32. İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları Toplantısı

    32. İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları (İDBK) Toplantısı, 28-30 Haziran 2005 tarihleri arasında Sana’da gerçekleştirilmiştir. Orta Doğu Barış Süreci, Irak, Kıbrıs gibi konuların ele alındığı toplantıda ülkemizi Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül temsil etmiştir.

    Bir yıl süreyle Dışişleri Bakanı Gül tarafından deruhte edilen Dışişleri Bakanları Konferansı Dönem Başkanlığı toplantı sonunda Yemen’e devredilmiştir.

    Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 31. İDBK Dönem Başkanı sıfatıyla yaptığı açılış konuşmasında, 32. İDBK’nın dünya nüfusunun beşte birini oluşturan İKÖ’yü de etkileyen, siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda dönüşümlerin yaşandığı, küresel sınama ve fırsatların mevcut olduğu bir dönemde düzenlendiğine dikkat çekerek, ülkemizin dönem başkanlığı sırasında İKÖ bünyesinde ekonomi, reform ve İslam karşıtlığıyla mücadele alanlarında atılan başlıca adımları sıralamıştır.

    Gül, Türk heyeti adına gerçekleştirdiği konuşmasında ise, İKÖ’nün daha etkin bir kuruluş haline getirilmesi için yeniden yapılandırma çabalarına değinerek ülkemizin bu çabaları tümüyle desteklediğini ifade etmiştir. Ayrıca İKÖ’nün gündemindeki Filistin, Keşmir, Yukarı Karabağ, Kıbrıs, Batı Trakya, Afganistan, Irak gibi öncelikli konulara da değinen Gül, ülkemizin İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çağrısına cevaben Örgüt bünyesinde oluşturulan Tsunaminin Çocuk Kurbanlarının Korunması İçin İslam Konferansı Örgütü İttifakı’na 1 milyon dolar katkıda bulunduğunu açıklamıştır.

    Konuşmasında İslam dünyasındaki reform konusuna da yer veren Gül, reformların içeriden kaynaklanması, insan haklarının korunması, kadın-erkek eşitliği, hesap verebilirlik, şeffaflık ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerleri güçlendirmeyi amaçlaması, reform sürecinin ilerlemeye izin verecek şekilde esnek olması, her toplumun kendi yapısına ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

    32. İDBK’nın en önemli uygulamalarından birini, KKTC’nin, 14-16 Haziran 2004 tarihlerinde ülkemizin evsahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen 31. İDBK’da alınan karar uyarınca, Annan Planı’nda öngörülen Kıbrıs Türk Devleti sıfatıyla toplantıya katılması teşkil etmiştir. Ayrıca, toplantıda ülkemizin Kıbrıs’a ilişkin olarak sunduğu bir karar tasarısı kabul edilmiştir. Kararda, İKÖ üyeleri dahil tüm uluslararası topluma Kıbrıs Türklerinin izolasyonuna son verilmesi yolunda gecikmeksizin somut adımlar atılması çağrısında bulunulmakta, buna ilaveten üye ülkelerin bu yöndeki çalışmalarını Genel Sekreter’e rapor etmeleri öngörülmektedir.

    32. İDBK toplantısının gündeminde yer alan diğer bir önemli konuyu İslam dünyasının karşı karşıya bulunduğu sorunların giderilmesini teminen gerçekleştirilmesi öngörülen reformlar oluşturmuştur. Bu bağlamda, ülkemiz tarafından sunulan karar tasarısında, tüm üye ülkelere İslam dünyasında demokrasinin güçlendirilmesi, sivil toplum örgütleri dahil toplumun tüm kesimleriyle reformlar konusunda diyalog başlatılması, sürmekte olan reformların desteklenmesi, üye ülkeler arasında birbirlerinin tecrübelerinden faydalanmak amacıyla görüş alışverişinde bulunulması, bölgesel ve uluslararası barış ve istikrara katkı sağlayacak olan reformlar konusunda uluslararası toplumla birlikte çaba harcanması konularında çağrıda bulunulmaktadır. Karar tasarasının yıl sonunda Mekke’de düzenlenmesi öngörülen İKÖ Zirvesi’nde ele alınması kararlaştırılmıştır.

    Dışişleri Bakanı Gül, 32. İDBK vesilesiyle ayrıca bazı üye ülkelerin Dışişleri Bakanlarıyla ikili temaslar gerçekleştirme imkanı bulmuş ve toplantı çerçevesinde Irak’a komşu ülkelerin Dışişleri Bakanlarıyla biraraya gelerek bu ülkedeki gelişmeleri ele almıştır.

    Ülkemiz, BM’den sonra en geniş katılımlı uluslararası kuruluşların başında gelen İKÖ’nün çalışmalarına her zaman aktif şekilde katılagelmiştir. İslam dünyasında reformun gerekliliğini bir süredir çeşitli vesilelerle dile getiren Türkiye, genelde uluslararası toplumun, özelde İslam dünyasının geçirmekte olduğu dönüşüm sürecinde İKÖ’nün uluslararası planda daha etkin bir kurum haline gelmesine önem atfetmektedir. Bu bağlamda, özellikle Prof. İhsanoğlu’nun Genel Sekreterliği döneminde Örgüt bünyesinde hız kazanan reform çalışmalarını desteklemeyi sürdürecektir.