Artvin ili Doğu Karadeniz dağlarını derin bir şekilde yaran Çoruh Vadisi’nin yamacında, meyilli bir arazide kurulmuş, köklü ve zengin uygarlıkların yaşadığı bir bölgedir.
TARİHİ
Yörede M.Ö. 4000-5000 yıllarına ait birçok tarihi eser, geyik avcılığı ile ilgili kabartma duvar resimleri, bakır ve tunç baltalar bulunmuştur.
Artvin ve çevresi tarih öncesi devirleri cilalı taş devrinden başlayarak bakır-tunç, demir devri olarak sırası ile yaşamıştır. M.Ö. 10 bin ile 8 bin yıllarından kalma cilalı taş devrine ait insan izleri Artvin'de bu çağlarda insanların yaşamış olduğunu kanıtlamaktadır. Bulunan madeni eşyalar ise tarih öncesi devirlerin sırası ile yaşandığını belgelemektedir.
Artvin'e egemen ilk kavim Türklerin ataları olarak kabul gören Hurrilerdir. M.Ö. 2000 tarihinden başlayarak Hurriler Artvin ve çevresinde site devlet kurmuşlardır. Hitit kralı II. Murşit M.Ö. 1360'tan itibaren 20 yıl sürdürdüğü seferler ile Artvin'i ele geçirmiştir.
Hurrilerin soyundan gelen Urartular, başkenti Van olan Doğu Anadolu merkezli bir devlet kurdular. Ancak doğudan büyük göçlerle gelen İskitlerin baskısına dayanamadılar ve yıkıldılar.
İskit devleti çağının öncüsüydü. Tekerleği icat eden, atı evcilleştiren, tarihte ilk beyin ameliyatını gerçekleştiren İskitler, Artvin'i ele geçirerek burayı askeri üs olarak kullanmaya başladılar.
İskitler sonrası Arsaklar Artvin'e egemen oldu. Daha sonra da Bizans'ın tahakkümü altına girdiler. 575 yılında İran Kralı I. Darivs Bizans'a saldırınca bundan istifade eden Hazar Türkleri Çoruh boylarına egemen oldular.
İslam orduları Bizans'ı yenerek Şavşat-Ardanuç-Artvin'i ele geçirdiler. Emeviler döneminde Hazarlar ile birleşen Artvin halkı İslam ordularına karşı direndi. 786'da Abbasi Halifesi Harun Reşit Çoruh bölgesini başkenti Bağdat'a bağladı.
853-1023 arası Artvin’de Bagratlar ve Sac adlı Abbasilere bağlı iki beylik kuruldu. Sac beyliği yıkılınca Artvin tekrar Bizans'ın eline geçti. Bu esnada İran merkezli kurulan Selçuklu Devleti’nin reisi Tuğrul Bey 1040 Dandanakan Savaşı’nda Gaznelileri yenip devlet statüsünü aldı. Selçuklular 1048 Pasinler Savaşı ile Artvin sınırına kadar geldiler.
Alparslan 1064'te Gürcistan seferine çıkarak Çoruh boylarını ele geçirdi. Alparslan'ın ölümü üzerine Bizans'tan yardım alan Gürcü Kralı Gorgi Artvin'i tekrar aldı. Fakat 1081'de Melikşah'a yenilince Melikşah'ın desteği ile Çoruh'u da içine alan Erzurum, Bayburt, Kars merkezli Saltukoğlu Beyliği kuruldu. Türk nüfusunun Artvin'e yayılması hızlandı.
Bu esnada Artvin, Yusuf-eli, Ardanuç, Borçka, Çıldır Atabeyliği’nin elinde bulunuyordu.
Artvin ve çevresi Çıldır eyaleti ile birlikte yaklaşık 250 yıl Osmanlı Devleti’nin egemenliğinde kalmıştır. 1828 Osmanlı-Rus savaşı ve savaş sonucu imzalanan Edirne Anlaşması ile Ahıska Osmanlı elinden çıkınca Çıldır eyalet teşkilatı bozuldu. Anlaşma gereği Osmanlı Çıldır eyaletinin bir kısmını kaybetti ancak Artvin, Borçka, Ardanuç, Şavşat ve Yusufeli Osmanlı elinde kaldı.
