Doğu Karadeniz sınırları içerisinde yer alan Bayburt Doğu Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan Erzurum, Trabzon tarihi İpek Yolu üzerindedir.
TARİH
Bayburt ilinin tarihi M.Ö. 3000'li yıllara kadar uzanmaktadır.
Şehir Azziler tarafından kurulmuştur. Bayburt M.Ö. 770-665 yılları arasında Kimmer ve İskitlerin akınlarına uğramış, daha sonra bölgeye Haldiler hakim olmuştur. Kısa bir süre Medlerin eline geçen bölge sonraki yıllarda Pers hakimiyetine girmiştir.
İskitler bizim Saka olarak tanımladığımız Türklerdir. Bayburt yaklaşık olarak 5000 yıllık bir Türk şehridir.
M.Ö.2. yüzyıldan itibaren Pontus krallığına bağlı olan Bayburt M.Ö. 40'lı yıllarda Roma hakimiyetine girmiştir. M.S. 705 yılında Emevilerin eline geçen Bayburt 715 yılında Bizanslılar tarafından geri alınmıştır. 850 yılında Türklerle Bizanslılar arasında sürekli savaşlara sahne olan Bayburt, artık Müslüman Türklerin yerleşmeye başladıkları bir yer olmuştur. 1048 yılına gelindiğinde bölge artık yoğun Türk nüfusuyla meskundur. 1054 yılında Bayburt, Selçuklular tarafından fethedilmiştir. 1081 yılında Bayburt Selçuklu Devletine bağlı olan Saltukoğullarının ve ardından Mengücekoğullarının egemenliğine girmiştir. Daha sonra Danişmentlilerin, ondan sonra da Bizanslıların eline geçen Bayburt'u o zaman Trabzon Valisi Teodor Gabras geri alarak kendi egemenliğini ilan etmiştir. Bayburt Moğol istilasıyla büyük bir yıkıma uğramıştır. Moğollar 60.000 kadar Türkmen kitlesinin yerleştiği Bayburt Bölgesinden, 1000 kadar Türkmen bölgeye zarar veriyor gerekçesiyle Denizli taraflarına gönderilmişlerdir. Anadolu Selçuklu Sultanı Süleyman Şah'ın kardeşi Mugusiddin Tuğrul Şah 1200 -1230 yılları arasında Bayburt kalesini yeniden yaptırırcasına tahkim ettirmiştir. Bayburt Kalesine Çin-ü Maçün kalesi de denilmektedir. Bunun sebebi kalenin Batı ve Güney dış yüzeylerinde tezyinat olarak mor firüze çinilerin kullanılmış olmasıdır.
Bayburt 14. yüzyılda Akkoyunlu Devletinin kuruluş ve tarih sahnesine çıkış yeri olmuştur. Akkoyunlu idaresi 17 Ekim 1514' te Yavuz Sultan Selim'in veziri Bıyıklı Mehmet Paşa’yı Bayburt' un fethiyle görevlendirilmesine ve fethin gerçekleşmesine kadar sürmüştür. Fetihten sonra Osmanlılarca Sancak Merkezi yapılan Bayburt’a Erzurum, Tekman ve İspir bağlanmıştır.
1828 yılında Ruslarca işgal edilen Bayburt Serasker Osman Paşanın topladığı kuvvetlerle Rusları Aydıntepe' de büyük bir bozguna uğratmıştır. Ancak daha sonra takviye kuvvetlerle geri dönen Ruslar, Serasker Osman Paşayı Kelkite kadar geri çekilmek zorunda bırakmışlar. Aydıntepe' de yenilmenin etkisiyle Bayburt'u yakıp yıkmışlardır.
Rus işgali Ekim 1829 tarihine kadar devam etmiştir. Kale içindeki mahalle bir daha onarılamayacak ve içinde yaşanamayacak şekilde tahrip edilmiştir.
1. Dünya Savaşı’nda Rus kuvvetleri 2 Mart 1916 tarihinde Kop' a varmışlar, burada Türk askeri ve Bayburt halkı büyük bir direnme göstermiş ve bu savunma tarihe 2.Plevne Savunması olarak geçmiştir.
Bayburt bu işgalden 21 Şubat 1918 tarihinde kurtulmuştur. Bu işgal esnasında muhacir olarak Anadolu'nun iç kesimlerine giden Bayburtlular kurtuluşla birlikte yurtlarına geri dönmüşler.
