İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları İstanbul Konferansı

    İslam Konferansı Örgütü’nün (İKÖ) İlerleme ve Küresel Uyum temalı 31. Dışişleri Bakanları Konferansı 14-16 Haziran 2004 tarihlerinde ülkemizin evsahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Konferansın açılış oturumunda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanımız, İKÖ’nün geniş temsil niteliği sayesinde üyelerinin ortak sesini ve iletilerini dünyaya yayabilecek yeterli olanağı bulduğunu; artık bu olanağı daha etkin ve sonuç alıcı biçimlerde kullanabilmenin yöntemlerini aramak ve bulmak zamanının gelmiş olduğunu belirterek, İKÖ’nün 21. yüzyılda uluslararası alanda önemli ve etkili bir siyasal güce nasıl dönüştürülebileceğinin ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanımız İKÖ üyelerinin çağı yakalayabilmek için siyasal, toplumsal ve ekonomik reformlara ivme kazandırma istençlerini net bir biçimde ortaya koymalarının yaşamsal önem taşıdığını dile getirmiştir. Konferans sırasında yapılan İKÖ Genel Sekreterliği seçimlerini ülkemiz tarafından aday gösterilen İslam Konferansı Örgütü İslam Tarihi, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Genel Direktörü Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu kazanmıştır. İhsanoğlu, İKÖ Genel Sekreterliği görevine getirilen ilk Türk vatandaşı olmuştur. Konferans’ın sonunda yayınlanan İstanbul Bildirisi’nde İslam dünyasını ilgilendiren çeşitli konulara temas edilmiştir. Bu çerçevede, diğer hususlar meyanında, Filistin halkının esenliğine, bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin acilen kurulmasına, Irak’taki işgalin sona erdirilmesine ve Iraklıların egemenliğinin tesisi sürecine, Afganistan’ın yeniden inşasına destek beyanında bunulmuştur. Bildiride ayrıca, Kıbrıslı Türklerin, Annan Planı’nı büyük bir çoğunlukla kabul etmeleri takdirle karşılanmış, 24 Nisan 2004 tarihinde yapılan referandum sonrasında beliren yeni durum ışığında İKÖ üyesi ülkelerin Kıbrıslı Türklerin maruz kaldıkları haksız izolasyona son verilmesine yönelik adımlar atmaya karar verdiği kaydedilerek, uluslararası topluma aynı yönde davranma hususunda çağrıda bulunulmuştur. Öte yandan, Konferans sırasında ayrıca kabul edilen ve KKTC’nin İKÖ nezdindeki statüsünün yükseltildiği karar, Konferans’ın en önemli kazanımlarından birini oluşturmuştur. İKÖ Dışişleri Bakanları, İKÖ çalışmalarına bugüne kadar Kıbrıs Türk Toplumu sıfatıyla gözlemci olarak katılan KKTC’nin bundan sonra Annan Planı’nda kullanılan tanımla (Kıbrıs Türk Devleti) iştirak etmesini kararlaştırmışlardır. BM’den sonra en geniş katılımlı uluslararası kuruluşların başında gelen İKÖ’nün Kıbrıslı Türklere yönelik almış olduğu bu önemli kararların, uluslararası toplum için bir emsal oluşturması temenni edilmektedir. Konferansta ele alınan bir diğer konuyu üye ülkelerdeki reform süreci oluşturmuştur. Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Konferans’ta gerçekleştirdiği konuşmada, İKÖ coğrafyasında reform ve daha iyi bir gelecek için vizyonumuzu ortaya koymuş, müşterek hedeflere yönelik ortak çabaların temelini oluşturacak ortak değerleri yinelemiştir. Dışişleri Bakanı, bu değerler arasında sıraladığı halkların siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişiminin ilerletilmesi yönündeki kararlılığın, vatandaşların eşitlik ve özgürlüklerine en güçlü şekilde sahip çıkılmasının, şeffaflık ve hesap verme sorumluluğunun, hükümetin temsili doğasının ve demokratik faaliyetlerinin genişletilmesinin, bütün vatandaşlara çağdaş eğitim sağlanmasının, sürdürülebilir ekonomik ve toplumsal kalkınmanın peşine düşülmesinin ve fakirliğin azaltılmasının önemine işaret etmiştir. Gül ayrıca, İKÖ üyelerinin birbirlerine ilerleme ve reform çabalarında yardımcı olmaları ve İKÖ’nün bu görevlere destek olmak amacıyla sekretaryasını günümüzün gelişen taleplerine uygun hale getirmek için kararlı bir çaba göstermesi gerektiğini vurgulamıştır. Üye ülkelerin siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda ilerleme ve iç kaynaklı reform çabalarında birbirlerine destek olma yönündeki kararlılıkları, İstanbul Bildirisi’ne de yansımıştır. Türkiye, 31. İKÖ Dışişleri Bakanları Konferansı’yla birlikte bir yıl süreyle Örgütün Dönem Başkanlığını üstlenmiştir. Uluslararası konjonktürle birlikte İslam dünyasının son derece kritik bir dönemden geçmekte olduğu günlerde bu görevi devralan ülkemiz, İKÖ’nün yeni Türk Genel Sekreteri’yle birlikte, Örgütün uluslararası planda daha etkin bir kurum olmasını teminen aktif bir rol üstlenmeyi amaçlamaktadır.