Başbakan’ın Avustralya ve Yeni Zelanda ziyareti

    Türkiye, son yıllarda kendisine uzak coğrafyalarla ilişkilerini geliştirme konusunda kaydadeğer mesafe kaydetmiştir. Bu çerçevede Asya-Pasifik bölgesiyle olan ilişkilerimizde ve temaslarımızda ciddi bir canlanma yaşanmaktadır.

    Bölgenin ülkemize en uzak, ancak gelişmiş devletleri arasında yer alan Avustralya ve Yeni Zelanda ile ilişkilerimiz de yoğun bir dönemden geçmektedir. Gerek Avustralya gerek Yeni Zelanda ile Türkiye arasında Çanakkale Savaşları’nın hatırasıyla günümüze taşınan çok özel insani bağ, ikili ilişkilerimizde belki de başka pek az ülkeyle mevcut bulunan bir karşılıklı anlayış ve dostluk havası yaratmaktadır. Geçmişin acı kayıplarının gölgesinde karanlık hatıralarla savrulmak yerine, yeni nesillerimizi barış ve umut mesajlarıyla örülü ortak bir hareket paydasında buluşturmayı başarmış bulunuyoruz.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2-11 Aralık 2005 tarihleri arasında Avustralya ve Yeni Zelanda'ya gerçekleştirdiği ziyaretler, Türkiye'den bu ülkelere Başbakan düzeyinde gerçekleştirilen ilk ziyaretler olmalarının ötesinde, medeniyetler arasında barış ve anlayış mesajının Asya-Pasifik bölgesinin en uzak köşelerinde dahi yankısını bulması bakımından özel bir önem taşımaktadır.

    Tarımsal, teknik ve bilimsel işbirliği konularında imzalanacak anlaşmalarla somut açılımlara zemin hazırlayacak ziyaretler sırasında Başbakanımıza, Devlet Bakanı Ali Babacan, Devlet Bakanı Beşir Atalay, Çevre Bakanı Osman Pepe ile Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım eşlik etmişlerdir. Ziyaretin Yeni Zelanda bölümü Auckland, Wellington ve Christchurch, Avustralya bölümü ise Melburn, Kanberra ve Sidney şehirlerini kapsamıştır.

    Başbakanımız, ziyaretleri vesilesiyle bu ülkelerde yaşayan Türk toplumunun temsilcileriyle de bir araya gelme imkanını bulmuştur. Ayrıca, her iki ülkedeki üniversitelerde ve çeşitli düşünce kuruluşlarında konuşmalar yapmış, basın mensuplarıyla ve işadamlarıyla görüşmüştür.

    Türkiye, Avustralya ve Yeni Zelanda'yı kendi bölgelerinde barış ve istikrarın güvencesi olarak görmektedir. Güncel uluslararası sorunlara ilişkin ortak kaygıları ve hareket tarzını paylaştığımız bu iki ülkeyi gelecek için değerli birer ortak kabul etmekteyiz. Ayrıca, her iki ülkeyle ekonomik ve ticari ilişkilerimizi gerçek potansiyelini yansıtacak düzeye ulaştırmaya kararlıyız.

    Avustralyalı ve Yeni Zelandalı yatırımcıların gelecekte Türkiye'ye gösterebilecekleri ilgi de ikili ilişkilerin gelişmesi bakımından önemli rol oynayabilecektir. Küreselleşen dünyanın bizleri birbirimize daha da yakınlaştırdığı bir dönemde, Türkiye yerkürenin her köşesindeki dostlarına ulaşma konusunda azimle çalışmaya devam edecektir.

    Asya-Pasifik bölgesinin 21. yüzyıldaki yükselen profili bu bölgeyle ilişkilerin ihmal edilmemesi için ayrıca güçlü bir sebep teşkil etmektedir. Avustralya ve Yeni Zelanda ile ilişkilerimizde oluşan hareketlenme, bu bölgeye giderek artan ilgimizin açık bir örneğidir.