Arap Birligi Zirvesi Sudan’in baskenti Hartum’da yapildi

    Basbakan Erdogan “Terörün hedefi bütün insanliktir”

    Basbakan Recep Tayyip Erdogan, 27-29 Mart 2006 tarihlerinde Sudan’in baskenti Hartum’da düzenlenen Ortadogu'daki son durum ve küresel teröre karsi mücadele konularinin ele alindigi Arap Birligi Zirvesi'ne katildi.

    Zirve'nin açilisina katilan Basbakan Erdogan, Medeniyetler Ittifaki konusunda bir konusma yapti. Erdogan, Arap Birligi Zirvesi'nin bölgenin baris, refah ve güvenligine ciddi katkilar saglayacagina inandigini belirterek, zirvenin bölgenin gelecegini sekillendirecek dinamiklerin hiz kazanmaya basladigi kritik bir dönemde yapildigini söyledi. Türkiye'nin Arap dünyasiyla kültürel yakinliga ve ortak bir tarihe sahip oldugunu, Arap dünyasi ile ayni cografyanin paylasildigini, benzer sorun ve firsatlarla karsilasildigini belirten Basbakan Erdogan, Türkiye ile Arap dünyasi arasinda köklü dostluk ve kardeslik baglari bulundugunu kaydetti. Erdogan, ''Bu nedenle Arap dünyasinin istikrar, güvenlik ve refahina katkida bulunmak bizim öncelikli politikalarimiz arasindadir'' dedi. Soguk savasin sona ermesiyle sekillenen uluslararasi ortamin, ülkeler arasinda dayanisma ve iliskilerin gelistirilmesine imkan sagladigini belirten Basbakan Erdogan, Bu durumun yeni bazi risk ve tehditleri de beraberinde getirdigini belirterek sözlerini söyle tamamladi:

    “Özellikle terörizm, kitle imha silahlarinin yayilmasi, kaçakçilik ve örgütlü suçlar küresel boyutlar kazanmaya baslamistir. Ne yazik ki bugün 15-20 yil öncesine kiyasla daha güvenli bir dünyada yasadigimizi söyleyemiyoruz. Gerek klasik çatisma alanlari, gerek asimetrik yeni tehditler hepimizi yakindan ve dogrudan etkilemektedir. Unutmayalim ki, hepimizin güvende olmadigi bir dünyada artik hiçbirimiz güvende olamayiz, kendimizi güvende hissedemeyiz. Küresellesmenin dayattigi bu gerçek, herkes için bir güvenlik doktrinidir. Artik, 'senin teröristin iyi benim teröristim kötü' çifte standardinin nelere mal olabilecegini insanlik çok aci tecrübelerle ögrenmis bulunuyor. Ne yazik ki, bu beladan çok çekmistir insanlik. Biz de bu beladan çok çektik. Yillar boyunca bunu anlatmaya çalistik, sesimizi duyurmaya çalistik. Dedik ki, teröristin iyisi, kötüsü olmaz, dini, irki, rengi olmaz. Terör, kimi nerede nasil, niçin vuracagi belli olmayan bir fenomendir. Son aci olaylar bir kez daha gösterdi ki, terörün hedefi bütün insanliktir. Terör evrenseldir. Bunu böyle bilmeli, böyle kabul etmeliyiz. Karsi karsiya oldugumuz bu yeni sartlar, uluslararasi isbirligi ve dayanismayi her zamankinden daha gerekli kilmaktadir.

    Özellikle Bati ile Islam dünyasi arasinda giderek derinlesme egilimi gösteren bir fay hattinin esiginde bulunuyoruz. Her iki tarafta da asiri uçlar, bu durumu sorumsuzca sömürüyor. Bir yanda gördügü her seyi ve herkesi ötekilestirip dislayan bir anlayis, karsisinda da dini veya kültürel degerler adina ortaya çiktigini iddia eden terörist örgütler. Iki taraf da ortak degerleri görmezden gelmekte, durumun krize dönüsmesini, kroniklesmesini tetiklemektedir. 'Medeniyetler arasi çatismalar' türü senaryolar üretilmesinin temelinde yatan bu egilimlerin, dünya barisini tehdit ettigi, hepimizi karanlik bir dehlize çektigi asikardir. Bu gidise 'dur' demek için hiç vakit kaybetmeden harekete geçmemiz sarttir. Artik korkularimizin degil, umutlarimizin pesinden gitmeliyiz. Mantigi, sagduyuyu ve ortak akli egemen kilmanin yollarini aramaliyiz. Çok yönlü iliskileri, zengin tarihi ve kültürel birikimiyle ülkem, bu konuda özel bir sorumluluk hissetmektedir. Bu nedenle farkli kültürler arasinda diyalog ve karsilikli anlayisin saglanmasina yönelik aktif çaba göstermeliyiz. Nitekim, Türkiye'nin içinde bulundugu bir girisimle Islam Konferansi Örgütü ve AB üyesi ülkelerden yaklasik 1 milyar insanin temsilcileri 2002 yilinda Istanbul'da forum çatisi altinda bir araya gelmistir.''