Türkiye-İsveç İlişkileri ve İsveç Kralı Karl XII. Gustaf'ın Ülkemizi Ziyareti

    Türkiye ile İsveç arasındaki ilişkilerin ve dostluk bağlarının 300 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır. İsveç Kralı XII. Karl'ın Rus ordusuna yenildikten sonra Osmanlı İmparatorluğu'na sığınmasıyla iki ülke arasında kurulan yakın ilişkiler, 1700'lü yıllarda doruk noktasına ulaşmıştır.

    Türk tarihinde Demirbaş Şarl olarak anılan Karl'ın Osmanlı topraklarında yaklaşık beş yıl kalarak ayrılması ve bilahare İsveç'e Osmanlı heyetleri gönderilmesiyle ilişkiler pekişmiştir.

    1800'lü yıllardan itibaren ticari ilişkilerde önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Nitekim, İsveçli şirketlerin Türkiye'de şubeler açması, İsveç'in yurtdışındaki ilk mukim temsilciliğinin İstanbul'da hizmete girmesine vesile olmuştur.

    İsveç Kralı Karl XVI. Gustaf ve eşi Kraliçe Silvia, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in davetlisi olarak ülkemize gerçekleştirdikleri ziyaret vesilesiyle 29 Mayıs 2006 tarihinde Ankara'ya gelmişlerdir. Ülkemizde 2 Haziran'a kadar konuk olarak kalan Kral ve Kraliçe, Ankara'nın yanısıra İstanbul ve Efes'i de ziyaret etmişlerdir.

    Türkiye'yi Cumhuriyet devrinde ziyaret eden ilk İsveç Kralı olan Karl XVI. Gustaf, ziyaret sırasında verdiği mesajlarda, iki ülkenin tarihten gelen ilişkilerinin AB içinde de gelişmeye devam edeceğinin altını çizmiş, ortak tarihimizin ortak geleceğimiz olacağını kaydetmiştir.

    Nitekim İsveç, Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecini net bir şekilde desteklemekte, İsveç Parlamentosu'nda temsil edilen siyasi partilerin tümünün bu konuda aynı yaklaşıma sahip oldukları görülmektedir.

    Kral Karl XVI. Gustaf'ın ziyareti, iki ülke ilişkilerinin bulunduğu noktayı bir kez daha değerlendirme imkânı vermektedir. İhracatımızda 19. ithalatımızda 24. sırada bulunan İsveç'le aramızdaki ticaret hacmi yılda 2 milyar dolara yükselmiştir. Ülkemizi ziyaret eden İsveçli turist sayısı ise geçtiğimiz yıl yüzde 40 artış kaydederek 405 bine ulaşmıştır.

    İki ülke arasındaki siyasi ilişkiler, arada herhangi bir çıkar çatışması veya somut bir sorun bulunmaması zemininde ilerlemektedir. Son yıllarda belirgin bir ivme kazanan ilişkilerimiz, AB ve NATO gibi çok taraflı platformlarda da devam etmektedir.

    İsveç'te bulunan yaklaşık 55.000 vatandaşımız, çoğunlukla Stokholm, Göteborg ve Malmö gibi metropol bölgelerinde yaşamakta, hizmet sektörü başta olmak üzere çeşitli alanlarda gösterdikleri ticari ve ekonomik faaliyetlerle İsveç ekonomisine yıllık 30 milyar İsveç kronu (yaklaşık 4 milyar dolar) civarında katkı sağlamakta ve yaklaşık 50.000 kişiye istihdam imkanı yaratmaktadırlar.

    Uluslararası piyasalarda tanınan tüm büyük İsveç şirketleri, Türkiye'de temsilcilik sahibidirler.

    Bu şirketlerden Ericsson ve Tetra Pak gibi bazıları, şirketlerimizle büyük ölçekli ortaklıklar kurarak üretime yönelik yatırımlarını sürdürmektedir.

    Ericsson, TeliaSonera ve Volvo gibi dünyanın en büyük şirketlerinden oluşan İsveç iş dünyasının önde gelen şirket yöneticilerinin önümüzdeki dönemde Türk-İsveç İş Konseyi'nin davetlisi olarak İstanbul'a gelecek olmaları, ilişkilerin zeminini güçlendirecektir.

    Türkiye İsveç'i, paylaştığı ortak değerler zemininde, uluslararası toplumun öndegelen saygın mensuplarından biri olarak değerlendirmektedir.

    Son üç yıl içinde İsveç'ten Türkiye'ye ilk Parlamento Başkanı ve ilk Başbakan ziyaretleri gerçekleşmiş olup, bu ziyaret trafiğinin Kral Karl XVI. Gustaf'ın ziyaretiyle taçlandırılması, ilişkilerin daha da ileriye götürülmesi bakımından önem taşımaktadır.