Muğla kıyılarında 38 Mavi Bayrak dalgalanacak

    Hüseyin ATILGAN 2004 yılında Muğla’da Mavi Bayrak asmaya hak kazanan plaj ve marinalar açıklandı. Türkiye Çevre Eğitim Vakfı ve Kültür Turizm İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen toplantıda Mavi Bayrak sezonu ve sezon boyunca dikkat edilecek konular değerlendirildi. 1124 km’lik Muğla sahil şeridinde bu yıl 34’ü plajlarda 4’ü de marinalarda olmak üzere toplam 38 Mavi Bayrak dalgalanacak. Avrupa Çevre Eğitim Vakfı’nca verilen ve bulunduğu yerde deniz suyunun temizliği ile yöre halkının gerekli çevre bilincine ulaşmasının göstergesi sayılan ve uluslararası kalite ile kıyı güvenliğinin de simgesi olan Mavi Bayrak, verildiği yerde ancak 1 yıl asılı kalabiliyor. Yapılan denetimler sonucu şartlarını koruyan yerlere tekrar Mavi Bayrak hakkı veriliyor. Şartları yerine getirmeyen plaj ve marinalarda ise bayrak geri alınıyor. Mavi Bayrak sezonunun açılması nedeniyle Türkiye Çevre Eğitim Vakfı ve Kültür Turizm İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen toplantıya Muğla Valisi Hüseyin Aksoy, kıyı şeridinde bulunan ilçelerin kaymakamları ve belediye başkanları, Çevre Eğitim Vakfı Başkanı Erol Güngör, TÜRSAB Bodrum Bölge Temsilcisi Cenk Sezgin, turizmciler ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldılar. Toplantıda konuşan Muğla Valisi Hüseyin Aksoy, Mavi Bayrağın temizlik ve güvenlik sembolü olduğunu belirterek; “Bu bütün dünyaca kabul edilmiş bir uygulama. Mavi Bayrak sayısını her yıl daha yukarı rakamlara çıkarmak durumundayız. Önümüzdeki yıl Mavi Bayraklarımızın 50’li rakamlara ulaşacağını umuyorum. Çünkü böyle bir potansiyelimiz var ve gayretlerimizle bunu başarabiliriz. Toplantının bu doğrultuda faydalı olacağına inanıyorum” dedi. İl Kültür-Turizm Müdürü Erdem Uyanık yaptığı konuşmada, turizm alanında rekabet halinde olduğumuz ülkelerin ve kıyı şeridi Türkiye’den az olan ülkelerin Türkiye’den daha fazla Mavi Bayrak’a sahip olduklarını söyledi. Mavi Bayrak kriterlerinin temelinin ve en önemlisinin çevre olduğunun altını çizen Uyanık, “1992 yılında ülkemizde sadece 9 Mavi Bayrak vardı. Bu rakam 2004 yılında 163’e çıktı. Önce Mavi Bayrağın ne olduğu konusunda bilinçlenmemiz ve bu kriterlerin temeli olan çevre bilincinin eğitimini vermemiz lazım. Kurum olarak bunun üzerinde önemle duruyoruz” diye konuştu. Mavi Bayrak kriterleri hakkında teknik bilgiler veren Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Başkanı Erol Güngör, “Bu yıl uygulamada bir değişiklik yapıldı. Önceki yıllarda Mavi Bayrak verildikten sonra denetimler sürdürülüyordu. Bu yıl başlanan uygulama ile önce denetimler yapılıyor ve görülen eksiklikler tespit ediliyor. Daha sonraki denetimde giderilmişse bayrak veriliyor. Ülke genelinde 151 plaj ve 12 marinaya Mavi Bayrak verildi. Bunlardan 38 tanesi Muğla’da. 2005 yılından itibaren ise arıtma tesisi bulunmayan beldelere bütün şartlar yerine getirilse bile Mavi Bayrak verilmeyecek” dedi. Muğla’da 2004 yılı Mavi Bayrak Ödüllü plajları şunlar: Marmaris’te; Belediye önü plajı-Poseidon Oteli önü plajı-İçmeler Pamucak halk plajı- Agua Otel önü plajı-Munamar Otel önü plajı-Green Platan Otel önü plajı- Turunç halk plajı-Turunç Otel önü plajı Bodrum’da; İsis Otel önü-WOW Bodrum Resort Otel önü-Milta Tatil Köyü önü-Torba Club Voyage Otel önü-Samara Otel önü-Yalıçiftliği Valtur Otel önü plajı-Sea Garden 1. koyu- Sea Garden 2. koyu-Palmiye Tatil Köyü önü plajı-WOW Beach Otel önü plajı-Club Belizia Otel önü plajı-Bitez Aktur halk plajı-Yalı halk plajı-Ortakent-Yahşi OY-DER halk plajı, Turgutreis Club Armonia Otel önü plajı, Turgutreis Halk Plajı- Kadıkalesi Otel önü halk plajı-Yalıkavak- Gümüşkaya Kooperatifi Önü halk plajı- Gündoğan halk plajı- Göltürkbükü Club Voyage Otel önü halk plajı. Datça’da: Aktur Tatil Sitesi plajı-Aktur Kamping plajı-Karaincir plajı-Hastane Altı plajı-Gebekum Sorf plajı-Periliköşk plajı. Marinalar