Darende’de, 3 nesildir geçimini kalaycılıkla sağlayan ailenin son temsilcilerinden Duran Kubat, sanatının tarihe karışan uğraşlardan biri olmasının üzüntüsünü yaşıyor. Darende’de 25 yıldır kalaycılık yapan Duran Kubat, kalaycı dükkanlarının artık sadece tarihi camiler ve eski evler gibi belgesel yapımcıları, televizyoncular ve turistlerin ilgisini çektiğini söyledi.
13 yaşından beri kalaycılık yapan Duran Kubat; “Benimle birlikte Darende’de bu işi iki kişi yapıyor. Artık kalaya ilgi kalmadı. Şimdi sadece bakır meraklıları ve bazen de televizyoncuların ilgisiyle karşılaşıyoruz” dedi.
Bakır kapları önce tuz ruhuyla ardından da kumla temizlediğini belirten 45 yaşındaki Kubat, kum dökme işleminin ardından bu eşyaları nişadır ve eritilmiş kalayla birlikte odun ateşinde kalayladığını, devamlı kullanılan bir bakır kabın zehirlenmeye yol açmaması için en azından yılda bir defa kalaylanması gerektiğini söyledi.
Bakır kapların kullanımının azalmasıyla bu eşyaları kalaylattırmaya gelenin de kalmadığını ifade eden Duran Kubat sözlerini şöyle tamamladı: “Dedem ve babam kalaycılık yaparak ailemizi geçindirdi. Ben de bu mesleğin içinde büyüyerek, ekmeğimi kalaycılıkla sağlamaya başladım. Artık işlerimiz eskisi gibi iyi değil. Kalaycılık tarihe karışıyor. Bakır kaplar, insan sağlığı açısından alüminyum ve diğer metallerden yapılmış kaplara göre daha sağlıklı olmasına rağmen tercih edilmiyor. Sağlık açısından yararlı olan bakır kapların tercih edilmemesi, hastalıklara davetiye çıkarıyor. Bakır eşyalar sadece otantik yerlerin sofralarında yer tutuyor. Kültürümüz ve sağlığımız için bakır kapların kullanımının artması lazım.”
• DARENDE HABER Gazetesi, Sayı: 68