Türkiye ve Rusya'nın ilişkileri ortak tarih ve coğrafyadan kaynaklanan köklü bir geçmişe dayanmaktadır. Türkiye, Rusya Federasyonu'nu önemli bir küresel aktör ve bölgesel güç olmasının yanında, ikili ilişkilerini her alanda geliştirmek istediği bir komşu olarak görmektedir.
Rusya Federasyonu ile son dönemde ivme ve süreklilik kazanan üst düzey siyasi diyalog gerekli mesajların karşılıklı olarak zamanında ve doğru verilmesini sağlamak suretiyle yapıcı bir rol oynamakta ve ilişkilerin muhtelif alanlarında ileri ve olumlu somut adımların atılmasına yardımcı olmaktadır.
Bu çerçevede sürdürülen üst düzeyli temaslar meyanında, Cumhurbaşkanımız, 28-30 Haziran 2006 tarihlerinde Rusya Federasyonu'nu ziyaret ederek anılan ülkeye resmi ziyarette bulunan ilk Türk Cumhurbaşkanı olmuştur. Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül bu ziyaret sırasında Cumhurbaşkanımıza refakat etmiştir. Cumhurbaşkanımız, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya Federasyonu Parlamentosu'nun alt kanadı olan Duma'nın Başkanı Boris Grizlov ile görüşmüştür.
Cumhurbaşkanımız ve Başkan Putin görüşmelerde ikili ve bölgesel konuları, ekonomik ve ticari ilişkileri ve enerji alanındaki işbirliğini ele almışlardır. Görüşme sonrasında yapılan ortak basın açıklamasında Rusya ile karşılıklı yarar ve güvene dayalı, çok boyutlu ortaklık ilişkilerini geliştirmenin, Türk dış politikasının öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu belirten Sayın Cumhurbaşkanımız, ekonomi ve ticaret alanındaki işbirliğimizin, özellikle 1990'lı yıllarda Rusya Federasyonu ile ilişkilerimizin itici gücünü oluşturduğunu belirtmiştir. Cumhurbaşkanımız, son dönemde yoğunluk kazanan karşılıklı üst düzey ziyaretlerin ve düzenli olarak sürdürülen danışmaların, iki ülke arasındaki siyasal diyalogu daha da derinleştirdiğini, bu diyalogun, karşılıklı güven ve dayanışmanın güçlendirilmesine katkıda bulunacağını vurgulamıştır. 2005 yılında ikili ticaretimizin 15 milyar Dolar olarak belirlenen ortak hedefe ulaştığının altını çizen Cumhurbaşkanımız, Türk işadamlarının Rusya'daki yatırımlarının 3 milyar doları, Türk müteahhitlerin üstlendikleri işlerin toplam değerinin 17 milyar Doları aştığını ifade etmiştir. Görüşmelerde ele alınan ikili ve bölgesel konularda iki ülkenin yaklaşımı genellikle birbirine yakın olup, uluslararası barış, istikrar ve işbirliğinin güçlendirilmesi yönündeki görüşlerimiz örtüşmektedir. Küresel düzeyde de çok taraflı platformlar çerçevesinde işbirliğini geliştirme isteği paylaşılmaktadır. Bu bağlamda, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü'nün, tüm bölgenin refahına katkıda bulunacak somut tasarılarla geliştirilmesi ve etkinliğinin artırılması için ortak çaba gösterilmesi yönünde her iki ülkenin de kararlı olmaları önem taşımaktadır. Öte yandan, Karadeniz'in güvenliği konusundaki işbirliği mekanizmaları çerçevesinde BLACKSEAFOR'un (Karadeniz Deniz Görev Gücü) daha da geliştirilmesi için ortak çabalar sürdürülmektedir.
Ayrıca, Rusya'nın Karadeniz Uyum Harekatı'na katılımının, kıyıdaş ülkelerin Karadeniz'de güvenliğin pekiştirilmesi yönündeki gayretlerimiz bağlamında olumlu bir adım oluşturacağına şüphe yoktur. Rusya ile enerji alanında işbirliği, ilişkilerimizin bir diğer boyutu olup, "Mavi Akım" doğalgaz boru hattı sayesinde bu alandaki işbirliği stratejik bir düzeye çıkmıştır. Buna paralel olarak Samsun-Ceyhan petrol boru hattı projesinin gerçekleştirilmesi için Rusya ile işbirliğine özel önem verilmektedir.
Kültürel alanda da işbirliği önem taşımakta olup, 2007 yılında Türkiye'de "Rus Kültür Yılı", 2008 yılında da Rusya'da "Türk Kültür Yılı" düzenlenmesi kararlaştırılmıştır.
Cumhurbaşkanımızın özel bir anlam taşıyan Rusya Federasyonu ziyareti, ülkemizin geniş bir coğrafyada izlediği çok yönlü dış politika faaliyetleri çerçevesinde müstesna bir katkı niteliğini taşımaktadır.