi olmuştur. Bölgede büyük infial yaratan sözkonusu hukuk dışı suikast eylemleri Dışişleri Bakanlığımız tarafından 18 Nisan günü yapılan açıklamayla kınanmıştır. İsrailliler ile Filistinliler arasından süren ve özellikle son üç yıldır büyük can ve mal kaybına yol açan terör ve şiddet eylemleri, her iki tarafta da büyük acılar yaşamasına neden olmuştur. Bu eylemler bölgede arzulanan ve tarafların çıkarlarına hizmet edecek barış, istikrar ve güven ortamının tesisini güçleştirmektedir. İsrail’in terörle mücadelesinde aşırı güç kullanımına ve bu tür suikast operasyonlarına başvurmasının, İsrail’in güvenliğini sağlayamayacağı, aksine şiddet sarmalını daha da tırmandıracağı düşünülmektedir. Bu nitelikteki eylemler, amaçlanan huzur ve barış ortamına hizmet etmek yerine, bölgedeki çatışmayı daha da içinden çıkılmaz hale getirmektedir. Aynı şekilde, İsrail’de önemli can ve mal kayıplarına yol açan sivillere yönelik intihar saldırılarını da kınayan Türkiye, bu tür eylemlerin İsrail ve Filistin halklarının kendi devlet çatıları altında güvenlik içinde yanyana yaşamalarını sağlayacak nihai bir barışa ulaşılması önünde önemli bir engel teşkil ettiğini düşünmektedir. Yıllardır süregelen ihtilafın çözümü için, tarafların, bu amaca yönelik olarak hazırlanan Yol Haritası çerçevesinde, nihai çözümü ilgilendiren bütün konuları ele almak üzere bir an önce müzakere masasına dönmelerinin dışında bir seçenek bulunmamaktadır. Taraflar bundan başka çıkar yol olmadığının bilinciyle hareket etmelidirler. Orta Doğu bölgesindeki gelişmeler Türkiye’yi doğrudan etkilemekte olup, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması dış politika önceliklerimizin başında gelmektedir. Bu nedenle, uluslararası toplumun bölgede artan şiddet olaylarına ilişkin kaygıları, Türkiye tarafından da paylaşılmaktadır. Türkiye taraflardan bölgenin içinde bulunduğu ağır ortamı daha da derinleştirecek ve barış vizyonunu gündemden düşürecek adımlardan kaçınmalarını beklemektedir. Terörün her türlüsüne ve orantısız güç kullanımına karşı olan Türkiye, İsrailli ve Filistinli yetkilerin teenni ve sağduyu ile hareket etmelerini ve şiddetin son bulması için gerekli tedbirleri almalarını temenni etmektedir. Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararları ve Yol Haritası çerçevesinde, toprak karşılığı barış ilkesi temelinde Orta Doğu’da kalıcı ve adil bir barışın tesisine büyük önem vermektedir. Ayrıca, her iki tarafın da güvenine sahip bir ülke olarak, muhtelif kereler açıkladığı üzere, barış yolunda atılan her adımı kuvvetle desteklemekte olup, bu yönde elinden gelen katkıyı yapmaya hazırdır.