Rusların güneye inme ve dünya imparatorluğu yaratma planı ile 1877-78 (93 Harbi) Osmanlı-Rus savaşı çıktı. Bu savaş Artvin yöresi halkına pahalıya mal oldu. 24 Nisan 1877'de Rusya Kars, Ardahan, Batum'u işgal ettikten sonra Türk topraklarına doğru ilerlemeye başladı ve 800'den fazla askerimizi şehit etti.
3 Mart 1878'de Osmanlı ile Rusya arasında 29 maddeden oluşan Ayestefanos Barışı imzalandı.19. maddesinde yer alan 245.207.301 altın tazminatını ödemeyen Osmanlı, Kars, Ardahan ve Batum topraklarını Rusya'ya tazminat karşılığı vermek zorunda kaldı. Bu barış Avrupalı devletlerin çıkarına aykırı düşünce 23 Aralık 1878'de Berlin Barışı imzalandı. Bu barış ile Elvire-i Selase denen Kars, Ardahan ve Batum Rusya’nın eline geçti.
8 Şubat 1879'da Osmanlı ile Rusya arasında imzalanan büyük Muhaide Anlaşması ile Kars, Ardahan ve Batum'da yaşayan Türkler batıya doğru göç etmeye başladılar.
MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE ARTVİN
1917 Ekiminde Bolşevikler Rusya'da yönetimi ele geçirerek Ramonov hanedanlığını devirince yeni kurulan Sovyet Rusya I. Dünya Savaşı’ndan çekilerek 18 Aralık 1917'de Artvin ve Şavşat'tan çekildi. Sovyet Rusya 3 Mart 1918'de I. Dünya Savaşı’na katılan devletlerle imzaladığı Bresk-Litovsk Anlaşması hükmünce Kars, Ardahan ve Batum'u Osmanlıya bıraktı. 15. Kolordu’nun başında bulunan Kazım Karabekir Erzurum, Erzincan, Erivan bölgesine girdi. 18 Haziran 1918'de Osmanlı Hükümeti Gürcistan Milli Hükümeti ile anlaşarak Kars, Ardahan ve Batum illerinde hak iddia etmelerini engelledi. I. Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılan Osmanlı Devleti adına 30 Ekim 1918'de Bahriye Nazırı Rauf Orbay, Mondros Ateşkes Anlaşmasını imzaladı. Bu ateşkesten 1 ay sonra 17 Aralık 1918'de İngiltere Batum'u işgal etti. Batum’da 1878-1918 arası 40 yıl süren Rus işgali sonrası İngiliz işgali başladı. Mondros'un 5. Maddesi gereği işgale karşı direnen milislerin elinden silahları alındı. İngiliz generali Ravtenson Kazım Karabekir'e çektiği telgraf ile ordusunu terhis etmesini istese de Karabekir bunu kabul etmedi. 19 Mayıs 1919'da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Türk yurdunun düşman işgalinden kurtulması için Samsun'da ele aldığı meşaleyi Havza ve Amasya Genelgeleri ile tutuşturdu. Doğu Anadolu'da 23 Temmuz'da topladığı Erzurum Kongresi ile yöre halkını İngilizler ve Ermenilerin niyetlerine karşı birleştirdi.
1920'de Gürcistan'da bulunan Gürcü İslamiyesi adlı cemiyet Batum ve Artvin’i Gürcistan'a katmak istiyordu. 28 Ocak 1920'de Osmanlı Mebuslar Meclisi’nde alınan Misak-ı Milli kararları ile Kars, Ardahan ve Batum'da halk oylamasına gidilmesi kararı alındı. Bu kararın alınmasının temel nedeni bu topraklarda Türk nüfusunun fazla olmasından kaynaklanıyordu. İngiliz işgal kuvvetlerinin Batum'dan çekilmesi üzerine Gürcistan Hükümeti 1 Temmuz 1920'de Batum'u işgal etti.
