Türkiye’de narenciye üretiminin büyük bölümünün gerçekleştiği Çukurova’da, bu sezon üreticilerin üretim fazlası nedeniyle satamadığı narenciyenin, işlenmesi durumunda kabuğundan bile ekonomik değer elde edilebileceği belirtildi.
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Canbaş, yaptığı açıklamada, üreticilerin kullanmayıp attığı ya da hayvan yemine dönüştürdüğü narenciye kabuğunun ilaç, gıda ve kozmetik sanayinde kullanım alanı bulduğunu kaydetti.
Canbaş, narenciyenin dış kabuğundaki turuncu renk ile kendine has kokusunu veren yağ keseciklerinin bir dizi işlemle ayrıştırıldığını ve sanayide kullanıldığını belirterek, şunları söyledi: “Çıkarılan yağ, gıdalara ve kozmetik ürünlerine koku vermek amacıyla esans olarak kullanılıyor. Ayrıca, kabuktan elde edilen konsantre maddeyle meyve suyu konsantresi ve meyveli gazoz imal ediliyor. Meyveli kekler, dondurmalar, reçel ve marmelatlarda da tat ve aroma vermesi için kabuk parçaları kullanılıyor.
Kabuğun iç tarafındaki beyaz kısmından elde edilen pektin maddesi gıda sektöründe kıvam artırıcı olarak değerlendiriliyor. İlaç sektöründe ise göğüs ve ağız kanseri araştırmaları için kabuktan elde edilen limonoid ve flavenoid maddeleri kullanılıyor.”
Çok sayıda kullanım alanı bulunan narenciye kabuğunu işleyen tesisin Türkiye’de az sayıda bulunduğuna dikkati çeken Canbaş, bu nedenle kabuktan elde edilen ürünlerin bir kısmının ithal edildiğini ifade etti.
Ahmet Canbaş, çözümün üreticilerin işleme tesisi kurmasında olduğunu kaydederek sözlerini şöyle tamamladı: “Narenciye üreticisi, kooperatifler ve birlikler aracılığıyla kendi ürününü işleyip satarak gelirini yükseltecek, ayrıca kabuk gibi yan ürünlerin işlenmesi ülke ekonomisine de katkı sağlayacaktır.
Tarımda iş artık üretmekle bitmiyor. Ürünün işlenmesi halinde ham halinden daha çok kazanç sağlanacağının bilinciyle hareket etmek gerekiyor. Üreticinin bu alandaki faaliyetlere yönlendirilmesiyle ürünün tüm özelliklerini değerlendirmek mümkün olduğu gibi bunların ithaline de gerek kalmayacak ve döviz açısından da önemli tasarruf sağlanacaktır.
Kooperatifçilik üründen daha fazla gelir elde edilmesinin yanında, pazarlanmasında da kolaylık sağlayacaktır. Ayrıca Çukurova’da yaşanan arz fazlalığını kazanca dönüştürecektir.”
Diğer taraftan, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suat Şenol yaptığı açıklamada, bölümdeki uzaktan algılama laboratuvarında yaptıkları çalışma ile Çukurova bölgesinde narenciye ekim alanlarının envanterini çıkardıklarını söyledi.
Şenol, 4 yıl önce Turunçgil Yetiştiricileri Derneği’nin talebi üzerine başlattıkları pilot proje ile ABD tarafından gönderilen ve 705 kilometre yükseklikte bulunan landsat uydusundan narenciye bahçelerinin görüntülerini almaya başladıklarını ifade etti.
Şenol, 3 yıl arayla 2 kez görüntü alındığını ve coğrafi bilgilerle işleme tabi tutularak narenciye bahçelerinin veri tabanını oluşturduklarını belirterek, şunları kaydetti:
“3 yılda oluşan farklılıkları rahatlıkla gözlemledik. Bu projeyle, 3 yıl arayla alınacak görüntülerle güncel tutulacak veri tabanı sayesinde narenciye bahçelerinin bulunduğu alanların ve toplam yüzölçümünün kolaylıkla belirlenebildiğini gösterdik.
Ancak, ürünlerin portakal mı, limon mu yoksa mandalina mı olduğunu uydudan belirlemek mümkün değil. Bunun için yerde saha çalışması yapılmalı. Saha çalışması ve uydu verilerinin birleştirilmesiyle yıllık rekolte tahmini dahi yapılabilir. Uydu ve saha bilgilerinin işlenip birleştirilmesi zahmetli ve uzun zaman alan bir işlem. Biz pilot çalışmamızla rekolte tespitinin mümkün olduğunu gösterdik. Ancak, bunun yapılabilmesi için bir ekip oluşturulmalı ve bir merkez kurularak maddi destek sağlanmalı. Kurulacak merkeze bilgimizle desteğe hazırız.”
• İLKHABER Gazetesi, (Adana) Sayı: 378
* * *
• SON NOKTA Gazetesi, (Adana) Sayı: 176