Türkiye’nin Afrika Kıtasıyla Gelişen İlişkileri

    Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Alpha Oumar Konare, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’ün davetlisi olarak 21-22 Kasım 2005 tarihlerinde ülkemizi ziyaret etmiş; resmi ziyaretini takiben, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) isimli düşünce kuruluşu tarafından 23-24 Kasım 2005 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen 1. Uluslararası Türk-Afrika Kongresi’ne katılmıştır.

    Afrika Birliği’nin 1963’te kurulmasından sonra Komisyon Başkanı düzeyinde Türkiye’ye gerçekleştirilen ilk ziyaret olma özelliğini taşıyan Konare’nin ülkemizi ziyareti, gözlemci statüsü ile 2005 yılında akredite olduğumuz Afrika Birliğiyle ilişkilerimizin gelişimine katkıda bulunacak önemli bir adımdır. Sözkonusu ziyaret, 2005 yılının Afrika Yılı ilan edilmesi çerçevesinde Afrika kıtasındaki ülkelerle gelişmekte olan ilişkilerimize ivme kazandıracak bir fırsat olarak değerlendirilmektedir.

    Türkiye, çok boyutlu dış politikası çerçevesinde Afrika ülkeleriyle siyasi, ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel alanlardaki ilişkilerinin geliştirilmesine büyük önem atfetmektedir. Günümüzde, kıta genelinde bulunan 12 büyükelçiliğimiz ve 20’yi aşkın fahri başkonsolosluğumuz ile ilişkilerimizin derinlik kazanması yönünde çalışmalar artarak sürmektedir. Afrika’ya açılım politikamız neticesinde, kıta ülkelerine yatırım yapan işadamlarımızın sayısında önemli bir artış olmuştur. Ayrıca, çeşitli Afrika ülkelerinde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarımız da mevcuttur.

    Başbakanımızın 2005 Mart ayında Etyopya ve Güney Afrika Cumhuriyeti’ne yaptığı ziyaretler, ülkemizden bu bölgeye Başbakan seviyesinde yapılan ilk ziyaretler olması ve Afrika’ya verilen önemin teyidi bakımından ayrı bir anlam kazanmıştır. Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) da, Etyopya’nın başkenti Addis Ababa’da bulunan bölgesel ofisi aracılığıyla çeşitli teknik yardımlarda bulunmaktadır.

    İstikrarsızlık, savaş, hastalıklar ve açlık gibi unsurlarla birlikte anılan bir kıta olan Afrika, bugün uluslararası toplumun yardımına ihtiyaç duymaktadır. Ancak, kıtanın içinde bulunduğu bu durumun bir kader olmadığı ve küreselleşen dünyanın bir bölgesindeki sorunların diğer ülkelerce görmezden gelinemeyeceği de açıktır. Bu çerçevede Türkiye, Afrika’nın sorunlarına duyarlılıkla yaklaşmakta ve imkanları ölçüsünde Afrika ülkelerine yardım etmeye çalışmaktadır.

    Son olarak Afrika’da kuraklık ve açlıktan etkilenen ülkelere yönelik toplam 1.800.000 ABD doları tutarındaki nakdi insani yardımımız, Dünya Gıda Programı (WFP) aracılığıyla sözkonusu ülkelere iletilmek üzere, bu yılın Ağustos ayında WFP hesabına transfer edilmiştir. Bu çerçevede, Nijer için 600.000 ABD doları, Mali ve Moritanya için 300’er bin ABD doları, Burkina Faso, Sierra Leone ve Gine için 200’er bin ABD doları ayrılmıştır. Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül tarafından Nijer, Mali, Burkina Faso, Sierra Leone ve Gine Dışişleri Bakanlarına gönderilen mektuplarda bu yardımlara atıfla, Türkiye’nin anılan ülkelerde yaşanmakta olan açlık sorununun önlenebilmesi amacıyla gösterilen gayretleri desteklemeye devam edeceği vurgulanmıştır.

    WFP tarafından 4 Ağustos 2005 tarihinde yapılan basın açıklamasında, Türkiye’nin ciddi zorluklarla karşı karşıya olan sözkonusu ülkelere yapmış olduğu bu yardımla, WFP’ye destek veren önemli bir donör olduğunun altı çizilmiştir.

    Türkiye, Afrika ülkeleriyle uzun bir geçmişe dayanan ve Türk halkı ile Afrika halkları arasındaki köklü bağlarla desteklenen ilişkilerini her alanda ilerletme konusundaki kararlılığını önümüzdeki yıllarda da muhafaza edecektir.