Bu işgal sırasında TBMM'nin Batum Milletvekillerinden M. Edip Dinç ve Ahmet Akit Beyler 1129 kişilik milli alayları ile işgale karşı üstün gayretler sergilediler. TBMM'nin Eylül-Aralık 1920'de üç ay süren Ermeni savaşında başarılı olması sonrası Mustafa Kemal, Gürcü Hükümeti ile temaslara başladı. Gürcistan sefiri Siman Midivanı 17 Ocak 1921'de Ankara'ya gelerek itimatnamesini Mustafa Kemal'e iletir. Mustafa Kemal Gürcü sefaretinden derhal işgal ettikleri toprakları boşaltmalarını ister. Sefir geçen günler boyunca TBMM Hükümetini oyalamayı sürdürünce Hariciye Nazırı Bekir Sami Bey Gürcistan'a sert bir nota verir. 23 Şubat 1921'de TBMM ve Gürcü hükümetleri arasında Batum Anlaşması imzalanır.
Bu tarihten itibaren Artvin, Ardanuç, Borçka ve Şavşat'tan Gürcü kuvvetleri çekilir, 45 yıllık esaret sona erer ve 7 Mart 1921'den itibaren Artvin'de Türk bayrağı dalgalanmaya başlar.
Yeni Türk Devleti’nin ilk Anayasası olan 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilat-ı Esasiye'de 24 Nisan 1924'te yapılan değişiklikler ile Liva-Sancak teşkilatı kaldırılınca 4 Kasım 1936'da kabul edilen 2885 sayılı kanun ile merkezi Rize olan Çoruh vilayeti kaldırılır. Artvin Merkez, Hopa, Borçka, Şavşat kazaları ile evvelce Erzurum'a verilmiş Yusufeli kazasını da alarak Artvin olan Çoruh ili teşkilatı kabul edildi. Böylece 20 yıl süreyle kullanılan Çoruh adı 1956 yılında Artvin olarak değiştirildi.
COĞRAFİ KONUM
Artvin ilinin doğusunda Ardahan, güneyinde Erzurum, batısında Rize, kuzeybatısında Karadeniz, kuzeyinde Gürcistan Cumhuriyeti bulunmaktadır. İlin yüzölçümü 7.436 kilometrekaredir. Sarp Sınır Kapısı ve Hopa Limanı il için önemli bir avantajdır. Karadeniz kıyısına paralel olarak uzanan Doğu Karadeniz Dağları'nın il sınırları içindeki uzantıları; Kaçkar, Altıparmak, Kükürtlü, İskaristi Dağları adıyla sınıra kadar uzanmaktadır. Kaçkar Dağı Karadeniz Dağları'nın en yüksek noktasını oluşturur. Bu dağın su bölüm çizgileri; Artvin, Rize, Erzurum il sınırlarını belirler. Şavşat ve Borçka ilçeleri arasında yer alan, Çoruh ve Berta Vadileri ile Gürcistan sınırına kadar uzanan Karçal Dağı ise ilin diğer önemli bir dağıdır.
İl sınırı içerisinde Hopa ilçesinde, Sundura deresi ve Arhavi ilçesinin Kabirse deresinin ağzında birer küçük delta ovalar oluşmuştur.
Artvin topraklarının yaklaşık yüzde 51'ini yaylalar kaplar. Bunlar:
Meşeli, Kurudere, Düzenli, Kireçli, Yığılı, Kapik, Irmaklar, Bülbülan, Çamlıca, Hanlıköy, Ballı, Yoncalı, Taşköprü, Meydancık, Mısırlı, Oba, Keşoğlu, Çamlık, Mağara, İnekli, Kocakarılı, Dikme ve Taşkınlık yaylalarıdır.
Artvin ili yüzey şekilleri, genellikle yer altı kırılmaları ve volkanik faaliyetler sonucunda meydana gelmiştir. Vadilerin bir bölümü ise bu tektonik kırılmalar sonucunda meydana gelen fay ve çizgilerine uyarak oluşmuş dağ sıralarını birbirinden ayıran, dağlara paralel çizgiler halindedir. İlde bulunan vadiler Çoruh Vadisi, Ardanuç Deresi Vadileri, Ortaköy Vadisi, Altıparmak Vadisi’dir.
