Anayasamızda yapılan son değişiklikler ve Kopenhag Siyasi Kriterleri’ne uyum sağlanmasında somut adımlar

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkındaki 5170 Sayılı Kanun, 7 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda oylanarak kabul edilmiş, Anayasamızın 175. Maddesi gereğince Cumhurbaşkanımızın onayına sunulmuştur. 2001 Ekim ayında gerçekleştirilen kapsamlı Anayasa değişikliği ve bunu izleyen dönemde yasallaşan yedi reform paketinin ardından kabul edilen bu son değişiklikler, ülkemizin AB’ye uyum süreci çerçevesinde son yıllarda atılan en önemli adımlardan birini oluşturmuştur. Sözkonusu Anayasa değişikliklerini içeren Kanun’un TBMM’de oylamaya katılan 471 milletvekilinin 457’sinin olumlu oyuyla kabul edilmiş olması, ülkemizin AB üyeliği konusundaki siyasi iradesinin ve kararlılığının güçlü bir göstergesini temsil etmektedir. 10 maddelik Anayasa değişikliği paketinin kabulüyle Anayasamızın ilgili maddelerindeki ölüm cezasının infazına ilişkin ibareler çıkarılmış, 38. Madde’ye ölüm cezası ve genel müdasedere cezasının verilemeyeceği hükmü dercedilmiştir. Böylelikle, Kanun’un onaylanmasıyla ölüm cezası her türlü halde Anayasamız ve ilgili yasalarımızdan kaldırılmış olacaktır. Yapılan değişikliklerle ayrıca, Devlet Güvenlik Mahkemeleri tümüyle kaldırılmakta, Yüksek Öğretim Kurulu’na MGK tarafından bir üye seçilmesi uygulamasına son verilmekte ve Silahlı Kuvvetler’e ait devlet mallarının hesaplarının denetlenmesinde şeffaflık sağlanmaktadır. Diğer taraftan, “usulüne göre yürürlüğe konulmuş, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı” hükmünün Anayasamıza dercedilmesiyle, temel hak ve özgürlükler alanında taraf olunan uluslararası anlaşmalar ulusal yasalarımızın önüne geçmektedir. Ayrıca, bu son değişiklik paketiyle Anayasamıza, kadın erkek eşitliğini güvence altına alan ve basın özgürlüğünü daha da güçlendirilecek hükümler eklenmektedir. Keza ülkemizin Uluslar-arası Ceza Mahkemesi’ne taraf olmasına imkan tanıyacak bazı gerekli düzenlemeler Anayasamıza yansıtılmaktadır. Anayasa değişikliklerinin TBMM tarafından kabulünün ardından AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Günther Verheugen yaptığı açıklamada, AB’nce memnuniyetle karşılanan yeni değişiklik paketinin ülkemizin siyasi reformlar konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyduğunu ve Kopenhag Siyasi Kriterleri’nin gerçekleştirilmesi yönünde önemli bir yeni adım teşkil ettiğini ifade etmiştir. Verheugen, ayrıca, son olarak gerçekleştirilen bazı reformların, Komisyon’un 2003 Türkiye İlerleme Raporu’nda ve 2003 Aralık ayında Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirgesi’nde yeralan belli başlı bazı beklentileri içeriyor oluşunun Komisyon tarafından memnuniyetle kaydedildiğini belirtmiş ve Türkiye’nin önümüzdeki dönemde Kopenhag Siyasi Kriterleri bağlamında geriye kalan hususları ele almasının ve bu reformları tam ve etkin şekilde uygulamasının önemini vurgulamıştır. Meclisi, iktidar ve muhalefeti, sivil toplumu ve halkının tüm kesimleriyle birlikte her alanda AB standartlarını yakalamak konusunda tam bir fikirbirliği içerisinde olan ülkemiz, kararlılık içinde attığı bu somut adımların Aralık ayında düzenlenecek AB Zirvesi’nde Türkiye’yle katılım müzakerelerinin başlatılması hususundaki karar ve temel teşkil edecek olan İlerleme Raporu’na adil ve nesnel bir şekilde yansıtılmasını beklemektedir. AB adaylığımızın tescil edildiği Helsinki Zirvesi’nden bu yana ülkemizin Kopenhag Siyasi Kriterleri’ni karşılamak üzere gerçekleştirdiği reformların en son halkasını oluşturan Anayasa değişikliği paketi, ülkemizi üyelik müzakerelerinin açılması hedefine büyük ölçüde yaklaştırmıştır. Katılım Ortaklığı Belgesi ve Ulusal Program uyarınca kendisinden beklenenleri kararlılıkla yerine getiren Türkiye, müzakerelerin başlatılması hususunda AB’nin de Aralık Zirvesi’nde gerekli siyasi iradeyi sergilemesini temenni etmektedir.