Çanakkale Deniz Zaferi'nin 91. yildönümü kutlu olsun

    ÇANAKKALE DENIZ SAVASLARI (19 Subat-18 Mart 1915)

    Çanakkale Savasi yalniz bizim tarihimizin degil yakin dünya tarihinin en önemli savaslarindan biridir.

    1914 yilinda I. Dünya Savasi'nin baslamasiyla Itilaf devletleri Çanakkale Bogazi'ni savas gemileriyle zorlayarak asma, böylece öteden beri varolan Istanbul'a kavusma isteklerini gerçeklestirme firsatinin dogduguna inandilar. Bu inançla Ingiltere ve Fransa isbirligi yaparak 3 Kasim 1914 günü alacakaranlikta Bozcaada'dan Bogaz'in agzina dogru yaklastilar. Buradan istihkamlarimiza dogru ates açtilar, Ingilizler Seddülbahir ve Ertugrul tabyalarini, Fransizlar da Anadolu yakasinda Kumkale ve Orhaniye tabyalarini havantopu ile dövdüler.

    Cephaneligimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz sehit düstü, Ingiliz Donanma Komutani Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yapti, düsman denizaltilari Bogaz’i geçmeye kalktilar. 24 Kasim 1914 günü bir Fransiz denizaltisi Bogaz sularinda görüldü. Bu denizaltiyi gören topçularimiz düsman üstüne ates yagdirmaya basladi. 2 Aralik günü Ingiliz denizaltisi da bir deneme yapti. Derinden engelleri asarak Bogaz'a girdi. Yediyüzelli metre ilerde bulunan Mesudiye zirhlisina torpil atarak bu gemimizi batirdi. Zirhlimizda bulunan subaylardan 10'u ve erlerimizden 24’ü sehit düstü. 19 Subat 1915 günü düsman savas gemileri ögleye kadar uzun menzilli bir bombardimana giristi. Bogaz'a iyice sokuldular.

    Tabyalarimiz aksama dogru düsman savas gemilerine karsilik verdi. Ertugrul ve Orhaniye tabyalarindan atilan ates karsisinda düsman oldukça bocaladi. Itilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarina ulasamiyordu. Lodos firtinasini basarisizliklarinin nedeni olarak görüyorlardi. Havalar düzelince yeni saldirilar düzenlendi. Yine sonuç alinamayinca düsman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alindi. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandi. Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donanmayla Bogaz'a saldiracagini, yakinda Istanbul'da olacagini Londra'ya bildirdi. Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutani Albay Cevat Çobanli 17/18 Mart gecesi Bogaz'a mayin hatti dösenmesi emrini verdi. Aldigi emir geregi Binbasi Nazmi Bey Nusrat mayin gemisi ile o gece yirmi alti mayini Bogaz'a on birinci hat olarak dösedi. Bogaz'daki mayin sayisi on bir hat olarak 400'ü asmisti.

    ATATÜRK ÇANAKKALE’DE

    (18 MART 1915)

    Ingiliz ve Fransiz savas gemilerinden olusan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Bogazi'na girdi. Bu donanmanin ilk grubunu olusturan filoda, Ingilizlerin Queen Elizabeth zirhlisi ile Inflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savas gemileri bulunuyordu. Ikinci grupta Ingiliz Kalyon Kaptani komutasinda Ocean, Irresistible, Wengeance Majestic gibi savas gemileri yer almisti. Üçüncü filo ise Prince, Bouvet, Suffren gibi Fransiz savas gemilerinden olusuyordu. Ingilizler ve Fransizlar zayif Türk savunmasini kolayca susturarak Bogaz'i kolayca geçebileceklerini umuyorlardi. Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düsman savas gemileri siddetli bir atese basladilar. Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryalari siddetli bir atese tutuldu.

    Bogaz’daki düsman gemileri Hamidiye istihkamlarina yüklendi. Bunu gören Dardanos bataryalari atesi üzerlerine çekmeye çalisti. Az sonra, tüm gemiler, Dardanos'a saldirdi. Dardanos tabyamiz saldirilara siddetle karsi koydu. Bu arada Mesudiye tabyasi da atese baslamisti. Mesudiye üzerine ates açilinca Hamidiye onun yardimina kostu. Bu arada kiyi bataryalarimiz düsman üstüne ates yagdirmaya basladilar. Bunalan düsman kaçmak isterken topçu atislariyla karsilasiyordu. Düsman gemilerine göz açtirilmiyordu. Karsilikli bu korkunç bombardiman bir saat kadar sürdü.

    Bu karsilikli bombardimani yabanci bir yazar söyle anlatiyor: "Insan manzarayi gözlerinin önünde canlandirabilir. Kaleler, toz duman bulutlari içinde kaybolmuslardi. Yikintilarin arasindan arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerinde fiskiran sayisiz su sütunlari arasinda yavas yavas hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasinda iyice görünmez oluyorlardi. Tepelerden ates eden havan toplarinin alevleri görülüyor, agir toplar yer sarsintilari gibi gümbürdüyordu."

    Bombardiman sirasinda Türk tabya ve bataryalari büyük zarar görmüstü. Amiral Robeck Fransiz gemilerini geri çekerek Ingiliz savas gemilerini ileri sürdü.

    Tam bu sirada müthis patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren savas gemileri mayina çarparak sarsildilar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusrat mayin gemisinin dösedigi mayinlar görevlerini yapmislardi. Bogaz’in berrak sulari üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren'e tarihi Hamidiye bataryamizin keskin nisancilari ates açtilar. ‘Çanakkale Geçilmez’ kitabinin yazari Alan Moorehead olayi söyle anlatiyor. "Saat 13.45'de Suffren'in az gerisindeki Bouvet müthis bir patlamayla sarsildi. Güverteden göge kesif bir duman yükseldi. Gittikçe hizlanarak yana yatti, devrilip gözden kayboldu.” Olayi görenlerden birinin ifadesine göre “Bir tabak, suda nasil kayip giderse o da öylece kayip gitti.”

