Başbakanımız, 17-20 Temmuz 2005 tarihleri arasında önce Rusya Federasyonu (RF) ardından da Moğolistan’a birer ziyaret gerçekleştirmiştir.
Bu çerçevede, Başbakanımız, RF Devlet Başkanı Vladimir V. Putin’in davetine icabetle, 17-18 Temmuz 2005 tarihlerinde RF’nin Karadeniz kıyısındaki Soçi şehrine bir çalışma ziyaretinde bulunmuştur.
RF Devlet Başkanı Putin’in Aralık 2004’te ülkemize gerçekleştirdiği ve 30 yıldan bu yana Rusya’dan ülkemize Devlet Başkanı düzeyinde bir ilk teşkil eden ziyaret ile Başbakanımızın değişik vesilerle yıl içinde Moskova’ya yaptığı ziyaretlerin ardından gerçekleşen bu ziyaret, iki ülke arasında son dönemde derinlik kazanan işbirliğini daha da güçlendiren son halkayı oluşturmuştur Ziyaret esnasında, olumlu bir seyir izleyen Türk-Rus ilişkilerinin son durumu gözden geçirilmiş ve iki ülkeyi ilgilendiren güncel, bölgesel ve uluslararası gelişmeler üzerinde karşılıklı görüş alışverişinde bulunulmuştur.
Bu çerçevede, taraflar son yıllarda Türkiye ile RF arasındaki ticaret hacminin belirgin bir şekilde artmakta olduğunun altını çizerek, 11 milyar dolar civarında seyretmekte olan ikili ticaret hacminin önümüzdeki dönemde 25 milyar dolara yükseltilmesinin hedeflendiğini belirtmişlerdir. Bunun yanında, taraflar enerji konusunda kapsamlı bir fikir alışverişinde bulunmuş ve iki ülke arasındaki petrol ve doğalgaz projelerini ileriye dönük olarak gözden geçirmişlerdir.
Bu çerçevede, Başbakanımız, iki ülke arasındaki Mavi Akım boru hattının 16 milyar metreküp olan kapasitesine yakın alım yapılması gerektiğinin altını çizmiştir.
Ziyaret sırasında gündeme gelen diğer önemli bir konuyu ise Kıbrıs oluşturmuştur. RF Devlet Başkanı Vladimir Putin, aynı zamanda BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olan RF’nin Kıbrıs sorununun adil ve kalıcı bir şekilde çözülmesi yolunda Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın çabalarını desteklediğini belirtmiş ve Ada’nın kuzeyi üzerindeki izolasyonun kaldırılarak her iki kesim arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi yolunda atılacak adımları desteklediğini ifade etmiştir.
RF Devlet Başkanı Putin ile temaslarının ardından Başbakanımız, Moğolistan Başbakanı Tsakheagiin Elbegdorj’un davetine icabetle, beraberinde Devlet Bakanı Beşir Atalay, Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler ile milletvekillerinden oluşan bir heyetle, 18 Temmuz günü Moğolistan’a resmi bir ziyarette bulunmuştur.
Başbakanımızın gerçekleştirdiği bu ziyaret, Türkiye ve Moğolistan arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulduğu 1969 yılından bu yana, iki ülke arasında Başbakan seviyesindeki ilk ziyareti teşkil etmiştir.
Sözkonusu ziyaret kapsamında Başbakanımız, Moğolistan Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve Meclis Başkanı’yla görüşmüş ve bu temaslar sırasında iki ülke arasında Ankara ve Ulan Bator’da Bulunan Arsaların Diplomatik Misyonlara Karşılıklı Kiralanmasına İlişkin Anlaşma; Büyükelçilik Binasının Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine Satışına İlişkin Anlaşma; 2005-2008 Yıllarına Ait Kültürel, Eğitsel ve Bilimsel Değişim Programı; Sanayi ve Teknoloji İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı ve İşbirliği Protokolü imzalanmıştır.
Öte yandan Başbakanımız, Orhun Vadisi’ndeki, Türk tarihinin ilk yazılı eserleri olan Bilge Kağan ve Köl Tigin anıtlarını ziyaret etmiş ve Başbakan Elbegdorj ile birlikte bu anıtları Karakurum şehrine bağlayacak ve TİKA’nın finansmanı ve Türk-Moğol firmalarının işbirliğiyle inşa edilecek karayolu inşaatının temelini atmıştır. Anılan karayolu projesi, Göktürk Yazıtları’nın Moğol ve dünya turizmine kazandırılmasına hizmet edecektir.
Başbakanımızın Moğolistan ziyareti, bu ülkeyle tarihi bağlara dayanan ve son onbeş yılda, özellikle kültür, eğitim, askeri ve güvenlik alanlarındaki işbirliğinde kaydedilen gelişmenin ticaret ve ekonomi alanlarına da yansıtılması yönündeki karşılıklı iradenin teyidi bakımından yararlı olmuştur.
Başbakanımızın Rusya Federasyonu ve Moğolistan ziyaretleri, bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu ülkelerle ikili ilişkilerimizin daha da geliştirilmesinin ülkelerimizin karşılıklı menfaatine olduğu kadar, tüm Avrasya coğrafyası kapsamında barış ve istikrara hizmet ettiğini teyid eder bir nitelik taşımıştır.