NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer’in Türkiye’yi ziyareti

    NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, 18-19 Aralık 2005 tarihleri arasında ülkemizi ziyaret etmiştir. Genel Sekreter Scheffer, ziyareti sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül tarafından kabul edilmiştir.

    Genel Sekreter Scheffer’in ziyareti, NATO gündeminde yer alan başlıca konular ve bu çerçevede özellikle 8 Aralık 2005 tarihinde düzenlenmiş olan NATO Dışişleri Bakanları toplantısında gündeme gelmiş bulunan hususlar hakkında izleme niteliğinde değerlendirmeler yapılmasına vesile olmuştur. Ayrıca, önümüzdeki dönemde yapılması planlanan NATO Zirvelerinin hazırlıklarına ilişkin konular da ziyaret sırasında ele alınmıştır.

    Dünyanın en güçlü siyasi-askeri ittifakı olarak önemini sürdüren NATO demokrasi, özgürlük, hukukun üstünlüğü gibi değerlere dayanmakta, bu çerçevede müttefikler arasında stratejik ve siyasi danışmalar yürütülmesi ile eşgüdümün sağlanması bakımından önemli bir forum oluşturmaktadır. Transatlantik ilişkilere atfedilen önem çerçevesinde NATO’nun günümüzdeki güvenlik mülahazaları zemininde geçerliliğini koruyan değeri ve İttifak’ın Avrupa ve Kuzey Amerika arasında güvenlik alanındaki başlıca danışma mekanizması olduğu tüm üyeler tarafından teslim edilmektedir. Bu husus 8 Aralık Dışişleri Bakanları Toplantısı sonunda yayınlanan Ortak Bildiri’de de teyiden bir kez daha vurgulanmıştır.

    Günümüzün güvenlik anlayışında gözönüne alınması gereken unsurların ve tehditlerin, askeri niteliklerinin yanısıra diğer boyutlarının da bulunması, güvenliğin salt askeri imkanlarla sağlanamaması sonucunu doğurmuştur. Nitekim yeni üyeler ve yeni görevlerle bir dönüşüm yaşayan NATO, terörizm ve kitle imha silahlarının yayılması gibi asimetrik tehditlerin sınır ve değer tanımayan özellikleri karşısında üye ülkelerin ve halklarının güvenliğini pekiştirmek amacıyla oluşturduğu vizyon çerçevesinde yeni görevler üstlenmektedir. Afganistan’daki Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti (ISAF) liderliğinin NATO’ya devredilmesi bu yeni anlayışın örneklerinden biridir.

    18 Şubat 1952 tarihinde üye olduğumuz NATO, ülkemizin dış güvenlik siyasetinin de temel unsurlarından biridir. Türkiye, NATO’nun Avrupa Atlantik güvenlik mimarisi içindeki merkezi konumunu korumasına ve değişen güvenlik ortamının siyasi ve askeri şartlarına uygun olarak dönüşümünü gerçekleştirmek suretiyle uluslararası güvenliğe kapsamlı ve etkin katkı yapmasına büyük önem vermektedir.

    Türkiye, bu bağlamda Afganistan’dan Irak’a, yeni görevler üstlenmekte olan İttifak’ın tam bir uyum içinde çalışması gerektiğine inanmakta, bu çerçevede üzerine düşen katkıda bulunmaktadır. Ayrıca, NATO’nun terörle mücadeleye yaptığı vurgu da, Türkiye’nin bu konudaki kararlılığıyla örtüşmektedir.

    Soğuk savaş sonrası dönemde şiddetini arttırma eğilimi gösteren terörist saldırılar, bu tehditin ağırlığını ve küresel niteliğini açıkça ortaya koymuştur. Bugün, terörizm uluslararası toplum ve İttifak’ın güvenliği için en ciddi tehditlerden birini teşkil etmektedir. Nitekim NATO Genel Sekreteri Scheffer, Türkiye’ye gerçekleştirdiği son ziyaret sırasında bu konuya değinmiş, PKK’nın bir terör örgütü olduğu konusunda hiçbir şüphe bulunmadığını vurgulamış, terörizmin savaşılması gereken bir bela olduğuna işaret etmiş, PKK’nın ABD, AB ve NATO listelerinde terörist örgüt olarak tanımlandığına dikkat çekmiştir. Günümüz tehditlerine verilecek yanıtta gerek güvenlik gerek siyasi unsurların topyekün harekete geçirilmesinin taşıdığı önem çerçevesinde Genel Sekreter Scheffer’in bu ifadeleri önemlidir.

    Türkiye, NATO’nun vazgeçilmez ve dinamik üyelerinden biri olarak İttifak’ın güncel koşulların gereklerine uygun olarak kendisini dönüştürme çabalarını desteklemeye, İttifak’ın uluslararası alanda süregelen etkinliğinin arttırılması sürecinde üzerine düşenleri yerine getirmeye ve sürdürülebilir barış ve istikrarın küresel düzeyde sağlanmasına yönelik faaliyetlerine azami katkı sağlamaya bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir.