Güvenlikte Demokratikleşme ve Medyanın Rolü Sempozyumu Ankara’da yapıldı

    Devlet Bakanı Atalay: “Demokratik toplumların,

    şeffaflığın olmazsa olmazı özgür bir basındır”

    Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı'nın (TESEV) düzenlediği, Güvenlikte Demokratikleşme ve Medyanın Rolü konulu sempozyum Ankara'da gerçekleştirildi.

    Sempozyumun açılışında konuşan Devlet Bakanı Beşir Atalay, çok önemli ve hassas bir konu olan demokrasiye bakışın evrensel boyutta giderek değiştiğini ve bu değişimin hayatın içinde kendisini hissedilir bir biçimde gösterdiğini söyledi.

    Gizlilik hakkının tanındığı alanların daraldığına ve Türkiye'de yönetimlerin giderek şeffaflaştığına işaret eden Atalay, toplumun bilgi edinme hakkı çerçevesinde kendisine tanınan haklardan her geçen gün daha fazla yararlanma yoluna gittiğini ifade etti.

    Beşir Atalay, bilgi edinme özgürlüğünün günümüzde temel insan hakları arasında sayıldığını ve anayasal düzenlemelerde bilgi edinme hakkına yer verildiğini belirtti.

    İletişim özgürlüğünün iki boyutu bulunduğunu, birinci boyutta gazetecilerin düşünce ve ifade özgürlüğünün, ikinci boyutta ise toplumun haber alma özgürlüğünün yer aldığını kaydeden Devlet Bakanı Atalay, ''Demokratik toplumların, şeffaflığın olmazsa olmazı özgür bir basındır.

    Ancak bu özgürlük basına sadece gerçeği ifade etme sorumluluğunu da yüklemektedir'' diye konuştu.

    Toplumun bilgi edinme hakkından yararlanmak için birinci derece kaynak olarak basını kullandığına dikkati çeken Atalay, Türkiye'de basının evrensel hukuk normları çerçevesinde sınırlandırıldığını, bunun da kabul edilebilir olduğunu savundu.

    Bakan Atalay, özellikle güvenlik ve yargı alanında çalışan gazetecilerin uzmanlaşması gerektiğini, bunun etik bir sorumluluk olduğunu ifade ederek, ''Güvenlik ve yargı alanlarında basının toplumu bilgilendirmesi haberciliğin tartışılan en önemli boyutlarından biridir.

    Gazeteci toplumu bilgilendirirken, suçlunun adil yargılama sürecini etkilememelidir'' dedi.

    Yargı haberlerindeki bir yanlışın, habere konu olan kişinin toplumdaki geleceğini olumsuz etkilediğine dikkati çeken Atalay, bu noktada insan odaklı yönetim, insan odaklı basın ve gazetecilerin uzmanlıklarının önem kazandığını anlattı. Türk basınının terör ağırlıklı olaylardaki haber verme yöntemini eleştiren Beşir Atalay, haberlerde şiddetin ve toplumu rahatsız eden unsurların ön plana çıkarıldığını, basının bu konuda biraz daha dikkatli davranması gerektiğini söyledi.

    Devlet Bakanı Atalay, yabancı basının devletinin ve toplumunun menfaati için neyi, ne kadar ve nasıl vermesi konusunda hassas davrandığını, Türk gazetecilerin de bunu örnek alması gerektiğini anlatarak, ''Haberler verilirken toplumun geleceği göz önüne alınmalı. Bazen haberler terör örgütlerinin reklamı gibi oluyor, onlara hizmet edilmiş gibi oluyor'' diye konuştu.

    İfade özgürlüğünün en etkili ve hızlı şekilde kullanılmasını sağlamak ve medyanın karşısında kurumları ve kişileri korumak için düzenlemeler yaptıklarını ve bu aşamada Basın Kanunu'nu değiştirdiklerini ifade eden Beşir Atalay, kanunla rahat, özgür çalışan basın oluşturulurken, toplumun da korunmasının amaçlandığını söyledi. ''Günümüzde devlet şeffaf olmalıdır, olma da yolundadır. Hedef açık toplumu daha fazla genişletmek'' diyen Atalay, Türkiye'de ilk defa bilgi edinme hakkının kanunlaştığını, fakat bu hakka uluslararası anlaşmalarla bazı sınırlamalar ve istisnalar getirildiğini anlattı. Beşir Atalay, 2004 yılında Etik Kurul'un da oluşturulduğunu anımsatarak, vatandaşların kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri hakkındaki şikayetlerini bu kurula bildirebileceklerini belirtti.

    Sempozyumda konuşan TESEV Başkanı Can Paker de demokratikleşme sürecinde, güvenlik meselesinin sivilleşmesi ve saydamlaşması ile demokratik sivil norm ve standartların hayata geçirilmesinin Türkiye'nin önemli gündem başlıklarından birini oluşturduğunu belirtti.

    Paker, sempozyumda, yeni güvenlik yaklaşımları çerçevesinde gazetecilerin uzmanlaşmasına, medya mensupları, milletvekilleri ve güvenlik sektörünün bürokratları arasındaki diyalogun geliştirilmesine katkıda bulunmayı amaçladıklarını bildirdi.

    Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü TESEV Güvenlik Sektörü Çalışma ve İzleme Grubu Başkanı Prof. Dr. Ümit Cizre de soğuk savaşın ardından güvenlik kapsamının genişlediğini, anlamının ve statüsünün değiştiğini söyledi.

    Güvenliğin toplumsallaştığını da kaydeden Cizre, ''Güvenlik sektörünün güvenlik, kültür ve zihniyet haritası değişmelidir. Yatırımların bir bölümünün insan unsuruna kaydırılması, insanı merkez alan güvenlik anlayışının ruhuna daha uygun olur'' diye konuştu.

    Konuşmalarının ardından sempozyumun birinci bölümünde Medya, Güvenlik ve Demokratikleşme, ikinci bölümünde ise Türkiye'de Medya-Güvenlik İlişkileri konuları tartışıldı.