Arap Ligi Zirvesi ve Büyük Orta Doğu Projesi

    Onaltıncı Olağan Arap Devletleri Ligi Zirve Toplantısı 22-23 Mayıs 2004 tarihleri arasında Tunus’ta düzenlenmiştir. Zirve’ye Arap Ligi’ne üye 22 ülkenin büyük bir çoğunluğundan en üst düzeyde katılım sağlanmıştır. Zirve sonunda Nihai Bildiri, Tunus Deklarasyonu, Arap Dünyasındaki Reform Süreci ve Modernleşme Deklarasyonu ve parafe edilen Anlaşma ve Dayanışma Paktı yayımlanmıştır. Arap Dünyasındaki Reform Süreci ve Moderleşme Deklarasyonu’nda Arap ülkelerindeki siyasal, ekonomik, sosyal kültürel ve eğitsel reform sürecinin daha da ileri götürülmesi kararlılığından hareketle, kültürel ve dini temellere dayalı olarak ve bölge halklarının isteği doğrultusunda, modernleşme ve dünyaya açılım sürecine katılımda güçbirliğine gidilmesi yönündeki arzu ifade edilmiştir. Ayrıca, her alandaki gelişim ve modernleşme hedefine yönelik olarak bir çok Arap şehri ve başkentinde kendini gösteren müspet Arap inisiyatiflerine ve bu doğrultudaki ilgili hükümet dışı örgütlere destek olunması yönünde toplumun çeşitli katmanlarına çağrıda bulunulmaktadır. Deklarasyon’da ayrıca, siyasal, ekonomik, sosyal ve eğitsel alandaki modernleşme çabalarına her ülkenin kendine özgü koşulları dikkate alınmak kaydıyla, devam edilmesinin; siyasal katılım, temsil, yasama faaliyetlerinin geliştirilmesinin, hukukun üstünlüğü, vatandaşlar arasındaki eşitlik ve adaletin sağlanmasının, toplumun sahip olması gereken özgürlüklerin garanti altına alınmasının, toplumun her kesiminin kamu hayatına özgür biçimde katılımının sağlanmasının, çocuklara ve gençliğe özel bir önem atfedilmesinin, Arap toplumunda kadının rolünün ve statüsünün yasalar çerçevesinde yükseltilip, geliştirilmesinin, Arap halklarının yaşam koşullarını yükseltecek ekonomik reformlar gerçekleştirilmesinin, global bir Arap gelişim stratejisi gerçekleştirmek amacıyla, ekonomik, sosyal ve insani alanda iyi yönetim ilkesine uygun biçimde her türlü önlemin alınmasının, fakirlik ile cehaletle mücadele, çevrenin korunması, genel sağlık koşullarının geliştirilmesinin amaçlandığı kaydedilmektedir. Arap Ligi’nin yayınladığı sözkonusu Deklarasyon, 8-10 Haziran 2004 tarihleri arasında ABD’nin Georgia eyaletinde Sea Island’da düzenlenecek olan ve Geniş Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesi konusunun da ele alınacağı G-8 Zirvesi öncesinde Arap dünyasının reform konusunda kendi inisiyatifini ortaya koyma çabası açısından önem taşımıştır. Bilindiği üzere, ABD tarafından ortaya atılan ve bu yılın başından itibaren uluslararası planda yoğun tartışması konusu olan Büyük Orta Doğu Projesi, (BOD) bu coğrafyada yer alan ülkelere yönelik siyasi, hukuki, bilgi/eğitim, ekonomi, sosyal ve güvenlik boyutlarını içeren kapsamlı bir dönüşüm stratejisi olup, bu alanlarda uzun vadeli bir transformasonu hedeflemektedir. Proje, bölgede özgürlük, demokrasi, bilgi ve kadının toplum içindeki yetkinliği alanlarında mevcut olan açığı kapatmaya yönelik bir reform ihtiyacının bulunduğuna dair inanç üzerine kurulmuş olup, bu sayede uluslararası terör ve Kitle İmha Silahlarının yayılması gibi sorunların ortadan kaldırılmasını da hedeflemektedir. Türkiye’nin çeşitli vesilelerle ortaya konmuş olan Orta Doğu vizyonu, daha hür, katılımcı, demokratik yapılar ile hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına dayanan, kadın erkek eşitliğine önem veren, kaynakların verimli kullanılmasını ve şeffaflığı sağlayacak iyi yönetişim ilkelerini gözeten uygulamaların bölgede hayata geçirilmesi anlayışına dayanmaktadır. Bu çerçevede, BOD Projesi genel hedefleri bakımından Türkiye’nin bölge için arzulandığı değişim süreciyle büyük ölçüde örtüşmektedir. Büyük Orta Doğu olarak adlandırılan çoğrafyanın bizim de paylaştığımız çağdaş ve evrensel değerlerle refah ile beşeri kalkınma düzeyinin geliştirilmesinin, bölge barış ve istikkarına katkıda bulunacağına inanılmaktadır. Ancak, bu hedeflere ulaşılmasında, ilgili bölge ülkelerinin projeye gönüllü ve aktif katılımıyla projeyi sahiplenmeleri, diğer bir deyişle, projenen asli ortakları olmaları, kilit önemi haizdir. BOD projesinin başarısı, bölge ülkeleriyle danışılarak ve her bir ülkenin kendi iç dinamikleri ve sosyal gelişme düzeyi dikkate alınarak geliştirilmesine bağlı olacaktır. Reform arzusu herşeyden önce içeriden gelmelidir. Bu bağlamda, Arap Ligi Zirvesi sonuçları bu yönde atılmış bir adımdır. Arap-İsrail ihtilafının çözümünde ilerleme kaydedilmesinin, BOD projesinin hayata geçirilmesine olumlu katkı yapacağı, keza proje kapsamında sağlanabilecek ilerlemenin de ihtilafın çözüme olumlu yansımaları olabileceği değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, reform çalışmaları sürerken barış arayışlarının da devam etmesi önem taşımaktadır.