ise, Marmaris Martı Marina, Bodrum-Doğuş Turgutreis Marina-Milta Marina, Fethiye-Ece Marina olarak belirlendi. • DEVRİM (Muğla) Sayı: 13968 Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı Darende evlerini turizme kazandırmaya çalışıyor Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Yönetim Kurul Başkanlığını yapan Prof. Dr. Metin Sözen kaybolmaya yüz tutan Darende evlerinin kurtarılması için el birliği ile herkesin çaba göstermesi gerektiğini söyledi. Metin Sözen, Darende’de yaptığı incelemelerde geçmişten günümüze kalan önemli miraslar arasında yer alan tarihi evlerin kurtarılması için, konunun üzerinde önemle durulması gerektiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Metin Sözen, “Bu topraklarda doğup büyüyen birisi olarak Darende evlerini harap bir durumda görmek beni çok üzüyor. Türkiye’nin dört bir yanında tarihi dokuları korumak, harap olanları onararak yeniden topluma kazandırmak için çalışmalar sergiliyoruz. Uzman ekiplerimiz evler, yapıtlar, sokaklar ve alanlar üzerinde proje çalışmaları yapıyor. Darende için de daha fazla vakit geçirmeden harekete geçilmesi gerektiğine inanıyorum. Daha önceden çalışmalar yaptığımız ve projeleri üzerinde önemle durduğumuz Malatya’daki eserlerin yanı sıra Balaban’ı tümüyle kurtarmak ve Darende’de ayakta kalan eserleri de yeniden topluma kazandırmak bu bölgedeki çalışmalarımız arasında yerini almakta. Bunlara ilaveten son günlerde Sivas ve ilçelerini kapsayan tarihi eserlerin yer aldığı bölgeler üzerinde projeler geliştiriyoruz. Malatya ve Sivas birlikte ele alınarak, Divriği, Gürün, Darende ve Balaban’ın da içerisinde yer aldığı bir güzergahı tümüyle işleyerek buradaki değerlerimizi yeniden topluma kazandırmalıyız. Buradaki tarihi eserler yokolmaktan kurtarılırken aynı zamanda turizme de kazandırılmış olacaktır. İnsanlar bir kenti gezmeye gittiğinde o yerin önemli eserleri ve güzelliklerini görmek isterler. Yıkık, harap ve kaybolmaya yüz tutan virane bir eser kimsenin dikkatini çekmez. Öyleyse hem geçmişte yaşayan büyüklerimizden kalan mirasa sahip çıkmak hem de yöresel tema ve özelliklerle bu tür tarihi yerleri kurtararak toplumun, turizmin hizmetine sunmak faydalı bir çalışma olacaktır. Türkiye’ye ve dünyaya örnek olan Anadolu kültür mirası için kentte yaşayan herkes çalışmalı. Darende eser yönünden oldukça zengin bir potansiyele sahip. İlçenin Eskişehir mevkiindeki tarihi doku, Zengibar, Somuncu Baba ve şehrin diğer yerlerini şöyle bir gözden geçirecek olursanız bir çok eserle karşılaşırsınız. İsmini saydığımız eserlerden bir kaçı kurtarılırken, maalesef bazıları hala harap vaziyettedir. İnanç turizminin önemli odak noktaları arasında yer alan Somuncu Baba Külliyesi yapılan onarımla mükemmel bir hal alarak kentin gözbebeği olmuştur. Umarım şehirdeki diğer yerler de vatandaşların ve yerel yönetimin el ele vermesiyle daha güzel mekanlar haline dönüşür. Son yıllarda turizm yönünden oldukça gelişen Darende’de eldeki değerler iyi bir şekilde kullanılarak daha fazla turistin gelmesi sağlanabilir. Yapılaşmalar devam ederken tarihi dokuların yakınına çirkin, yakışmayacak biçimde malzemelerle inşa edilmiş binaların dikildiğini görüyoruz. Bunlar çok yanlış şeyler. Özellikle belediyenin yapılaşma konusunda daha fazla hassasiyet göstererek bu tür yanlış uygulamalara izin vermemesi lazım. Bu eserleri kaybettiğimizde bir daha ele geçiremeyiz. O nedenle kaybetmeden harekete geçerek kurtarmak için ne gerekiyorsa yapmamız lazım diye düşünüyorum. Şahsen bir Darende evladı olarak hizmet etmeye ve gereken desteği sağlama konusunda elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım. Ancak daha öncede belirttiğim gibi bu işe herkes sahip çıkmalı, yerel yönetimler iyi bir organizasyonla konuları takip etmeli, eserlerin kurtarılması için gereken çaba gösterilmeli, yoksa her geçen gün daha fazla kayıp içerisinde oluruz” dedi. • DARENDE HABER Sayı: 62