Türkiye ile Finlandiya, coğrafi uzaklıklarına rağmen, birbirleriyle yakın ilişkiler sürdüren iki dost ülke olmuşlardır. Bu dostlukta, halklar arasındaki karşılıklı sempati hislerinin de şüphesiz önemli rolü bulunmaktadır.
Osmanlı İmparatorluğu, 1917'de kazandığı bağımsızlıktan sonra Finlandiya'yı ilk tanıyan devletler arasında yeralmıştır. Kuvvetli dostluk bağları ve saygı temelleri üzerine bina edilen ilişkiler, Helsinki'de mukim ilk Türk temsilciliğinin 17 Temmuz 1946'da açılmasıyla ivme kazanmıştır.
Esasen, bugün Helsinki'de Türk Büyükelçiliği rezidansı olarak kullanılan bina, aynı zamanda Finlandiya siyasi tarihinde önemli bir yere sahip bulunan ve 1946-1956 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı yapmış olan Juho Kusti Paasikivi'nin yaşadığı evdir ve Türk-Fin ilişkilerinin tarihi dokusunu yansıtan anlamlı bir sembol konumundadır.
Türkiye ile Finlandiya arasında gücünü tarihten alan dostluk ilişkilerindeki yakınlık unsurlarından biri de, 1880 yılından beri Finlandiya'da yaşamakta olan ve halen 800 civarında mensubu bulunan Müslüman Tatar Türklerinin varlığıdır.
Türkiye Finlandiya'yı, gerek uluslararası camiadaki etkin rolü, gerek paylaştığı ortak değerler açısından, uluslararası toplumun öndegelen saygın mensuplarından biri olarak görmektedir. Finlandiya'nın en yüksek demokrasi ve insan hakları standartları çerçevesinde kurduğu toplumsal düzen ve refah düzeyini, ayrıca eğitim, temiz toplum, rekabetçi ekonomi ve yüksek teknoloji gibi alanlardaki öncü konumunu takdir etmektedir.
Finlandiya Başbakanı Matti Vanhanen'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle 16-18 Mayıs 2006 tarihlerinde ülkemize gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişen doğasını en güzel biçimde ortaya koyan bir gelişme teşkil etmiştir. Konuk Başbakan, ziyareti sırasında, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Meclis Başkanı Bülent Arınç tarafından da kabul edilmiştir.
Yapılan görüşmelerde, AB ile ilgili hususlar başta olmak üzere, siyasi, ekonomik ve ticari ilişkiler ele alınmış; bu çerçevede Kıbrıs sorununa çözüm çabaları ile güncel uluslararası meseleler de gündeme gelmiştir.
Türkiye'yi ziyaret eden ilk Finlandiya Başbakanı olan Vanhanen'in temasları, Haziran ayından itibaren AB Dönem Başkanlığını üstlenme hazırlığındaki Finlandiya'nın ülkemize AB sürecinde vermekte olduğu desteğin gücünü ve kalıcılığını göstermesi bakımından da önem taşımıştır.
Türk halkı, Finlandiya'nın ülkemizin AB sürecinde şimdiye kadar izlediği ilkeli tutumu ve ülkemizin AB'ye katılması mukadder bir devlet olarak adaylığının tescil edildiği 1999 yılındaki Helsinki Doruğu ile AB Dönem Başkanlığı sırasında gösterdiği liderliği takdirle hatırlamakta, bu tutumun devamını memnuniyetle karşılamaktadır.