    Türk tabyalari, Bogaz'i geçmeye çalisan düsman gemilerine durmadan ates ettiler. Bu arada düsman Bogaz’daki mayinlari temizlemek için mayin tarayicilarini Bogaz’a soktu.

    Tabyalarimiz mayin tarayicilarina ates açtilar. Açilan ates yagmur gibi yagmaya baslayinca düsmanlar panik içinde kaçtilar. Bu arada düsman savas gemilerinden Inflexible, Irressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralandi. Itilaf devletleri Çanakkale Bogazi'ni denizden asamadilar. Büyük kayiplar vererek Çanakkale Bogazi'nin geçilemeyecegini ögrendiler. Itilaf devletleri Çanakkale Bogazi'ni savas gemileri ile asamayinca bu kez çikarma yapmayi planladilar.

    Artik Çanakkale’de kara savaslari basliyordu. Kara savasinda düsmanin nereden çikarma yapabilecegi tartisildi. Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir'den çikarma yapilabilecegi görüsündeydi. Düsman güçleri 25 Nisan 1918 sabahi Mustafa Kemal'in düsündügü noktadan saldirdi. 19. Tümen Komutani Mustafa Kemal Kocaçimen'de, Conkbayiri'nda savasti. Cephanesi biten askerlere: "Süngü tak!" emrini verdi. Daha sonra ; "Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize baska kuvvetler ve baska komutanlar geçebilir" dedi.

    Tarihin bu en büyük siper savasi baslamisti. Siperler arasi uzaklik sekiz on metre kadardi. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrilmiyordu. Sehit düsenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adim basina bir mermi düsüyor; toprak adeta tüterek kayniyordu. Düsman dalgalar halinde Conkbayir'a dogru ilerliyordu. Bu arada Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanligina atandi. Anafartalar Savasi'nda düsmanin attigi sarapnel misketi Mustafa Kemal'in gögsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptigindan bir sey olmadi.

    Kisa sürede Türk ordusu her yerde büyük basarilar kazandi. Düsman saskina döndü, bozguna ugradi.

    Çanakkale kara savaslarinin en önemli cepheleri; Kumkale, Besike, Bolayir, Seddülbahir, Ariburnu, Kabatepe, Conkbayiri ve Anafartalar'dir. 19-20 Aralik'ta Anafartalar ve Ariburnu cephesi, 8-9 Ocak'ta Seddülbahir düsmanlar tarafindan bosaltildi. Böylece 1915 baharinda parlak umutlarla karaya ayak basan birlesik düsman ordusu 1916 kisinda bozguna ugrayarak çekip gitti.

    Çanakkale savaslarinda 250 binin üzerinde askerimiz sehit düstü. Düsman kayiplari ise bu rakamin üstündedir. Çanakkale savaslarinin unutulmaz kahramani, Anafartalar Grup Komutani Mustafa Kemal'in basarisi ilerde baslayacak Ulusal Kurtulus Savasimizin kaynagi oldu. Bagimsizligimizi savunmak, yurt topraklarimizi korumak için yapilan savaslar kutsaldir. Çanakkale ve Ulusal Kurtulus Savasimiz kutsal destan savaslarina birer örnektir.

    BIR MILLETIN KADERINI DEGISTIREN DESTAN

    18 Mart, Birinci Dünya Savasi içinde ayri bir özelligi olan, tarihin kaderini degistiren, yasamak hakkina serefi ile ulasan bir milletin kahramanlik destaninin yazildigi tarihdir.

    Ingiliz ve Fransiz ortak saldirilarina karsi savasilan bu cephede cereyan eden muharebeler denizden ve karadan olmak üzere yaklasik bir yil sürdü. Çok siddetli çarpismalar oldu, Türkler canlari pahasina büyük bir zafer kazandi.

    Savas sirasinda siddetli hasar görmüs olan Rumeli-Mecidiye Tabyasi'nda Onbasi Seyit, menzilindeki Ocean Zirhlisina nisan almis ve sag kalan arkadaslarinin yardimiyla üçüncü atista isabet kaydetmisti.

    Çanakkale Sehitleri’ne saygi ve minnet duygularimizla!

    Ey, bu topraklar için topraga düsmüs, asker!..

    Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alni deger.

    (Mehmet Akif ERSOY, Çanakkale Sehitleri)

    ÇANAKKALE BIR DESTANDIR...

    Çanakkale Zaferi, yokluk ve yoksulluk döneminin basarisidir. Maddi ve siyasi açidan devletin tikandigi bir dönemde meydana gelmistir.

    Maddi imkanlarin neredeyse tükendigi, düsmanlarin ise çok güçlü bulundugu bir savastir. Bu gerçege ragmen Çanakkale Savaslari nasil zaferimizle sonuçlandi? Bu zaferin bir tek dogru izahi vardir. O da Mehmetçigin imanidir. "Ölürsem sehit, kalirsam gazi!" dedirten iman, askerimizi kahramanlastirmistir.

    Kana, kine ve inanilamaz bir ates saganagina ragmen Mehmetçik, adinin ilham ettigi imani hiç unutmamis, bir gül bahçesine girercesine sahadete kosmustur.

    Yine bu imanladir ki, fedakarligin her türlüsüne, açliga, susuzluga, yara bere ile yasamaya sabirla katlanmis, yilmamis, yikilmamistir.