11. Yerel Medya Eğitim Semineri Adıyaman’da gerçekleştirildi

    Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün Adıyaman Valiliği ve Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti’nin katkılarıyla düzenlediği 11. Yerel Medya Eğitim Semineri 26-27.05.2005 tarihlerinde Adıyaman’da gerçekleştirildi.

    Adıyaman, Kahramanmaraş, Gaziantep, Kilis, Elazığ, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Malatya’dan 147 yerel medya ile 2 yabancı basın mensubunun katıldığı 11. Yerel Medya Eğitim Semineri Türkiye’de Yerel Medya konulu sinevizyon gösterisi ile başladı.

    Seminerin açılışında konuşan Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Abdurrahman Gündüz seminere katılan basın mensuplarına teşekkür ettikten sonra Adıyaman’ın sorunlarına değindi.

    Adıyaman Belediye Başkanı M. Necip Büyükaslan seminerde yaptığı konuşmasında yerel medyanın demokrasinin akciğeri olduğunu belirterek; “Yerel medyanın yaygın medya düzeyine gelmesi için devlet ve milletçe desteklenmesini istiyoruz” dedi.

    Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Abdurrahman Bilgiç “Güneşin en güzel doğduğu bu topraklarda Adıyaman Valiliği ile ortaklaşa düzenlediğimiz Yerel Medya Eğitim Semineri vesilesiyle burada aranızda bulunmaktan mutluluk duyuyorum” diyerek başladığı konuşmasında medyanın ilgisi devam ettikçe, ihtiyaç hissedildikçe bu seminerleri daha sık yapmaya devam edeceklerini söyledi.

    Gazeteciliğin bütünüyle öğrenme, bilgilenme ve bilgilendirme süreci olduğunu belirten Bilgiç şunları söyledi: “Burada hep beraber büyük bir ailenin anlayış ve sevgi dolu fertleri olarak, bilgilerimizi, duygularımızı, düşüncelerimizi ve deneyimlerimizi paylaşacağız.

    Hayat kendini yenileyebilenleri eskitemez ama tecrübe kazandırır. Bizler de yeni bilgilerle, dünyaya farklı pencerelerden bakabilme olanağı bulacağız.

    Zaman müthiş bir devinimle akıp giderken dün konuştuğumuz pek çok konunun bugün gündemimizde olmadığını bazen fark etmiyoruz bile. Buraya davetli illerimizden daha önceki seminerlerimizin bazılarına da katılan konuklarımız hatırlayacaklardır; hukuk konusunda şikayetlerin pekçoğu eski Basın Kanunu’ndan kaynaklanıyordu. 1950’li yıllarda dönemine göre ileri ve özgürlükçü hükümler içeren bu kanun 1980’lerin ikinci yarısından itibaren iletişim alanındaki hızlı gelişmelere ve çağın icaplarına cevap veremez duruma gelmişti. Hatta arada yapılan değişiklikler kanunun bütünlüğünün ve mantığının bozulması sonucunda bir hukuk karmaşasına yol açmıştı.

    1990’lı yıllardan itibaren de bu kanunu değiştirmek için neredeyse her dönemde hazırlık yapıldı, inisiyatif başlatıldı, ancak hiçbiri sonuca ulaşamadı. Bu seminerlerden edindiğimiz izlenimler, medya meslek örgütlerinin ve gazetecilerin düşünceleri, 2003 yılındaki İletişim Kurultayı’nda ortaya konulan değişim talebi, Genel Müdürlüğümüz koordinasyonuyla, TBMM’nin iradesiyle yeni ve çağdaş bir Basın Kanunu sonucunu verdi.

    Yeni Basın Kanunu’nun düşünsel temellerinin atılmasından, kanunun hazırlık ve taslak çalışmalarının oluşturulmasına kadar her aşamasında Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün çabası ve emeği vardır. Yeni Basın Kanunu ile düşünce ve ifade özgürlüğünün zemini genişletilerek, hürriyeti bağlayıcı cezalar ortadan kaldırılmıştır. Daha açık ifade ile gazetecilerin gazetecilik eyleminden dolayı Basın Kanunu’ndaki hükümler nedeniyle hapse girmesi dönemi kapanmıştır.

    Yeni Basın Kanunu’nun gerek düşünce ve ifade özgürlüğü bakımından, gerekse gazetecilik mesleğinin kurumsallaşması bakımından geriye dönülemez bir eşik oluşturduğunu düşünüyorum.

    Düşünce ve ifade özgürlüğünün zeminini oluşturan basın özgürlüğü kavramı artık ülkemizde sadece basını ve basın mensuplarını değil, bütün bireyleri ve toplumun tamamını ilgilendiren bir iletişim özgürlüğüne dönüşmüştür.”