Çorum’dan dönenler Çorumda gördükleri Saat Kulesinin bir örneğini de Bayburt'ta yaparak Türkiye Cumhuriyetinin 1. kuruluş yıl dönümü olan 29 Ekim 1924 tarihinde hizmete sokmuşlardır. 1927' ye kadar Erzurum' a bağlı olan Bayburt bu tarihte Gümüşhane'ye bağlandı. 21.06.1989 tarihinden itibaren 3578 sayılı yasa ile de il statüsüne kavuştu. Şehrin bu gün bilinen isminin Ortaçağ Ermeni kaynaklarında; Payberd, Bizans kaynaklarında; Payper, Baberd, Paypert. Bu bölgeden geçen Marko Polo' nun seyahatname' sinde; Painpurth, Baiburt. Arap kaynaklarında; Bâbirt, II. Mesud adına 1291' de basılan bir parada Baypırt olarak yeralmaktadır. Akkoyunlu tarihinden bahseden çağdaş eserlerde Pâpirt şeklinde geçen kelimenin son hecesi Berd' in "yüksek kale" anlamına geldiği bilinmekteyse de ilk hecesine bir mana verilememektedir. 1647 yılında şehri ziyaret eden Evliya Çelebi Bayburt adını zengin manasına gelen "Bay" ve belde manasına gelen "yurt" gibi iki kelime ile izah eder. Osmanlı dönemine ait kaynaklar ise ismi bu günkü söylenişine uygun olarak Bayburt şeklinde kaydederler.
COĞRAFYA
Karadeniz Coğrafi Bölgesi’nin Doğu Karadeniz bölümü sınırları içerisinde yer alan Bayburt; doğusunda Erzurum, batısında Gümüşhane, kuzeyinde Trabzon ve Rize, güneyinde Erzincan illeri ile çevrili Anadolu' nun kuzey doğusunda Çoruh Nehri kenarında ve denizden 1550 metre yükseklikte kurulmuş 3739 km² yüzölçümlü bir ildir. Bayburt ve çevresi yeryüzü şekilleri bakımından genel olarak üç bölümden oluşmaktadır. Birincisi; sahanın batı yarısını oluşturan Bayburt ovası, ikincisi akarsuların oluşturduğu vadiler ve üçüncüsü de; yörenin etrafını çevreleyen ve doğu yarısında yer tutan dağlık alanlardır.
Yaklaşık olarak 900 km²' yi bulan Bayburt ovası, esas itibariyle dört bölümden oluşmaktadır.
Dağlık alanlar saha yüzölçümünün yüzde 45'ini oluşturmaktadır. Bayburt Ovası'nın etrafında sahanın doğu yarısında dağlık alanlar yer almakta ve ovanın kuzeyinde ve güneyinde yüksek sıradağlar bulunmamaktadır. Güneyde yer alan dağların başlıcaları; batıdan doğuya doğru, Pulur, Otlukbeli, Saruhan, Çoşan, Kop ve Çavuşkıran dağlarıdır.
Sahanın kuzey kesimindeki dağlar; batıdan doğuya doğru, Zülfe, Kemer, Soğanlı, Haldizen ve Kırklar dağlarıdır.
Bayburt coğrafi konumuyla, ülke genelinde en fazla yaylaya sahip illerinden biridir. Genel olarak Kop ve Soğanlı dağlarında yaylalar bulunmaktadır.
İlin ve ülkemizin en önemli su kaynaklarından biri olan Çoruh nehri kaynağını Mescit dağlarından alarak il sınırlarına güney doğudan girmektedir.
İlin gölleri genelde krater gölleri olup, Soğanlı dağları üzerinde yer almaktadır. Bunlardan bazıları Haldizen (Balıklı Göl), Göloba (Atlı Göl) dür.
Bayburt'ta Doğu Karadeniz iklimi ile Doğu Anadolu iklimi arasında, karasal özellikleri ağır basan bir geçiş iklimi hüküm sürmektedir. Bu nedenle yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçmektedir.
Çoruh vadisi bölümlerinde meşenin hakim olduğu dağınık ağaç toplulukları mevcuttur. Yer yer kızılçam, ardıç, gürgen, yabani armut (ahlat) ve bodur dağ kavaklarına rastlanmaktadır. Su kaynakları boyunca kavak ve söğüt ağacı varlığı da önemli yer tutmaktadır.
KÜLTÜR VE TURİZM
Bayburt’ta bu gün devam eden en önemli el sanatları kilim, seccade, ihram, taş ve bakır işçiliğidir. Özellikle kilim, seccade ve ihramın Bayburt’ta ayrı bir önemi vardır. Orta Asya’dan Anadolu’ya dalga, dalga gelen Türk boyları Asya’dan getirdikleri geleneksel dokuma sanatını aynen burada sürdürmüşler, yörede elde edilen yünleri kendi yöntemleri ile boyamışlar ve bir renk cümbüşü, bir ahenk içerisinde dokuyup hizmete sunmuşlardır.
Bayburt el sanatlarında ihram önemli bir yer tutar. Yörede ihram veya ehram olarak tabir edilen, giysi tamamen yünden özel tezgahlarda dokunmak suretiyle hazırlanır. İlin doğal kaynaklarından birisi olan Bayburt taşı yüksek kalite ve geniş rezervlere sahiptir.
Bayburt ili, kuş gözlemciliğinden, mağara turizmine, müze ve ören yerlerinden yaylalara, hanlar hamamlardan kalelere kadar gezilecek bir çok yeri bünyesinde barındırır.
