Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün ABD'yi Ziyareti ve Stratejik Vizyon Belgesi

    Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül 4-7 Temmuz 2006 tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri'ne resmi bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Bakanımız ziyareti sırasında ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, ABD Başkanı'nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Hadley, ABD Senatosu Dışilişkiler Komitesi Başkanı Lugar ve Türkiye-ABD Dostluk Grubu Eş-Başkanı Wexler ile görüşmüş, Türk-Amerikan Konseyi'nde temaslarda bulunmuş ve önemli bir düşünce kuruluşu olan The Brookings Institute'te bir konuşma yapmıştır.

    Bakanımız ve ABD Dışişleri Bakanı Rice ziyaret çerçevesinde ayrıca, kamuoyunda Stratejik Vizyon Belgesi olarak da bilinen "Türk-Amerikan Stratejik Ortaklığını İleri Götürmek için Ortak Vizyon ve Yapılandırılmış Diyalog" adlı belgeyi kabul etmişlerdir.

    İkili, bölgesel ve uluslararası konularda ortak bir gündeme ve vizyona sahip olan ve geniş bir yelpazede stratejik düzeyde işbirliği yapan Türkiye ile ABD arasında, ilişkilerin bu olumlu dokusunu geleceğe de taşıyacak bir çerçeve belge oluşturulması ABD Dışişleri Bakanı Rice'ın 25 Nisan 2006 tarihinde ülkemize yaptığı ziyaret sırasında kararlaştırılmıştı. Bu kararı takiben taraflar arasında yapılan temaslar neticesinde ortaya çıkan belge, ABD ile ikili, bölgesel ve uluslararası gündemde yer alan çeşitli konuların bir çerçeve kapsamında karşılıklı olarak çeşitli düzeylerde ele alınmalarına olanak sağlayacak istişareler yapılmasını öngörmektedir.

    İki ülke ilişkilerine sağlam ve sistematik bir yapısal çerçeve kazandırması öngörülen belge iki temel bölümden oluşmaktadır.

    "Ortak Vizyon" adlı ilk bölümde iki ülkenin çeşitli konularda sahip oldukları müşterek bakış açısı ortaya konulmaktadır. Belgede, bu bağlamda Ortadoğu bölgesinde barış ve istikrarın demokrasi yoluyla yaygınlaştırılması; Arap-İsrail ihtilafının çözümüne yönelik çabalara katkı sağlanması; Irak'ın istikrara kavuşması; İran'ın nükleer programına ilişkin demokratik çabaların desteklenmesi; Karadeniz bölgesi, Kafkaslar, Orta Asya ve Afganistan'da istikrar, demokrasi ve refaha katkıda bulunulması; Kıbrıs sorununun Birleşmiş Milletler gözetiminde her iki tarafça da kabul edilebilecek, adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözüme kavuşturulması ve Kıbrıs Türkleri üzerindeki izolasyonun kaldırılması öngörülmüştür. Diğer taraftan, belgenin ortak vizyon bölümünde enerji güvenliği, transatlantik ilişkiler ve NATO, PKK ve terörizmle mücadele, KİS yayılmasının önlenmesi; insan, uyuşturucu ve silah kaçakçılığının engellenmesi; dinler ve kültürler arasında anlayış, saygı ve hoşgörünün arttırılması, krizlerin çözümünde çok-taraflı etkin çabaların teşvik edilmesi; ikili ekonomik ve ticari ilişkiler ile savunma, askeri ve teknolojik işbirliğinin geliştirilmesi gibi alanlara da yer verilmekte, ayrıca ABD'nin Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine sağladığı destek teyit edilmektedir.

    "Yapılandırılmış Diyalog" adlı ikinci bölümde ise yukarıda belirtilen alanlarda geliştirilecek yapısal diyalogun hangi mekanizmalar çerçevesinde yürütüleceği üzerinde durulmaktadır. Sözkonusu mekanizmalar uzmanlar arasında görüşmeler, siyaset planlama yetkilileri arasında danışmalar, üst düzeyli istişareler ve sivil toplum ve iş dünyası dahil toplumun çeşitli kesimleri arasında geniş tabanlı bir diyalogu içermekte, ayrıca iki ülke Dışişleri Bakanları arasında düzenli temasların sürdürülmesini öngörmektedir.

    Sözkonusu belgenin kabulü ile iki dost ve müttefik ülkenin ortak ilgi alanlarına ilişkin olarak çeşitli düzeylerde çok daha yakın ve yoğun istişare ve işbirliği yapmaları mümkün hale gelmiş olacak ve iki ülke arasındaki stratejik işbirliğinin yapısal bir çerçevede ileri götürülmesi sağlanacaktır.

    Öte yandan, Vaşington'daki görüşmeleri sonrasında iki ülke Dışişleri Bakanlarının yaptığı açıklamalarda da belirtildiği üzere bir eylem planı niteliği taşımayan belge bahsi geçen çeşitli konulara ilişkin ayrıntılar içermemektedir. Bu doküman iki ülke arasında geniş ve olumlu bir gündem belirlemekte, bu konular üzerinde çeşitli düzeylerde yoğun bir diyalog başlatılmasını öngörmekte ve ilişkilerin bölgesel ve küresel istikrara katkı yapma potansiyelini ortaya koyarak stratejik işbirliğinin temel yönünü teyit etmektedir.

    Türk-Amerikan ilişkilerinin özünde yer alan stratejik işbirliğini daha da ileriye götürmek amacıyla ortaya konan bu belgenin önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki ortak vizyonun daha etkin bir şekilde uygulamaya yansıması ve böylece dünya barışına katkı sağlaması ümit edilmektedir.