Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın 60. Kuruluş Yıldönümü ve Türkiye

    Birleşmiş Milletler (BM) Teşkilatı’nın 60. kuruluş yıldönümü, 24 Ekim günü kutlanmıştır. 24 Ekim 1945’te BM Şartı’nın kurucu üyelerce onaylanmasının ardından resmen faaliyetlerine başlamış olan BM’nin asli görevi, uluslararası sorunların barışçıl yönde çözülerek küresel istikrarın sağlanması ve korunması olarak belirlenmiştir.

    BM bünyesinde birçok uzmanlık kuruluşu bulunmakta olup, bu kuruluşlar, BM’nin yukarıda ifade edilmiş olan asli görevini yerine getirebilmesini teminen, insan haklarına saygının geliştirilmesi, kadının konumunun iyileştirilmesi, küresel refahın artırılması ve fakirlikle mücadele, sürdürülebilir kalkınma gibi çok çeşitli alanlarda çalışmalar yapmaktadır.

    Halihazırdaki 191 üyesi ile en geniş üye sayısına sahip uluslararası örgütü oluşturan BM, günümüzde küreselleşen dünyanın çok boyutlu sorunlarının çözümü ve uluslararası barış, istikrar ve güvenliğin sağlanmasında önemli bir role sahip bulunmaktadır. Nitekim, örgütün 60. kuruluş yıldönümü çerçevesinde Genel Sekreterin yayınladığı mesajda, BM’nin yukarıda ifade edilmiş bulunan görevlerini yerine getirebilmesi için önümüzdeki dönemde çok daha etkin ve güçlü kılınması gerekliliğinin altı çizilmektedir.

    Türkiye, BM’nin kurucu üyelerinden biridir ve BM Şartı’nda yer alan ilke ve amaçlar doğrultusunda üzerine düşen görevleri her zaman büyük bir istek ve özenle yerine getirmiştir. Bu çerçevede ülkemiz, anlaşmazlıkların önlenmesi ve çözümü, barışı koruma faaliyetleri, insani ve teknik yardımlar gibi geniş bir yelpazede BM çalışmalarına somut katkılarda bulunmaktadır.

    Nitekim Türkiye, 2000 yılında düzenlenen BM Binyıl Zirvesi ile sosyal ve ekonomik alandaki diğer zirve ve toplantıların sonuçları ve Binyıl Kalkınma Hedeflerinin ilk beş yıllık uygulamasının gözden geçirilmesi amacıyla geçtiğimiz Eylül ayında New York’ta gerçekleştirilen BM Dünya Zirvesi sonunda kabul edilen ve BM’nin yapısal reformunu, uluslararası gündemin temel sorunlarını ve bunlara çözüm önerilerini kapsayan Sonuç Belgesi’ni önümüzdeki dönemde BM’nin faaliyetlerine ışık tutacak önemli bir çalışma olarak görmekte, belgede yer alan taahhüt ve önerilerin gecikmeksizin hayata geçirilmesini savunmaktadır.

    Kuruluşunun 60. yıldönümünde farklı koşullarla karşı karşıya bulunan BM, yeni koşullara uyum sağlamak, yeni tehdit ve sorunlarla mücadele edebilmek için yapısal bazı değişiklikleri hayata geçirmek durumundadır.

    Bu çerçevede Türkiye, BM’yi daha güçlü ve etkin kılma yönündeki reform çalışmalarını yakından izlemeye, barış ve huzur içinde bir dünya yaratılmasına yönelik BM idealleri doğrultusunda her türlü çabayı göstermeye devam edecektir.

    Ülkemizin 2009-2010 dönemi için açıklamış olduğu Güvenlik Konseyi geçici üyeliği adaylığının bu perspektiften değerlendirilmesi uygun olacaktır.

    Ayrıca, konumu itibariyle bölgeler ve kültürler arasında bir köprü görevi gören Türkiye, bu görevi üstlenmesi halinde BM’de mevcut farklı bölgesel grupların çıkarlarını etkin şekilde değerlendirebileceğine inanmakta ve böylece Teşkilata yapmakta olduğu katkıları arttırmayı hedeflemektedir.