Niğde’nin Ulukışla, Bor ilçeleri ve Adana’nın Pozantı ilçesindeki 39 köyde devam eden ağaçlandırma projesi ile bölge büyük bir felaketten kurtarılıyor.
23 yıldır devam eden Çakıt Çayı Erozyon Kontrol Projesi kapsamında günde 10 YTL yevmiye ile çalışan kadınlar Toros Dağları’nın eteklerine yılda ortalama 3 milyon fidan dikiyor. Böylece erozyon önlendiği gibi Seyhan Nehri’ne dökülen Çakıt Çayı da taşmıyor. Adana ile birlikte E-90 Karayolu ve demiryolu da taşkından korunuyor.
Orman Mühendisleri Odası Doğu Akdeniz Şube Başkanı Selami Tece, sel ve taşkın zararlarına karşı başta Adana olmak üzere, yerleşim merkezlerini ve tarım alanlarını korumak amacıyla 23 yıl önce Niğde’nin Ulukışla ve Bor ilçeleri ile Adana’nın Pozantı ilçesindeki 39 köyün yer aldığı havzada uygulanan Çakıt Çayı Erozyon Kontrol Projesi’nin insan eliyle bozulan tabii dengenin yine insan eliyle düzeltilebileceğini ortaya koyduğunu söyledi.
Tece, 1980 yılı ilkbaharında Seyhan Nehri’nin bir kolu olan ve Seyhan Barajı’na dökülen Çakıt Çayı’nın taşarak trafiği en yoğun karayolu ağı olan E-90 Karayolunu ve demiryolunu tahrip ettiğini, ancak asıl büyük tehlikenin Adana’da baraj altında kalan mahallelerin boşaltılması ve baraj kapaklarının açılmasıyla atlatıldığını hatırlattı. Selami Tece, bu felaketin görünür sebebinin ani yağışlar sonucu karların erimesi ve Toroslar’daki orman tahribatı olduğunu belirterek konuyla ilgili olarak şu bilgileri verdi:
“Çakıt havzasında, sel ve taşkın zararlarına karşı başta Adana olmak üzere yerleşim merkezlerini ve tarım alanlarını korumak, Seyhan Barajı’nın zamanından önce dolmasını önlemek, kara ve demir yolu ağını sel zararlarına karşı korumak ile havzada genel olarak toprak aşınma ve taşınmalarını önlemek üzere 1981 yılında Orman Bakanlığı’nca Adana Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Pozantı Toprak Muhafaza ve İskan Tatbikat Grup Müdürlüğü kuruldu.
1982 yılında Orman Genel Müdürlüğü, Ağaçlandırma ve Silvikültür Dairesi’nde onaylanarak yürürlüğe konulan Çakıt Çayı Erozyon Kontrolü Projesi, 14 milyon 56 hektar alanı kapasamaktadır. Bu alanın 41 bin 338 hektarında mera ıslah, 40 bin 500 hektarında erozyon kontrolü , 20 bin 387 hektarında ağaçlandırma ve 60 bin 887 hektarında korunga ekimi yapılıyor. Havzada bulunan Ulukışla, Bor ve Pozantı olmak üzere 3 ilçe ve 40 bin nüfusun yaşadığı toplam 39 köyde projeyle birlikte ortalama 2 bin kişiye iş imkanı sağlandı.
Türk ormancısının ülke ekonomisine büyük darbe vuran ülkenin yüzde 72’sinde çeşitli şiddette hüküm süren ve yılda 500 milyon ton toprağın yok olmasına sebep olan erozyona müdahale görevini başarıyla yürüttüğünün en iyi örneği Çakıt Çayı Erozyon Kontrol Projesi’dir.
Çakıt Çayı havzasında içerisinde insan ve hayvan faktörünü ele alarak yanlış arazi kullanımını ortadan kaldırıp, doğal denge oluşumunu hızlandırma yönünde geniş boyutlu koordinasyon gerektiren sosyo-ekonomik tedbirler alındı. Bunun yanında geniş ve çıplak alelade oluşan yüzeysel akışına uygun yerlerde zararsız hale getirici mahire ile yapılan teraslamalar, toprağa sızmayan yüzeysel akışın yamaçlarda hız ve enerji kazanarak toprağın taşınmasını engelleyen teraslama, teraslar üzerinde ağaçlandırma ve otlandırma gibi yararlı arazi işlek çalışmaları yapıldı. Akmaya müsait yamaçları stabil hale getirici örme çit, taş kordon ve otlandırma gibi mekanik ve kültürel tedbirlerle, yüzeysel akışlar sonucu oluşmuş ve ilerleyen toprak oyulmaları ile yan dereciklerin oyulmasını önlemeye dönük kuru duvar eşik gibi değişik oyuntu tahkin tedbirleri uygulandı. Düzenli otlatmayı uygulamaya koyarken, meranın ot verimini artırmak, yem bitkisi oranını yükseltmek için de mera ıslah programları geliştirildi.
Son yıllarda özellikle Adana’ya komşu Mersin ve Hatay illerinde mal ve can kaybına yol açan sel felaketlerinin Adana’da olmamasının sebebi Çakıt Çayı Havzası Erozyon Kontrolü çalışmasıdır. Çakıt Çayı Erozyon Kontrol Projesi, Türk ormancısının bugüne kadar yürüttüğü en kapsamlı ve başarılı projeler içerisinde yer alıyor. Bu çalışma aynı zamanda insan eliyle bozulan tabii dengenin yine insan eliyle ancak kararlı, bilgili ve planlı çalışmayla düzeltilebileceğini ortaya koymuştur.”
• NİĞDE ANADOLU
HABER Gazetesi,
Sayı: 838