Türkiye’nin ilk efemera müzesi Kuşadası’nda kurulacak

    Kuşadası’nda yaşayan koleksiyoner Hüseyin Keleş’in günlük yaşama ait ıvır zıvır olarak nitelendirebilecek küçük ve geçici belgeleri toplama anlamına gelen efemera tutkusu, Türkiye’ye ilk efemera müzesini kazandıracak. Efemera koleksiyonunda 1700’lü yıllardan başlayarak gazeteler, tapular, noter ve banka evrakı, diploma ve karne gibi belirli konulardaki 10 bin belge ile yine 10 bine yakın tematik pul yer alan Hüseyin Keleş, efemera tutkusunu müzeciliğe dönüştürmeyi hedefliyor.

    Günlük yaşama ait her türlü belgeyi belirli konular altında biriktirerek bugün Türkiye’nin günlük yaşamına da ışık tutabilecek nitelikte zengin bir koleksiyona sahip olduğunu anlatan Keleş, “Koleksiyonumda yaklaşık 10 bin tematik pulun yanı sıra 1700’lü yıllardan başlayarak gazeteler, tapular, noter ve banka evrakı, diploma ve karne gibi ana konu başlıklarında yaklaşık 10 bin efemera belge bulunuyor.

    Efemera geçmiş günlük yaşamı sonsuza taşıyan çok zevkli bir uğraş.

    Bize bir gün öncesi de dahil geçmişi anlatan, baktığınızda derin bir iç çektiren her türlü kağıt parçası efemeradır.

    Bu belgeleri toplayan, koleksiyonunu yapana da efemerist deniyor. Eminim ki, herkes aslında gizli bir efemeristir. Çünkü herkes en azından sünnet ya da düğün davetiyelerini, aile fotoğraflarını saklıyordur.

    Efemera koleksiyonumu Kuşadası’nda Türkiye’de bir ilk olarak kuracağım efemera müzesi ile insanlara ve araştırmacılara açmayı planlıyorum. Bu yöndeki çalışmalarım devam ediyor.

    Koleksiyonumda İzmir Selçuk’taki Efes Antik Kenti yakınlarındaki Saint Jean antik kalıntılarına ait olan ve 1840 yılında İngiltere’ye götürülen Saint Jean girişi kapı üstünde yer alan Truva Savaşı’nda Aşil ve Hektor’un kavgalarını tasvir eden frizlerin fotoğraflarıda yer alıyor. Efemera tutkumu 2000 yılında aldığım Efemerist Diploması ile tescilledim” dedi.

     

    • ÇİZGİ Gazetesi, (Nazilli)

      Sayı: 1506