Afrika kıtasıyla ilişkilerimizin siyasi, ekonomik, ticari ve kültürel alanlarda çeşitlendirilmesi amacını güden Afrika’ya açılım politikamız çerçevesinde Afrika Yılı olarak belirlenen 2005 yılının başında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 1-2 Mart 2005 tarihlerinde Etyopya’ya ve 2-5 Mart 2005 tarihlerinde Güney Afrika Cumhuriyeti’ne (GAC) gerçekleştirdiği resmi ziyaretlerle anılan hamlenin ilk somut adımları atılmıştır. Anılan ülkelere Başbakan düzeyinde yapılan ilk ziyareti teşkil etmesi bakımından da önem taşıyan sözkonusu ziyaretlerin ardından bazı Kuzey Afrika ülkelerini ziyaret de gündemdedir. Başbakanımıza ziyareti sırasında bazı Hükümet üyeleri, milletvekilleri, bürokratlar, işadamları ve basın mensuplarından oluşan geniş bir heyet refakat etmiştir. Başbakanımız ziyaretinin Etyopya bölümünde, Başbakan Meles Zenawi’yle görüşmüş, ayrıca Cumhurbaşkanı Girma Wolde-Georgias tarafından kabul edilmiştir. İkili ilişkilerimizle bölgesel ve uluslararası konuların ele alındığı görüşmelerde, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinin geliştirilmesine yönelik atılabilecek adımlar üzerinde durulmuştur. Görüşmelerin ardından imzalanan Türkiye-Etyopya Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması’yla birlikte ekonomik ve ticari ilişkilerin hızla geliştirilmesi için gerekli hukuki altyapının oluşturulması amaçlanmıştır.
Başbakanımız ayrıca, Etyopya’da uygulanmaya konulan kalkınma projelerine ikili düzeyde mali ve teknik destek sağlamak amacıyla Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi’nin (TİKA) Addis Ababa’daki Program Koodinatörlüğü ofisinin açılış törenine katılmıştır. TİKA’nın Addis Ababa ofisi, Afrika kıtası ölçeğinde bir ilktir. Sözkonusu ofisin Etyopya’nın kalkınma çabalarına sosyal, mali ve teknik nitelikli işbirliği ve yardım projeleri ile katkı sağlaması ve ikili kültürel ilişkilerin geliştirilmesinde rol oynaması öngörülmektedir. Hazırladığı Afrika Programı uyarınca desteklenmesi öngörülen başlıca işbirliği projesi alanlarını tarım, küçük ve orta boy işletmeler, sağlık, eğitim, insani ve sosyal destek olarak belirleyen TİKA ofisi, aynı zamanda Sahra’nın güneyindeki Afrika ülkelerine yönelik teknik işbirliği programlarımızın genişletilmesini de hedeflemektedir.
Başbakanımız, ziyareti vesilesiyle Etyopyalı işadamlarına hitap etme imkanı bulmuş, basın-yayın kuruluşlarına mülakat vermiş, Etyopya Uluslararası Barış ve Kalkınma Enstitüsü’nün düzenlediği konferansta Türk dış politikası ve Etyopya’yla ikili ilişkilerimizin ele alındığı bir konuşma yapmıştır.
Etyopya’yı ziyaretinin ardından GAC’ye geçen Başbakanımız, GAC Cumhurbaşkanı Thabo Mbeki tarafından kabul edilmiş, Devlet Başkan Yardımcısı Jacop Zuma, Batı Cape Eyaleti Başbakanı ve milletvekilleriyle görüşmelerde bulunmuştur. Sözkonusu görüşmelerde, ikili ilişkilerimizin yanısıra bölgesel ve uluslararası konularda fikir alışverişinde bulunulmuştur.
Ziyaret vesilesiyle iki ülke arasında imzalanması beklenen Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması, Ekonomik ve Ticari İşbirliği Anlaşması ve Gümrükler Alanında Karşılıklı İdari Yardım ve İşbirliği Anlaşması, görüşmelerde ağırlıklı olarak ele alınan ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik somut adımları oluşturmaktadır.
Başbakanımız ayrıca, Büyütme için Ortaklık konulu Türkiye-GAC işadamları toplantısına katılmıştır.
Başbakanımızın Etyopya ve GAC’ye gerçekleştirmiş olduğu ve ardından Kuzey Afrika ülkelerine yapması beklenen ziyaretlerin, başta ekonomi ve ticaret olmak üzere sözkonusu ülkelerle ikili ilişkilerimize her alanda ivme kazandırılması beklenmektetir. 2005 yılının Afrika Yılı olarak ilan edilmesi, Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle siyasi, ekonomik, ticari ve kültürel alanlardaki ilişkilerin ve işbirliğinin geliştirilmesine atfettiği önemin bir göstergesidir. Afrika’ya açılım politikamız neticesinde bu kıtaya ihracatımız son dönemde yaklaşık 3 katına çıkmış, Afrika ülkeleriyle iş yapan işadamlarımızın sayısında kayda değer bir artış meydana gelmiştir. Bu sürecin önümüzdeki dönemde de güçlendirilerek sürdürülmesi arzulanmaktadır.
Öte yandan, Türkiye, çok yönlü dış politikası çerçevesinde Afrika’da barış ve istikrar ortamının tesisine yönelik uluslararası çabaları desteklemekte, bu çerçevede çeşitli BM barışı koruma faaliyet ve misyonlarına katkıda bulunmakta ve uluslararası camianın sorumlu bir üyesi olarak, insani yardım dahil olmak üzere, kendi payına düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmeye gayret etmektedir.