    Abdurrahman Bilgiç özgürlükçü, demokratik ve çok sesli bir ortamın tesisi yoluyla iletişim özgürlüğünün geniş anlamıyla hayata geçirilmesinde yerel medyanın stratejik bir görevi olduğuna inandığını söyleyerek şöyle devam etti:

    “Yerel medyası güçlü olmayan bir ülkenin iletişim yollarından birisi ve belki de en önemlisi kesilmiş demektir. Yerel medya ve yaygın medya birbirini destekleyen ve tamamlayan iki güçlü iletişim damarıdır. Yerel medyanın, yöresel ve ulusal değerlerle bütünleşerek, bu değerleri dünya ile buluşturabildiği ölçüde hayat alanı genişleyecektir.

    Bugün sorunumuz nedir? Sorun daha çok Milli Mücadele döneminde özel ve tarihi bir görev yapmasına karşın yerel medyamızın zaman içerisinde giderek rolünü kaybetmesidir. İli, ilçesi, bölgesi ve ülkesiyle bütünleşip, onların sözcüsü, sorunlarının takipçisi olmak biçiminde özetlenebilecek bu rolün sahibi hala yerel medyadır.

    Sinevizyon’u izlediniz Atatürk Sivas’ta bulunduğu sırada İrade-i Milliye’yi, Ankara’da da Hakimiyet-i Milliye’yi kurduruyor.

    Tüm iletişim tek merkezden yürütülebilse Kahramanmaraş’ta Amal-ı Milliye’ye, Diyarbakır’da Küçük Mecmua’ya, Adana’da Yeni Adana’ya veya diğer illerdeki gazete ve dergilere ne ihtiyaç vardır?

    Sermaye ve teknolojik yetersizlik, yetişmiş işgücünü istihdam edememe gibi sorunlar yüzünden kaliteyi yakalayamamak gibi temel bir sorunun izlenebilirliğinizi ve okunabilirliğinizi olumsuz yönde etkilememesi için aranızdaki iş ve güç birliğinizi artırmanın, en azından deneyimlerinizi paylaşmanın verimli sonuçlar doğurabileceğini hatırdan çıkarmayın.”

    Yerel medyanın geleceği konusunda iyimser olduğunu ve sorunları çözülemez olarak görmediğini belirten Bilgiç konuşmasını şöyle tamamladı: “Hepimizin ufkunu açan bu karşılıklı bilgilenme süreçlerinin sadece güncel sorularımızın cevaplanmasından öteye bizlere daha genel bir perspektif kazandırdığını düşünüyorum.

    Herşeyden önce insanlarımızın çalışkanlığına ve zekalarına güveniyorum.

    Sözlerimi bitirirken Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün yerel medya ile ilgili üzerine düşen görevleri eksiksiz olarak yerine getirme gayreti içinde olacağını birkez daha teyid ediyorum.”

    Adıyaman Valisi Hikmet Tan 11. Yerel Medya Eğitim Semineri’nde yaptığı konuşmasında katılımcılara Adıyaman hakkında bilgiler vererek; “Anadolu basınının burada buluşması bizim için heyecan vericidir. İlan konusunda yerel basın bir hayli sıkıntıdaydı. Sonra bir değişiklik yapıldı ve yerel basının ilan alma konusunda koşulları bir hayli iyileştirildi. Ben bu buluşmanın kardeşliği, dostluğu, sevgiyi pekiştireceğine inanıyorum. Ve katılan bütün gazeteci dostlarıma şükranlarımı sunuyor, başarılar diliyorum” dedi.

    Konuşmaların ardından Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü foto-film görüntü arşivinden seçilen “Çanakkale ve Cumhuriyet” konulu 75 fotoğrafın yer aldığı sergi Adıyaman Valisi Hikmet Tan, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Abdurrahman Bilgiç ve Mısır’da yayınlanan El-Ahran Gazetesi Türkiye temsilcisi Abdel Halim Gazali tarafından açıldı.

    11. Yerel Medya Eğitim Semineri’nde Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Sekreter Yardımcısı Süleyman Ukav; Yerel Basının Sorunları, Basın İlan Kurumu Kontrol Servisi Şefi Nail Duran; Mahalli Basın, Resmi İlan ve Basın İlan Kurumu, Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Vedat Demir; Medya ve Etik, TV 8 Televizyonu Program Müdürü Erkan Tan; TV’de Görüşme Teknikleri, Söz Yayınları, Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Diyarbakır Bölge Müdürü Salih Güney; RTÜK ve Yerel Yayıncılık, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Hilmi Bengi; Ajans Haberciliği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Recep Yaşar; Televizyonda Yayıncılık Modelleri, İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Görevlisi Can Baydarol; Türkiye-AB İlişkileri, Türkiye Gazetesi Sorumlu Yazı işleri Müdürü Behçet Fakihoğlu; Haber Değerlendirmesi ve Koordinasyon, A.Ü. İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Mine Gencel Bek; Yerel Medya İçin Alternatif Arayışlar, Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı Ahmet Funda Tezok; Basın ve Dış Politika, Cihan Haber Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Nevzat Bayhan; Türkiye’de ve Dünya’da Haber Ajansları konularını katılımcılara anlattılar.

    11. Yerel Medya Eğitim Semineri’nin kapanış konuşmasını Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Basın-Yayın Dairesi Başkanı Salih Melek yaptı.