Aydıntepe Yeraltı Şehri Bayburt'un kuzeybatısında dağlık yöredeki bucak merkezi Aydıntepe'de yer alır ve tüf içerisinde, yüzeyden 2-2.5 m derinde başka yapı malzemesi kullanmadan ana kayaya oyulmuş galeriler, tonozlu odalar ve bu odaların açıldığı daha geniş mekanlardan oluşur.
Kent merkezinin kuzeyinde yer alan Bayburt Kalesinin yapımıyla ilgili bilgiler kesin değildir. Yerel prens ve krallıkların savaşımlarında önemli bir rol oynayan kalenin M.S. 58'de yapıldığı tahmin edilmektedir. Roma, Bizans, Arap ve Komnenos egemenliklerinde kalan yapı, pek çok kez onarılmıştır. Helva Köyü Buz Mağarası, Masat Vadisi'nin güneyinde Helva köyünde yer almaktadır. İl merkezine 33 km. mesafede bulunan mağaranın içinde buzdan oluşmuş sarkıt ve dikitler görülebilmektedir. Köy halkı tarafından değişik zamanlarda soğuk hava deposu olarak kullanılmış olan mağara, buz oluşumlarının değişik şekillerini yansıtması bakımdan dikkat çekicidir.
Çoruh nehri ve kolları tatlı su ürünleri balıkçılığına elverişlidir. Çoruh nehri debi bakımından ülkemizin en önemli akarsularından biri olup, bu özelliği nedeniyle su sporlarına çok elverişlidir. Dikmetaş köyünden başlayarak Çoruh nehrinin il sınırlarını terk ettiği Aslandede köyüne kadar olan kısmında su sporlarından kano ve rafting yapılmaktadır. Bayburt’un yaylaları doğa yürüyüşü ve kamp için uygundur.
NÜFUS
2000 yılı genel nüfus sayımına göre Baybur’un nüfusu 113.223’tür. Bayburt’un Merkez’e bağlı Demirözü ve Aydıntepe ilçeleri vardır.
Demirözü ilçesi Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan ve Karadeniz ikliminden çok karasal iklim özellikleri gösteren denizden 1680 metre yükseklikte bir yerleşim birimidir.
Aydıntepe ilçesi Bayburt il merkezinin kuzey batısında kendi adı ile anılan ovanın kuzeyinde Kuzey Anadolu Sıradağları’nın bir bölümünü oluşturan ve Trabzon-Bayburt illerinin tabi sınırlarını çizen Soğanlı dağlarının birleştiği yerde kurulmuştur.
EĞİTİM
Bayburt eğitim ve öğretim açısından köklü bir geçmişe sahiptir. Osmanlı Devleti döneminde Yakutiye ve Mahmudiye gibi medreselerin kurulmuş olması, Ahmed-i Zencani, Şeyh Veysi gibi alimlerin ve Şair Zihni, Celali, Hicrani gibi şairlerin ilde yetişmiş olması Cumhuriyet döneminde eğitim ve öğretim düzeyinin yükselmesinin ilham kaynağını oluşturmuştur. Okullaşma oranı benzer büyüklükteki illere göre yüksek olan Bayburt' ta eğitimde olan talep canlılığını korumaktadır.
TARIM
Bayburt’ta ekonomik hayat, tarihi gelişim içinde temel özelliğini değiştirmemiştir. Ticaret ve sanayinin gelişmediği ilde tarım ve hayvancılık başlangıçtan beri ekonomiyi sürükleyici rol oynamıştır. Tarım ürünü olarak ilde hububat çeşitleri, yem bitkileri, şeker pancarı ve az da olsa meyve, sebze üretimi yapılmakta, genelde ilin sebze ihtiyacı diğer illerden karşılanmaktadır. Bayburt arazisinin büyük bir kısmı kıraç olup Çoruh vadisinde; Aydıntepe ve Sünür ovalarında sulu tarım yapılmaktadır.
Hayvancılık ilin geçim kaynaklarından en önemlisidir. Arazi hayvancılık yapmaya çok elverişlidir bu nedenle mera hayvancılığı yapılmaktadır. Son yıllarda besi hayvancılığına doğru bir gelişme gözlenmektedir. Süt inekçiliği ıslah çalışmaları da devam etmektedir. Bayburt’un ilçe ve köylerinde arıcılık yapan aile sayısında büyük artış gözlenmekte, il sathında nefis kokulu bal üretimi yapılmaktadır.
SANAYİ
İl sanayisi tarım ve hayvancılığa bağlı olarak gelişmiştir. Peynir, tereyağı , tuğla, kiremit, un fabrikaları, et kombinası belli başlı sanayi kuruluşlarıdır.
BAYBURT’TA BASIN
Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.02.2005 tarihli verilerine göre ilde 5 gazete, 1 dergi yayın hayatını südürmektedir.