CICA VE İDBK Zirveleri

    Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül 17 Haziran'da Almatı'da düzenlenen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) Zirvesi'ne ve 19-21 Haziran tarihlerinde Bakü'de gerçekleştirilen İslam Konferansı Örgütü 33. Dışişleri Bakanları Konferansı'na (İDBK) katılmıştır. Her iki forumun kurucu üyeleri arasında yer alan Türkiye'nin, birçok bölgesel platformda öncü rol alması, bölgesel istikrar, güvenlik, barış ve kalkınma için etkin işbirliğine atfettiği önemin somut göstergesini oluşturmaktadır.

    Çin ve Hindistan gibi küresel ekonominin dinamik ülkelerinin yer aldığı Asya, petrol ve doğalgaz başta olmak üzere hammadde açısından da önemli bir potansiyele sahiptir. Köklü medeniyetlerin beşiği ve zengin kültürel bir mirasa sahip olan Asya kıtasının da bir parçası olan Türkiye, Orta Asya ülkeleri başta olmak üzere, bölgedeki ülkelerle yoğun ilişkileri sonucu, Asya'daki gelişmeleri yakından takip etmektedir.

    Kıtada çözüm bekleyen çeşitli sorunlar bulunmakla birlikte, Türkiye bölgesel sorunların varlığının işbirliği önünde bir engel oluşturmaması gerektiğine inanmaktadır. Aynı zamanda, derinleştirilecek işbirliğinin bölgesel sorunların çözümüne de olumlu katkı sağlayacağı görüşünü savunmaktadır. Bu çerçevede Kazakistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen CICA Zirvesi, üye ülkeler arasında işbirliğinin geliştirilebilmesine imkân sağlayacak güven arttırıcı önlemlerin üst düzeyde ele alınması bakımından önemli bir fırsat sunmuştur.

    CICA'nın kurumsal açıdan geliştiği, üyelik açısından ise genişlediği bir dönemde düzenlenen Zirve'de önümüzdeki dört yıl içerisinde izlenecek hedefler belirlenmiştir. Ayrıca Almatı'da kurulacak bir Daimi Sekretarya ve başına seçilen Kazak bir Genel Sekreter ile CICA'nın kurumsal yapılanmasının güçlendirilmesi yönünde somut adımlar atılmıştır. Böylece, CICA'nın Asya'da işbirliği, güvenlik ve istikrarın tesisindeki rolünün zemini güçlenmiş olup, Türkiye de esasen CICA'nın bu bağlamda önemli bir katma değer sağladığına inanmaktadır.

    Diğer yandan, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Türkiye'nin İslam dünyasıyla ilişkileri, zengin ortak tarih zemininde siyasi, ekonomik ve kültürel alanları kapsamaktadır. Bu bağlamda BM'den sonra en geniş uluslararası örgüt olan İKÖ ile ilişkilerimiz dış politikamızda önemli bir konuma sahiptir.

    33. İDBK Bakü Toplantısı'nda ağırlıklı olarak İKÖ'nün reformu ile İKÖ coğrafyasını ilgilendiren bölgesel ve uluslararası konular ele alınmış, Orta Doğu sorununa ilişkin ortak bir açıklama yapılarak Filistin'deki olası bir iç savaşın önlenmesinin önemi vurgulanarak taraflara bu yönde çağrıda bulunulmuştur.

    Toplantıda ayrıca, Örgüt'ün yeniden yapılandırılması amacıyla atılması öngörülen adımlar da gündeme gelmiştir. Türkiye, çağdaş ve etkin bir yapıya kavuşmasını arzu ettiği İKÖ'nün üyelerinin ve uluslararası toplumun beklentilerine cevap verebilecek bir yapıya dönüştürülmesine yönelik reform çabalarına aktif destek vermektedir. Bu çerçevede Örgüt tarihinde ilk kez seçim yoluyla Genel Sekreterlik görevine getirilen Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun bu yöndeki çalışmalarına da katkı sağlanmaktadır.

    Bakü Toplantısı vesilesiyle Dışişleri Bakanı Gül çeşitli ikili temaslar gerçekleştirme imkânı bulmuştur.

    Çatışmalardan uzak, barış içinde daha müreffeh bir dünyada yaşama arzusu toplumların ortak temel isteğidir. Karşılıklı bağımlılığın arttığı günümüz dünyasında gelişen ilişkiler, esasen bu amacı daha kolay ulaşılabilir kılmaktadır. Bu bağlamda CICA ve İKÖ gibi platformlar, tüm tarafların ortak çıkarlarına hizmet edecek işbirliği zemininin güçlendirilmesine önemli katkıda bulunmaktadır. Türkiye, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da her platformda etkin rol üstlenerek üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye ve çevresinde bir istikrar, güvenlik, barış ve kalkınma kuşağı oluşturmaya yönelik çabalarını sürdürecektir.