İl sınırları içinde bulunan akarsular iki bölümde incelenir. Bir kısmı asıl ırmak olan Çoruh Nehri'nin kollarını meydana getirirken bir kısmı da il sınırları içinde ve il sınırları dışında Karadeniz'e dökülen nehirlerdir. İlin en büyük akarsuyu olan Çoruh Nehri'nin uzunluğu 376 km olup, 354 km'si sınırlarımız içerisindedir.
Artvin'de, irili ufaklı çok sayıda göl vardır. Bunların çoğu buzul vadilerinin diplerinde oluşmuştur ve genellikle Karagöl adıyla anılır.
YERALTI
ZENGİNLİKLERİ
Ülkemizin en zengin bakır madeni yatakları Artvin'de bulunur. Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü'nce (MTA); Merkez ilçede altın, Ardanuç ilçesinde manganez, Borçka ve Murgul'da bakır, pirit ve manganez, Şavşat'ta bakır, kurşun, çinko ve manganez, Yusufeli’nde de linyit kömürü açısından zengin rezervlerin bulunduğu tespit edilmiştir.
İKLİM
Artvin'in iklimi, yeryüzü şekillerinin özellikleri nedeniyle bölgelere göre çeşitlilik göstermektedir. Kıyı kesimlerinde ılık ve yağışlı bir iklim tipi egemendir.
Buna karşın, İl'in iç bölgelerine doğru, yüksek kesimlerde kışlar sürekli ve bol karlı, yazlar serin geçer. Çoruh Vadisi'nin derin tabanında, kıyıya oranla daha az yağışlı, kışları fazla sert olmayan bir iklim tipi vardır.
BİTKİ ÖRTÜSÜ
Artvin topraklarının yaklaşık yüzde 55'ini ormanlık alanlar kaplamıştır. İldeki ormanların büyük bölümünü iğne yapraklı ağaçlar oluşturmaktadır.
TARIM
Artvin'de tarım geleneksel anlamda yapılmakta olup üretilen ürünler aile tüketiminin yanı sıra mahalli pazarlar ve çevre illerin pazarlarına gönderilmektedir. Tarımsal üretimde tamamen insan gücüne dayalı üretim modeli söz konusudur. Makineli tarım hiç yok denecek kadar azdır. İlde tür ve çeşit bazında oldukça geniş bitkisel üretim potansiyeli mevcutdur. Ülkemiz coğrafyasında yetiştirilen birçok ürünün Artvin'de yetiştirilmesi mümkündür. Çoruh Vadisi boyunca 177 adet serada toplam 49.515 m2 alanda örtü altı sebze yetiştiriciliği yapılmaktadır.
HAYVANCILIK
İlde ayrıca ticari amaçlı hayvansal üretim yapan işletmelerden 71 adet süt sığırcılığı, 14 adet büyük baş hayvan besiciliği, 8 adet tavukçuluk ve 1 adet de civciv üretimi yapan tesis bulunmaktadır.
TURİZM
Artvin ili çeşitli turizm değerlerini içinde barındıran otantik bir turizm kentidir. Kaçkar ve Karçal Dağları’nda yapılan dağ tırmanışları, bölgenin değişik yörelerinde doğal güzellikler içinde bulunan trekking parkurlarında yapılan doğa yürüyüşleri, Çoruh Nehri ve Barhal çayında yapılmakta olan rafting, katamaran ve kano gibi akarsu sporları Arvin'in turizm çeşitliliğini zenginleştirmektedir. 4. Dünya Akarsu Sporları Şampiyonası 1993 yılında Çoruh Nehri’nde yapılmıştır.
NÜFUS
2000 yılı nüfus sayımına göre ilin toplam nüfusu 191.934'tür. Bu nüfusun yüzde 56'sı köylerde yaşamaktadır. Artvin’in merkez ilçe dahil 8 ilçesi, 4 beldesi, 310 köy yerleşim birimi vardır. İlçeleri Merkez, Ardanuç, Arhavi, Borçka, Hopa, Murgul, Şavşat ve Yusufeli’dir.
ARTVİN’DE BASIN
Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.05.2005 tarihli verilerine göre; İlde 13 adet gazete, 1 adet bülten yayın hayatını sürdürmektedir.