Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliğine Adaylığını Açıkladı
Birleşmiş Milletler (BM) II. Dünya Savaşı’nın ardından XX. yüzyılın ilk yarısında yaşanan ve insanlığa büyük acılar getiren savaşların ve barışa karşı tehditlerin tekrarını önlemek, uluslararası barış ve güvenliği korumak amacıyla 24 Ekim 1945 tarihinde resmen kurulmuştur. BM, 191 üye devletin eşit olarak temsil edildiği ve uluslararası toplumun gündemindeki başlıca sorunların tartışıldığı yegâne küresel demokratik platform olma özelliğine sahip bir forumdur.
Yarım asrı aşkın süredir barışı sağlama ve koruma ile uluslararası sorunların çözümü çalışmalarına öncülük eden BM, bugün de küreselleşen dünyanın karmaşık ve çok boyutlu sorunlarının çözümüne yönelik ortak gayretler için önemini korumakta, uluslararası ilişkilerin değişen şartlarına uyum sağlayarak etkinliğini arttırmaktadır.
Türkiye, sorumlu ve barışsever bir ülke olarak, 51 kurucu üyesi arasında yeraldığı bu evrensel Teşkilat'ın Yasası'nda ifadesini bulan ilke ve amaçlar doğrultusunda uluslararası barış, güvenlik, istikrar ve kalkınma için küresel işbirliğini güçlendirmeye yönelik her türlü gayreti göstermektedir.
BM Barış Güçleri'ne ve BM Barışı Koruma Faaliyetleri'ne önemli katkılarda bulunan, uluslararası sorumluluklarının bilinci içinde birçok ülkeye insani ve teknik yardım sağlayan Türkiye'nin gelişmekte olan ülkelere yaptığı kalkınma yardımları 2004 yılında 350 milyon dolara ulaşmıştır.
Türkiye, uluslararası sistem içinde böylesine önemli bir rolü bulunan BM'nin en önemli karar organı Güvenlik Konseyi'nde 1951-1952, 1953-1955 dönemlerinde ve son olarak 1961 yılında Polonya ile paylaştığı bir yıllık yarı dönemde yer almıştır. 45 yıldır anılan Konsey'de temsil edilmeyen Türkiye, 2009-2010 dönemi için Batı Avrupa ve Diğer Devletler Grubu'ndan (Western Europe and Others Group - WEOG) Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine adaylığını açıklamıştır.
Bölgesinde bir istikrar unsuru olan Türkiye, mevcut anlaşmazlıkların çözümüne ve yenilerinin ortaya çıkmasının önlenmesine katkıda bulunacak potansiyele sahiptir. Bu düşünceden hareketle, önümüzdeki dönemde bölgesel sorunların çözümünde ve uluslararası diplomasi arenasında ülkemizin daha etkin bir aktör olması amaçlanmaktadır. Sahip olduğu tarihi ve kültürel bağlar çerçevesinde, bölgeler ve kültürler arasında bir köprü rolü oynamakta olan Türkiye, bu görevi üstlenmesi halinde, BM'de farklı bölgesel grupların çıkarlarını etkin şekilde değerlendirebileceğine inanmakta ve böylece Teşkilat'a yapmakta olduğu katkıları arttırmayı hedeflemektedir. Türkiye'nin Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği adaylığı için oluşturulan bir Eylem Planı çerçevesinde yürütülen yoğun kampanyanın başarıya ulaşabilmesi için toplumun farklı kesimlerinin yakın ilgi ve desteğine ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu çerçevede adaylığımız çok yönlü etkinliklerle tanıtılmakta, diplomatik temsilciliğimiz bulunmayan çeşitli ülkelere özel temsilciler gönderilmekte, sivil toplum kuruluşlarının ve meslek örgütlerinin sürece aktif katkıları teşvik edilmekte, Türkiye'de görev yapan fahri temsilciler ile bir araya gelinmektedir.
Hâlihazırda geniş bir coğrafyadan pek çok ülkenin Güvenlik Konseyi üyeliğine olumlu yaklaştığı Türkiye'ye, İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi ülkeler de, 14-16 Haziran 2004'te İstanbul'da yapılan İKÖ Dışişleri Bakanları Konferansı'nda kabul edilen kararla destek vaadinde bulunmuşlardır.
Türkiye, coğrafi açıdan pek çok çatışma ve tehdidin merkezinde yer alması gerçeğinden hareketle, esasen küresel barış ve istikrarın tesisi konusunda özel bir sorumluluk taşımaktadır.
Ülkemizin 2009-2010 dönemi için açıklamış olduğu Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği adaylığı, BM'yi daha güçlü ve etkin kılma yönündeki reform çalışmaları ile barış ve huzur içinde bir dünya yaratılmasına yönelik BM idealleri doğrultusunda çaba gösterilmeye devam edilmesi perspektifinde Türkiye için büyük önem arzetmektedir.